Menopozda Cinsel Sorunlar ve Tedavisi

1

Cinsel sorunların tedavisi Türkiye’de 10. yüzyılda yaşamış ünlü Türk hekimi İbni Sina’ya kadar uzanır. Ortaçağ boyunca “Bahname” adı verilen, cinsellikle ilgili bilgiler veren, onlarca kitap Osmanlı İmparatorluğu süresince yayımlanmıştır.

Türk kültüründe herkese şifa veren hekimlerin sembolü olan “Lokman Hekim” sadece hastalıkların tedavisi ile değil, halk edebiyatına yansıdığı gibi, aşk ve cinsellik kavramlarının, so­runlarının çaresi olarak da karşımıza çıkar.

Biz ise menopozdaki cinsel sorunlara çare bulmak için en ye­ni görüş ve bilgileri bu kitabımızla size ulaştırmaya çalışacağız.

Menopozda veya daha genç yaşlarda çoğu cinsel sorun, siz­den, sizin yetersizliğinizden veya yalnızca sizden olan “doğal olmayan” veya “duygulardan’ değil, eşinizle aranızdaki cinsel uyumsuzluktan” kaynaklanır: Eşlerden biri bir düşünceden hoşlanırken, bu, ötekine itici gelir. Bir başka durum da her ikisi­nin de bu düşünceden hoşlanması, ama birinin bunu aykırı bul­ması ve ancak randevuevlerinde olabilecek bir şey olarak dü­şünmesidir. Yaşamda olduğu gibi, Nasrettin Hoca’nın dediği gibi eşler arasında herkes kendi açısından baktığında her zaman haklıdır. Cinsellikte de durum böyledir diyebiliriz. Her iki eşin de edilgen rolden hoşlanması ve etkin rolü almak istememesi de güçlüklere neden olabilir.

En sık karşılaşılan sorun, eşlerden birinin bir davranışı tatsız bulmasıdır ve tatsız bulunabilecek birçok davranış vardır. İşte bunlardan yalnızca birkaçı: Erkeğin üstte olmadığı herhangi bir pozisyon, her tür kendini uyarma, yani mastürbasyon da bunun içindedir. Her tür ağızla ilişki, anal yolla ilişki, çok sık cinsel iliş­ki, ışıkları söndürmeden ilişki kurmak, eşinizin cinsel organları­nı ellemeniz, yatak dışında kurulan cinsel ilişki, soyunmadan cinsel ilişki, tümüyle çıplak olarak cinsel ilişki, cinsel ilişkinin kendisi vs…


Cinsel ilişki istemek anormal olduğunuzu göstermez. Cinsel ilişkiyi reddetmeniz de anormal bir biçimde bencil olduğunuzu göstermez. Cinsel ilişki konusunda ısrarlı olmanız, belki bir öl­çüde bencil olduğunuzu gösterir. Fakat bu, kişinin elinde olan bir şey değildir. Onun vücudunun gereksinimi bu yöndedir. Öte yandan, birini sevmek, hem doğal hem de yasal olarak tü­müyle birlikte olma arzu ve içgüdüsünü içine alabilir.

Herhangi bir cinsel sorunla karşılaştığınızda yapabileceğiniz en önemli şey, eşler arasında bu sorunla ilgili olarak konuşmak­tır. Konuşabileceğiniz en uygun kişinin eşiniz olduğunu söyle­meden geçemiyorum, ama gene de eğer bu size çok zor geliyor­sa cinsel sorunlarda danışmanlık yapan bir hekime başvurun. Türkiye için benim bir tabirim var: “Komşu konsültasyonu”! Evet hele hanımlar, hemen konu komşu ile bu sorunları payla­şır. Belki kişinin rahatlaması için basit ve ücretsiz bir yöntem. Ancak komşunuz veya arkadaşınızın bir “cinsel sorunlar danış­manı” olmadığını unutmayın. Sizin aklınızı daha da karıştıraca­ğı kesin, oluşabilecek dedikodular ise olayın cabası. Sorununuz bir kez gün ışığına çıkınca ve paylaşılınca kendinizi daha iyi his­sedeceksiniz ve dahası, yararlı öğütler de alabilirsiniz. Huzur­suz etmekte devam eden bir sorun, sizi kaçınmanıza neden ola­cak denli seksten hoşnutsuz kılabilir. Sonuçta da siz ve eşiniz, cinsel eylemlerden tümüyle uzaklaşabilirsiniz ya da kırgın ve küskün bir hale gelebilirsiniz. Cinsel sorun o denli büyük bir so­run haline gelebilir ki, ilişkinin sona ermesine neden olabilir.

Cinselliği, üstünde tartışılmaz bir konu olarak yönlendirilen kadınların birçok konuda duydukları kuşkular yüzünden sancı­lanmalarına ve kaygılarını dile getirmekte zorlanmalarına şaşır­mamak gerekir. Eğer sorunlarınızı ortadan kaldırmaya niyetliy­seniz, gene de ille atmanız gereken adım budur.

İnsanların çok sıradan cinsel olaylar yüzünden suçluluk duy­gusuna kapıldığı da sık sık görülür; birçok anne-baba dinsel ve siyasal önderlerden öğrenilen, kuşkucu bir akılcılığı çocuklarına geçirir. Çocukluğumuzda çoğumuz duymuşuzdur “Cinsel ko­nular pistir, ayıptır, günahtır” lafını. Eğer toplumu gereğinden fazla önemsersek, çoğu kez salt neyin doğru neyin yanlış olduğukonusundaki kimi modası geçmiş düşünceler yüzünden, insa­noğlunun yapabileceği birçok doyurucu ve ödüllendirici dene­yimden yoksun kalırız. Sonuçta toplum değil, siz acı çekersiniz. Bu yüzden aklınızı gönlünüzün yönlendirmesine izin verin ve tutturduğunuz yaşama biçimine uyduğuna inandığınız yolu iz­leyin: hem siz hem de eşinizin hoşuna giden şeyleri yapın.

