Vitamin Eksikliği

0

Vitamin ilaçlan, halk arasında, doktora danışmadan çoğu zaman gereksiz yere tüketilen ilaçlar arasındadır. Pek çok an­ne baba çocuğunun iştahsız, halsiz ve soluk benizli olduğu­nu düşünerek reçetesiz vitamin ilacı verir. Yine çoğu aileler­de antibiyotik kullanılırken bunların yan etkilerini azalttığı inancıyla vitamin ilacı alındığını görüyoruz. Bu durum hem aile bütçesine hem yurt ekonomisine gereksiz bir yük getir­mektedir. Çünkü, normal beslenme sırasında aldığımız besin­lerde bütün vitamin ihtiyacımız karşılanmaktadır.

İlk 12-18 aylar içinde süt çocuklarına, doktorun uygun görmesi hâlinde, D vitamini takviyesi gerekebilir. Onun dışın­da doktor tavsiyesi olmadan çocuklara vitamin ilacı verilmesi doğru değildir. Zaten suda eriyen vitaminlerin ihtiyaçtan faz­lası idrar yoluyla vücuttan atılmaktadır. Ancak yağda eriyen vitaminler idrar yoluyla arılamadığı için vücutta depolanmak­ta bu nedenle fazla alınması durumunda zehirlenme belirtile­ri ortaya çıkmaktadır.

Her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi, vitaminin ve her tür­lü ilacın fazlası da zararlıdır. Doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanma alışkanlığını terk etmek gerekmektedir. Günlük klinik çalışmalarımız esnasında raşitizm adını ver­diğimiz D vitamini eksikliği dışında vitamin eksikliklerine (protein ve enerji alımı noksanlığı sonucu büyüme ve gelişme geriliği gösteren çocuklar hariç) hemen hiç rastlamıyoruz. Bu nedenle raşitizm dışındaki vitamin eksikliklerinden sadece genel bilgi vermek amacıyla kısaca bahsedeceğiz.

D vitamini eksikliği (Raşitizm): İlk 5 ay ile 2 yaş arasın­daki çocuklarda görülen ve D vitamini eksikliği sonucu orta­ya çıkan bir hastalıktır. Halk arasında kemik zayıflığı olarak bilinir. Raşitizmin en sık rastlanan sebebi yetersiz D vitamini alınmasıdır. Ancak, besinlerle yeterli miktarda alındığı halde, bazı böbrek ve karaciğer hastalarında D vitamini vücuda gir­dikten sonra karaciğer ve böbreklerde işlem görmeden geçti­ği için raşitizm görülebilmektedir. D vitamininin aktif hale gelmesinde güneş ışınları önemli bir rol oynar. Bu nedenle bebeklerin yeterli güneş görmesi sağlanmalıdır.

Belirtileri:

  • Çocukta huzursuzluk ve sebepsiz ağlamalar
  • Ense ve başın arka kısmında aşırı terleme
  • El bileklerinin şiş olması.
  • Gövdenin ön kısmında, kaburgalarla göğüs kemiğinin birleşme yerlerine yakın kaburgalar üzerinde tespih tanesine benzer şişmeler olması
  • Göğüste şekil bozuklukları
  • Kafa kemiklerinin yumuşak olması, çocuğun yattığı ta­rafta kafa kemiklerinin yuvarlaklığını kaybedip düzleşmesi
  • Bıngıldağın büyük olması, 18 ay sonra hâlâ açık kalma
  • Bebeğin oturma ve yürümesinde gecikme
  • Diş çıkarmada gecikme.
  • Tedavide gecikilen durumlarda çocuk ayakta gezinmeye başlayınca gövdenin ağırlığı ile bacakların eğrilmesi sonucu bacaklarda karşıdan bakılınca O veya X harfine benzer eğri­liğin ortaya çıkması.
  • Omurgada eğriliklerin olması.

Tedavi ve korunma:

  • Tedavi için doktora giderek verdiği ilaçları kullanmak gerekir.
  • Raşitizmden korunmak için doğumdan sonra bebeğe 3-4 haftalık olduktan sonra günde 400 ünite D vitamini veril­meye başlanmalıdır. Bu uygulama en az 1 yıl (çocuk 1 yaşı­na girdiğinde mevsim kış ise 1,5 yıl) devam etmelidir.
  • Çocuk dengeli beslenmelidir.
  • Çocukların yeteri kadar güneş görmesi sağlanmalıdır. Bebeklik döneminde yüz bölgesinin haftada 1 gün 2 saat sü­re ile güneşlenmesi, yada vücudun haftada 1 gün yarım saat güneşlenmesi bebeğin 1 haftalık D vitamini ihtiyacını karşı­lar.

D vitamini fazlalığı: Aşırı miktarda D vitamini alınması ile D vitamini fazlalığına bağlı şikayetler oluşur. 1 ay süreyle günde 40.000 ünite D vitamini alınması zararlı etkilerin orta­ya çıkmasına yol açar. Bazı aileler çocuğun kemikleri kuvvet­lensin diye D vitamini iğneleri uygulamakta, bu da D vitami­ni fazlalığına yol açabilmektedir. Bu durumda hastada kuv­vetsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk, kabızlık, çok su içme, çok idrara çıkma, göz bozuklukları gibi belirtiler görülür.

