Tansiyon ve Hamilelik

1
gebelikte_tansiyon

Hipertansiyon veya yüksek tansiyon, hamileliği etkileyen en ciddi sorunlardan biridir.

Hipertansiyonu olan hamile kadınlardan çok azında bu durum, hamile kalmadan önce de mevcuttur, kronik olan bu tansiyon için zaten ilaç kullanmaktadırlar. Bu, böbreklerdeki hastalık sonucu ortaya çıkar. Bu tip kadınlarda, durum hamilelikle ilgili değildir. Fakat hamilelikte çok iyi takip edilmelidir, çünkü hipertansiyon, hamilelikte preeklampsi olasılığını güçlendirebilir. Preeklampsi olan kadınlarda, buna neden olan sebep tam olarak bilinmez.

Önceden hipertansiyonu olmayan ve ilk 20 haftadan sonra görülen tansiyon yüksekliği, “gebeliğin neden olduğu hipertansiyon” (PIH: pregnancy induced hypertension) ‘u gösterir. Bu durumda, preeklamp­si gelişebilir, hafif düzeyde kalabilir veya ağır seyredebilir. Eğer durum ağır ise, bebeğin kaybına bile neden olabilir. Daha da önemlisi, hem annenin hem de bebeğin hayatı tehlikededir. Kadının hamileliği süresince, preeklampsi tedavi edilemez. Tüm alınan önlemler, durumu kontrol altına alabilmek içindir. Eğer kontrol altında tutulabilirse, hamilelik “doğum dönemine” kadar ilerleyebilir ve hatta normal doğum bile yapılabilir. Yazının bu bölümünde preeklampsi ve hamilelikte diğer hipertensif koşullar detaylıca anlatılmıştır.

Hamilelikte tansiyon ne olur?

Normalde, tansiyon hamilelik süresince biraz düşer. Sonra hamile­lik ilerledikçe, hafifçe yükselir. Bu, genel hamile kadınların duru­mudur.

Tansiyon tehlikeli bir dereceye kadar düşebilir mi?

Bu çok nadir bir durumdur. Nadiren, kadınlar hamilelikte baygınlık hissedebilir.

Yukarıda bahsedilenlerden birini yaşayan kadın ne yap­malıdır?

Tansiyon düşüklüğü geçicidir, çok büyük bir sorun yaratmaz.

Peki ya yüksek tansiyona (hipertansiyon) ne demeli?

Bu, bir sorundur.

Hamilelikte kaç çeşit hipertansiyon görülür?

İki ana grup vardır. Bunlar:

  • Önceden var olan hipertansiyon
  • Hamileliğin neden olduğu hipertansiyon

Önceden var olan hipertansiyona “kronik hipertansiyon” da denebilir.

Hamileliğin neden olduğu hipertansiyon ise; daha çok preeklampsi olabilir.

Hiperansiyon ve Preeklampsi

Kronik tansiyona ne neden olur?

Kronik tansiyon gençken çok nadiren görülür, daha çok kırklı yaşlarda ortaya çıkar. Genelde nedeni bilinmez. Bilinmeyenler çoğun­luktadır, kalan diğer kısmı ise, böbrek hastalığı veya diyabetten kay­naklanır. Aşırı kilolu olma da buna sebeptir.

Preeklanıpsiye ne neden olur?

Daha önce de belirttiğimiz gibi, preeklampsi, tamamen bir hamile­lik durumudur. Başka şekilde ortaya çıkmaz.

Hamilelikten önce var olan hipertansiyonu olan kişiler, daha çok preeklampsi riski taşırlar.

Hipertansiyon ve preeklamsi arasındaki fark nedir?

Biri diğerinin bir parçasıdır.

Hipertansiyon; tansiyonun normalin üstünde olmasıdır. Preeklampsi ise; hem hipertansiyon hem de idrarda protein kaybı olma durumudur. Bazen ödem oluşur.

Kronik hipertansiyon, hamilelikte bir risk faktörü müdür?

Evet, fakat preeklampsi kadar değildir.

Her şeyden önce, hipertansiyonu olan anne adayının rahim ve plasentasında anormal kan damarlarının gelişimi oluşur. Bu da fetusun, rahim içinde az besin ve oksijen alabilmesine ve buna bağlı olarak kısıtlı gelişimine neden olur. Ama hipertansiyon iyice kontrol edilirse, bu durum az görülür.

İkincisi; kronik hipertansiyon preeklampsiye dönüşebilir. Bu da, prematüre doğuma neden olabilir.

Üçüncüsü; hipertansiyon, plasentanın ayrılmasıyla ilgili olabilir, bu erken ayrılma bebek ve anne için kötü sonuçlar yaratabilir.

Kronik hipertansiyonu olan bir kadın, hamilelikte de tansiyon düşürücü ilaç almaya devam etmeli midir?

