Özgürlük İsteği

Posted on 11. Oca, 2009 by admin in ÇOCUKTA PSİKOLOJİK GELİŞİM

İnsan, baskısız ve özgürce yaşamak ister. Bu özgürlük ihtiyacı ve bağımsızlık aşkı her insanda değişik oranda mutlaka vardır. Ço­ğu zaman hükmetme isteği ve mücadele isteğiyle karışık olur. Başkaları üzerinde egemenlik kurmak ve bunun için mücadele etme isteği taşımak, özgürlük isteğinin aşırılığından kaynakla­nır. Bu durum, kalıtımın, karakterin veya eğitimin etkisiyle meydana gelmiş olabilir.

Özgürlük isteği, ilkel topluluklardan çok, yirminci yüzyılın modern toplumlarında daha belirgin bir şekilde görülmekte ve çağımızda toplumsal zorunluluklar karşısında isteğe bağlı bir itaatlilik biçimine dönüşmektedir. Bununla birlikte bazı aşırıya ka­çan gruplar da sınırsız bir özgürlük mücadelesiyle öne çıkmakta­dırlar. Ancak Pestalozzi’nin de dediği gibi böyle sınırsız ve mut­lak bir özgürlük isteyenlerin özgürlükten anladıkları, “sorumsuz­luk, dolu kasalar, kumar ve çılgınca eğlence” dir.

Özgürlük isteği, insanlık anlayışı ve haklarının idrak edilme­siyle gelişme gösterir. Nitekim bu idrak etme düzeyine erişeme­yen kişilerde ve ülkelerde her zorbalığa, zulüme ve baskıya karşı tıpkı bir koyun gibi itaat edildiği görülür.

Çocukta Özgürlük İsteği

Psikologların bir kısmına göre çocuk aslında her türlü otoriteye (Autorite) karşı düşman, itaatsiz ve isyancıdır. Daha sınırlı olan bir kısmına göre de çocuk tabiatı gereği itaatli; zorunlu olduğu­nu sezinlediği kurallara bağlıdır. Ancak bu konuda kesin bir yar­gıya varmak isabetsiz olur.

Kimi çocuklar kurallara uymaya hevesli oldukları halde, an­ne babanın veya öğretmenin otoritesine karşı tahammülsüzlük mislerin Kimi çocukların da kurallara uymayışı, o kuralın bizzat öğretmen veya ebeveyn tarafından çiğnenmesinden, ihmal edil­mesinden veya unutulmasından ileri gelir.

Buna göre genel olarak çocuklar belirli ve düzenli alışkanlık­lara tabi tutulurlarsa itaatsiz ve asi olmayacaklar; kişisel özgürlük isteğini yokeden adetlere esir edilir ve kişiliklerinin belirme gü­cünden yoksun bırakılırlarsa, artık bu isteği kullanma gücünü de kaybetmiş olacaklardır.

Çocuklarını terbiye ederken düzenli ve belirli esaslar gözet­meyen ve onlardan kendilerine göre ayrı ayrı şekillerde itaat isteyen ebeveyn ve öğretmenlerin, itaatsizliklerle ve isyanlarla karşılaşmaları çok doğaldır. Ailelerde ve okullarda bu durumla­ra sıkça rastlanılır.

Özgürlük isteği ilk gençlik döneminde güçlü bir şekilde ken­dini gösterir. 12-13 yaşlarına kadar aile içi kurallara, okul disip­linine ve anne baba ve öğretmenlere hiç karşı koymayan çocuk­larda, bu yaşlardan sonra bazı karşı koymalara, hatta isyanlara rastlanması dikkat çeker.

Çocuk ergenlik dönemiyle birlikte kişiliğini kazanmaya baş­lar. Kendisine çok önem veren genç, artık başkasının emirlerine ve baskısına tahammül edemez hale gelir. Kardeşler ve aile içi geçimsizlik, ilk gençlik dönemine özgü özelliklerdendir. Aile yu­vasını küsüp terkederek uzaklara gitme girişimleri genellikle bu yaşlarda görülür. Her gencin gönlünde bir Don Kişot (Don Qu-ichotte) yaşar denebilir.

Leave a reply