D vitamini fazlalığı yüzünden vücutta aşırı miktarda yük­selen kalsiyum böbrek, beyin, kalp, akciğer gibi organlara oturarak hastalık yapmakta ve böbrek taşlarına yol açmakta­dır. Bu nedenle doktordan habersiz aşırı dozda D vitamini ve­rilmesi sakıncalıdır.

K vitamini eksikliği: K vitamini genellikle bağırsakları­mızda bulunan bakteriler tarafından üretilir. Bu bakterilerin henüz bağırsaklara yerleşemediği dönem olan doğumun ilk haftası içinde K vitamini eksikliğine bağlı kanamalar olabilir. Ayrıca bağırsaktan emilmeyen antibiyotiklerin uzun süre kullanılması durumunda, ya da yağ emilmesinin bozulduğu safra yolları, karaciğer ve barsak hastalıklarında K vitamini eksikliği görülebilir.

K vitamininin eksikliğinde vücudumuzda kanın pıhtılaş­ması için gerekli maddeler, üretilemez ve kanamalar görülür. Bu kanamalar deri, diş etleri, mide, barsak, böbrek ve beyin gibi organlarda olabilir.

Tedavide öncelikle iğne şeklinde K vitamini verilerek ka­namanın durdurulması, sonra hastalığın sebebinin bulunarak ortadan kaldırılması amaçlanır.K vitamini eksikliği kadar fazlalığı da hastalık yapabilir. K vitamini fazlalığı, kanda alyuvarların parçalanmasına yol açabilir. Yeni doğanlarda sarılığa neden olabilir.

A vitamini eksikliği: Gıdalarda yeterli A vitamini olma­ması ya da karaciğer, barsak ve safra yollarındaki bir hasta­lık nedeniyle yağ emiliminin bozulmasıyla birlikte A vitamini emiliminin bozulması sonucu vitamin eksikliği oluşur.

Belirtileri:

  • Gece körlüğü
  • Gözde kuruluğun ve şeffaflığın kaybolması
  • Deride pullanma ve kuruluk
  • Zeka geriliği ve durgunluk hâli gibi belirtiler ortaya çı­kar.

Süt ürünleri, yumurta, karaciğer, balık, mısır ve havuç A vitamini yönünden zengin besinlerdir.

DİKKAT: Aşırı miktarda A vitamini alınması durumunda ka­fa içinde basınç artması, saç ve deri bozuklukları gibi belirti­ler ortaya çıkar. A vitamininin öncü maddesi olan karoten ih­tiva eden havuç, portakal kayısı, kavun, şeftali, patates gibi yiyeceklerin fazla tüketilmesi durumunda özellikle avuç içle­ri ve ayak tabanında daha belirgin olarak deride sarı-turuncu bir görünüm ortaya çıkar.

Bu durum sarılıktan farklıdır ve bahsedilen gıdaların yenil­mesi azaltılınca düzelir.

E Vitamini: Bitkisel yağlarda, tahıllarda, süt ürünleri ve yumurtada bulunur. Eksikliğinde kansızlık, kaslarda güçsüzlük ve sinirsel rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Fazlalığında ka­nın pıhtılaşma süresi uzayabilir. Tansiyon yüksekliği ve ben­zeri şikayetler oluşabilir.

C Vitamini eksikliği: Her yaşta görülebilmekle beraber, en sık olarak, sadece inek sütüyle beslenen 6-12 ay arasın­daki çocuklarda görülür.

Belirtileri:

  • İştahsızlık, huzursuzluk, yüzde solukluk
  • En fazla bacaklarda olmak üzere, özellikle hareketle ve dokunmayla vücutta ağrı hissedilir. Çocuk daha kendisine dokunulacağını hissedince ağlamaya başlar.
  • Diş etlerinde şişme ve kanama
  • Bacaklarda ödem, bacak kemikleri zarları altında kana­ma
  • Kaburgaların göğüs kemiğine yakın yerlerinde şişlikler
  • Yara iyileşmelerinde gecikme
  • Deride, mide ve bağırsak sisteminde, idrar yolları ve si­nir sisteminde kanamalar
  • Tedavi için doktora gitmek gerekir. Korunmak için denge­li beslenme ve C vitamininin bolca bulunduğu taze meyve ve sebzelerin yenilmesi yeterlidir.

B Vitamini Eksiklikleri: B vitamini tek bir vitamin olma­yıp B grubu vitaminleri adını verdiğimiz bir grup vitamindir. Örneğin B1, B2, B6, B12, Niasin vb. gibi.

Tahıllarda, ette, karaciğerde, yumurtada, baklagillerde, yeşil sebze ve meyvelerde bolca bulunurlar.

Eksikliklerinde (eksik olan vitaminin cinsine göre) ciltte kuruluk, ağız içinde ve etrafında yanma, dudak kenarlarında yaralar, kansızlık, kas zayıflığı, beriberi, kalp yetersizliği gi­bi belirtilere rastlanılır.