Yanıklar

1

Sıcaklık, kimyasal maddeler ve elektrik akımı tesiriyle vü­cutta meydana gelen doku hasarına yanık adı verilir. En sık olarak çocuğun üzerine kaynar su, çay, süt dökülmesi, kızgın ütüye ve sobaya çarpma, tuz ruhu ve çamaşır suyu gibi kimyasal maddelerle oynama, elektrik prizlerine metal çivi, örgü şişi ve tel sokulması, ateşle oynama gibi nedenlerle yanıklar oluşur. Korunmak için tehlikeli olabilecek şeyler çocuklardan uzak tutulmalı, elektrik prizleri kapaklı olmalıdır. Yanıklar, deride meydana gelen yıkımın şiddetine göre 3 sınıfa ayrılır:

Birinci derece yanıklar: Deri pembe-kırmızı renk alır. Dokununca ağrılıdır. Hafif güneş yanıkları, çok sıcak olma­yan su yanıkları veya sıcak bir eşyaya kısa süreli temas bu tür yanıklara yol açar. Zamanla iz bırakmadan geçer. Gerekir­se acı giderici merhemler veya ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.

İkinci derece yanıklar: Yanan kısım iyice kızarmıştır. İçi su dolu kabarcıklar oluşur. Ağrı vardır ve dokununca ağrının şiddeti artar: Ateş ve sıcak sıvılarla haşlanma sonucu oluşur. İlk müdahale olarak yanan bölge tazyikli olmayan soğuk su altına tutulur. Ağrı hafifleyince bu işlem bırakılır. İçi sıvı dolu kabarcıkları patlatmak doğru değildir. Çünkü onları pat­latmak mikrop kapmasına yol açabilir. Tedavi için doktora gidilmelidir.

Üçüncü derece yanıklar: En ciddi yanıklardır. Deri ile be­raber deri altı dokusu hatta kas ve kemikler de zarar görebi­lir. Sinir uçları da yandığında ağrı olmayabilir. Ateş, kaynar su, sıcak buhar, elektrik çarpması, asit gibi kimyasal madde­ler bu tarz yanığa sebep olabilir. İlk müdahale olarak hastanın elbiseleri üzerinden çıkarılır. Çıkarma esnasında vücudu zedelememek için elbiseleri ma­kasla keserek çıkarmayı tercih etmelidir. Vücut tazyikli olma­yan soğuk su ile yıkanır. Özellikle yakıcı kimyasal maddelerle olan yanıklarda yakıcı madde suyla yıkanarak iyice vücut­tan uzaklaştırılmalıdır. Sonra, hasta, soğuk suyla ıslatılmış temiz bir çarşafa sarılarak en yakın sağlık kuruluşuna götü­rülür.

DİKKAT: Elbiseleri tutuşan bir kişi koşmamalıdır. Varsa yanan bölgeye bolca su dökülür. Suya ulaşmak zaman alacak­sa yanan kısmın havayla temasını keserek sönmesini sağla­mak için üzerine kilim ve battaniye gibi şeyler örtülür.

Yanık olaylarında hasta mutlaka bir doktora gösterilmeli­dir. Çünkü olayın arkasından sıvı kaybına bağlı şok, mikrop kapma, tetanos gibi ciddi olaylar gelişebilir.

Yanıklar üzerine salça, diş macunu, yoğurt gibi yarayı ku­rutacak veya mikrop kapmasına yol açabilecek maddelerin sürülmesi doğru değildir.

Sıcak gazların teneffüs edilmesiyle oluşan yanıklar:

Yandığı zaman hızla buharlaşarak çevreye yayılan gazlar, so­lunum sisteminde ciddi yanıklar oluşturabilmektedir. Yanma olayı kapalı bir mekanda gerçekleşmişse, hastanın burun kıl­larında hafif de olsa yanma, boğazda kızarıklık, öksürük, ses kısıklığı, nefes darlığı, içinde kurum bulunan balgamlı öksü­rük gibi durumlar sıcak gazların teneffüsü sonucu oluşan ya­nığın habercisidir. Burada asıl tahribat solunum sistemindedir.

DİKKAT: Yanmış gazları teneffüs eden hastalarda gırtlak ve akciğerlerde şişme, nefes darlığı, boğulma gibi hayati durumlar gerçekleşebilir. Bu hastalar, mutlaka 2-3 gün süreyle has­tanede kontrol altında tutulmalı, gerekli tüm müdahaleler ya­pılmalıdır.

Güneş yanıkları: Açık tenli çocuklarda daha sık görülür. Birinci derece yanık veya sonradan su toplanmasıyla ikinci derece yanık görülür.

Çocukları güneş yanığından korumak için gölgede, kuşluk veya ikindi vakitlerinde güneşe çıkarmak gerekir. İlk gün gü­neşte kalma süresi 20 dakika kadar olmalı, sonra her gün 5 dakika artırarak vücut alıştırılmalıdır.

Gerekirse, denize girme saatleri dışında, başını örtecek ge­niş bir şapka, üzerine bir atlet ve ince bir pantolon giydirerek güneşin zararlı etkilerinden korumak mümkündür.

Tedavide ağrı kesici ilaçlar içirilebilir, yara yüzeyine ağrı kesici ve yaranın iyileşmesini hızlandırıcı merhemler sürüle­bilir.

Eklemek İstedikleriniz