Genelde, evet. Hamile kalmaya çalışırken, doktoruyla konuşmalı ve doktor ona tavsiyede bulunmalıdır.

İlaca devam etmek isteğe bağlıdır, çünkü bunlardan bazılarının fetusa yan etkisi vardır. Böyle bir durum varsa, ilaç daha güvenli olan bir taneyle değiştirilmelidir. Bu, muhakkak hamile kalmadan önce yapılmalıdır. Hamileliğin 10-12 haftaları gibi ilacın değiştirilmesi yararsızdır.

Preeklampsisi olduğunu öğrenen bir anne adayı ne yapmalıdır?

Preeklampsi için en etkili tedavi şekli; doğumdur.

Doktorlar başka hangi yolu denese de, amaç durumu kontrol altına almaktır, tamamen yok etmek değildir. Preeklampsinin hem fetusa, hem de anneye zarar veren etkileri vardır, doktor, bu tip problemleri önlemeye çalışır. Ayrıca doktor, durumun kötüye gitmediğinden ve böylece fetusun doğal gelişimi sağlanabildiğinden ve fetusla annenin risk altında olmadığından emin olmaya çalışır.

Peki bu anneler ne yapmalıdır?

Düzenli olarak dinlenmeleri tavsiye edilir. Çünkü preeklampsinin en önemli belirtilerinden biri; rahme, plasentaya ve fetusa kan akışının azalmasıdır. Dinlenme bu durumu biraz düzeltir.

Dinlenme, preeklampsinin ana kontrol şeklidir.

İlaç: Tansiyonu düzenlemek amacıyla, ilaç verilebilir. Amaç, bu ilaçla tansiyonun aşırı yükselmesini önlemektir, bu aşırı yükseliş felce bile neden olabilir. Bu, preeklampsiyi önlemez, yaratacağı etkileri önlemeye yarar.

Gözetim: Tansiyon yakından gözlemlenir.

Diğer parametreler nelerdir?

Preeklampsi, sadece yüksek tansiyonun beraberinde idrarda protein kaybı görüldüğünde teşhis edilebilir. Bu, böbreklerdeki hastalıktan kaynaklanır. Protein kaybını takip edebilmek için, anne sürekli idrar kontrolü yaptırmalıdır. Eğer hastanede yatarsa, detaylı gözetim uygu­lanabilir.

Hastanede kalması gerekir mi?

Olabilir. Yakından bir gözetim yapmak gerekirse, hastanede kalması önerilir. Burada belli denetimler yapılır.

  • Semptomları denetlemek.
  • Tansiyonu denetlemek
  • İdrardaki protein
  • tdrar çıkışı (İdrarda azalma olması iyi bir işaret değildir)
  • Kan testi serisi

Eğer durumu hafîfse, kadın evinde denetlenebilir. Veya hastaneye gidip gelerek olabilir. Bu ziyaretler, önce günlük, sonra haftada iki olmalı ve daha sonra durumuna göre doktor bunun sıklığına karar verir. Ne olursa olsun, dinlenme bu uygulamanın bir parçasıdır.

Anne, bacaklardaki ve kollardaki ödemden bir anlam çıkarmalı mıdır?

Pek değil. Hamile kadınların %80′inde özellikle, ayak, bilek ve parmaklarda şişme görülür. Bazılarında yüksek tansiyonla hiç ilgisi olmadan büyük ödemler oluşabilir.

Ödem, hamilelikte oluşan normal fiziksel değişikliklerden biridir.

Preeklampsi, ödeme meyili arttırır hatta yüz gibi alışılmadık bölgel­erde de bu görülür.

Mamafih, ödemin oluşumu preeklampsi olduğunu göstermez, ödemin olmaması da, durumun olmayacağı anlamına gelmez.

Sonuç olarak ne yapılır?

Amaç, anneye de zarar vermeden, sağlıklı bir bebek doğurmaktır. Tüm çabalara rağmen, durum kötüye gidiyorsa, acil doğum tek seçenektir.

Hem bebeğe hem anneye çok büyük zararlar verebilecek preeklampsiyi önlemenin tek yolu budur.

Eğer doğum döneminde değilse, sezaryen doğum yaptırılır, eğer doğum dönemine yakınsa, normal doğum tercih edilir. Annenin duru­mu sürekli denetlenir.

Doğum tarzına, çeşitli faktörlere göre karar verilir. Belirli bir kural yoktur, kişiye göre karar verilebilir.

Preeklampsinin yaratacağı sorunlar tam olarak nedir?

Gelişmekte olan fetusu etkilemesi dışında, hastalık annenin vücud­unda, çeşitli organlara zarar verebilir.

  • Fetusun büyümesi geri kalır ve buna göre çeşitli problemler olur.
  • Prematüre doğum oranı artar, hatta beraberinde ölüm de görülebilir.
  • Plasentanın erken ayrılması durumu yaşanabilir. Fetus kaybı, büyük bir orandır.
  • Annenin, akciğer, böbrek gibi hayati organlarında bozulma görülür.
  • Pıhtılaşma sorunu ile, kanda komplikasyonlar artar. Bu çok nadir olur ama olunca da, preeklampsinin en büyük problemidir.
  • Şiddetli preeklampsi sonucunda, felç olabilir.
  • Eeklampsi.

Eeklampsi nedir?

Eeklampsi, aynı bir epilepsi hastasında olduğu gibi, çırpınmalar, nöbetler, bilinç kaybı ile genelleşmiştir. Preeklampsinin son komplikasyonudur. Preeklampside yapılan tüm uygulamalar, bunun olmasını engellemek içindir.

Doğum eeklampsiyi önler mi?

Herzaman değil. Doğum, preeklampsinin sonudur. Doğumdan sonra ağır bir preeklampside yine de, 48-72 saat arası eeklampsi oluşu­mu riski vardır. Bu yüzden, bu süreçte çok hassas bir monitör bunu inceler. Eeklamptik nöbetlerin, doğumdan sonraki ilk 7 günde ortaya çıktığı rapor edilmiştir.

Bazen, tansiyonu kontrol etmek için, doğumdan sonra birkaç hafta tansiyon düşürücü ilaç kullanmak gerekir. Zira eeklampsi riski doğum­dan sonra 4 gün içinde, çabucak yokolur. Olası diğer yüksek tansiyon komplikasyonu olarak; felç gibi olabileceğinden, tansiyon kontrol altında tutulmalıdır.

Bir sonraki hamilelikte preeklampsi tekrarlar mı?

Umutlar, olmaması yönündedir. Eğer bu annenin ilk hamileliğiyse, bir sonrakinde tekrarlama ihtimali %25′tir. Eğer, 2. veya daha sonraki bir hamilelik ise bu, %50 oranında tekrarlama ihtimali olduğunu gös­terir.

Bazı çok az sayıda hastada, preeklampsi, her hamilelikte tekrarlar. Bu kadınlarda gizli hipertansiyon olduğu düşünülür.

Etki altındaki annenin, hayatı boyunca kronik hipertansiyonu olma ihtimali nedir?

İlk hamileliğinde preeklampsi yaşayan anneler için bu olasılık çok düşüktür. Ama, birkaç hamilelikte preeklampsi olan bir kadın için durum farklıdır. Kronik hipertansiyon ihtimali çok yüksektir.

Tekrarlayan preeklampsi, gizli tansiyon belirtisi olarak düşünülebilir.

Preeklampsiyi önlemek için, kişi bir şey yapabilir mi?

Hayır. Preeklampsinin gelişimini önleyecek bir uygulama yoktur.

Hamilelikte preeklampsi gelişim riskini arttıran faktörler var mıdır?

Evet Bunlar;

  • Önceden var olan hipertansiyon
  • Çoklu hamilelik
  • Kronik böbrek rahatsızlığı
  • Mol hamilelik
  • Diyabet

İyi bir diyabet kontrolünün, preeklampsi olasılığını azalttığına dair bir kanıt yoktur.

Uyuşturucu madde kullanımı ve preeklamsi hakkında ne söylenebilir?

Fazla uyuşturucu madde kullanımı, özellikle kokain, hipertansiyon­la alakalıdır ve plasenta ayrılmasına ve fetus kaybına neden olabilir. Preeklampsiyle bir ilgisi yoktur.

Diğer yandan eroinin aşırı kullanımı hamilelikte sakıncalıdır. Bunu yerine metadon kullanılması tavsiye edilir. Çünkü eroinin kesilmesi, tansiyon yükseltir. Kullanılması da, kullanılmaması da preeklamsi ile ilişkili değildir.

Preeklampsi, fetusta anomali veya malformasyona neden olur mu?

Hayır.

Preeklampsi yaşadıktan sonra, gebelik önleyici hap kullanımı ne kadar güvenlidir?

Çok güvenlidir. Tansiyon bir kez ayarlandıktan sonra, doğumdan birkaç hafta sonra, kullanımı güvenlidir.

Eklemek İstedikleriniz

1 Yorum

  1. Posted by fikriye, at Reply

    merhaba ben 26 haftalık bebeğimi preeklemsi nedeniyle kaybettim bebeğimde beyin kanaması başladı 4. gebeliğimdi 4 yıl öncede ikiz gebeliğim 16 haftalıkken gelişim geriliğinden intrauerin ex oldu.dr 6 ay 1 yıl gibi hamile kalma dedi.preeklemsi tekrarlar mı?