Unutulmaması gereken bir başka önemli husus, hiçbir erke­ğin iktidarsız olmadığı ve hiçbir kadının frijit olmadığıdır. Her erkek, yeterli zaman tanındığı, gerekli sabır ve yardım gösteril­diği, takdirde kamışın sertleşmesini sağlayabilir ve boşalmayı denetleyebilir. Aynı biçimde gerekli hoşgörü ve anlayış gösteri­len, kendi başına alıştırıcı egzersizler yapmaya nazikçe yönlen­dirilen kadın da, daha sonraları eşiyle birlikte yalnız cinsellikten hoşlanmakla kalmayacak, büyük bir zorlukla karşılaşmadan or­gazma bile ulaşabilecektir. Tek önkoşul eşinizi sevmeniz, cinsel­liğe değer vermenizdir. Eğer eşinizi sevmiyorsanız ya da eşiniz sizi cinsel olarak heyecanlandırmıyorsa, hiçbir şey sorununuzu çözemez ve durumu kurtaramaz. Eğer tüm sevgi ve duygu git­mişse, aranızdaki uçurumu ne cinsel danışmanlar, ne cinsel te­davi, ne denemeler, ne de egzersizler kapatamaz. Böyle durum­ları görmek her iki eş için gerçekçi olacaktır.

Cinsel Sorunların Tedavisi

Kendi başlarına çözemedikleri cinsel sorunları olan çiftler için, cinsellik danışmanlığının, cinsellik kliniklerinin ve cinsellik tedavisinin belirli bir yeri vardır ve çok başarılı olabilir. Özellik­le orgazm olamama, cinsel isteksizlik gibi işlevsel cinsel sorun bozuklukların tedavisi 1960’lı yıllardan beri yapılmaktadır. Ben de 30 yıldan fazladır cinsel sorunların tedavisini yapmaktayım. Ayrıca 40-50 yaşlarından sonra görülen dölyolu adalesinin gev­şemesine bağlı orgazm olamama sorunlarını tedavi eden ameli­yatları yapmaktayım. Bu ameliyatlar sonucu pek çok kadını tek­rar doyumlu bir cinsel yaşama kavuşturdum. Özellikle meno­poz yaşlarında bu sorunlar karşımıza çıkmaktadır. Bir cinsellik tedavisi uzmanına başvurmanız, birçok kısıtlamadan kurtulduğunuzu gösterir; ama eğer kurtulamamışsanız, atılacak ilk adım cinsellik konusunu konuşamama da içinde olmak üzere, cinsel­likle ilgili tüm önyargılardan sıyrılmaktır. Danışman olarak, eşi­nizle sorunun tüm yönlerini açıkça ve utanmadan konuşmanıza ve baskı altında bıraktığınız her tür duygu ve düşüncenin açığa çıkmasına yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Olumlu düşünmeye yönlendirileceksiniz. Gelecek haftalar­da uygulanmak üzere önünüze bir program sunulacaktır. Neler olacağı ve sizden neler beklendiği size anlatılacaktır. Bir cinsel­lik danışmanına başvurduğunuzda tedavi uzmanınızla bir an­laşma yapıyorsunuz demektir; aynı biçimde eşinizle de bir an­laşma yapıyorsunuz demektir. Tedavi uzmanının önerdiği programı, yalnız istekle değil, gönülden gelen bir istekle uygu­layabilmeyi eşinize borçlu olacaksınız.

Tedavi programı içinde, en başa dönmeye ve vücudumuzun cinsel dokunmaya ve hatta en basiti, eşinizin parmak uçlarının dokunmasına nasıl yanıt verdiğini bulmaya yüreklendirilecek­siniz. Vücudunuzu etkileyen her tür duyuyu duyma, yaşama ve hoşlanma üstünde yoğunlaşma öğretilecektir. Danışmanınız, birkaç gün ya da hafta cinsel ilişkiden uzak durmanızı ve “cin­sel kaslarınıza” belirli bir gerginlik kazandırmak amacıyla eg­zersizler yapmanızı önerebilir. Daha sonra, kendinize zevk ver­meye ve eşinizin yanma yatıp birbirinize dokunmaya, okşama­ya başlayabilirsiniz.

Daha sonraki haftalarda kendi kendinizi orgazma ulaştırma­nın ve eşinizin, cinsel organını kullanmaksızın sizi orgazma ulaştırmasının yollarını denemeniz önerilecektir. Daha sonra da aşamalı olarak cinsel ilişki sırasında orgazma ulaşma amacına varacaksınız. Daha ayrıntılı bilgi içirt, her evde bulunması gere­ken “Cinsellik El Kitabı” adlı Alfa Yayınları’ndan, Ocak 2006’da çıkmış olan kitabıma başvurabilirsiniz.

Eşinizin sorunu, dolayısıyla size yansıyan önemli bir sorun: İKTİDARSIZLIK

Menopozdaki kadının cinsel işlev ile birçok sorunu olurken eşinde de cinsel işlev sorunları görülebilir. Erkekte yaşlılıkta cinsel sorunların başında iktidarsızlık gelmektedir. Erkeğin bu önemli sorunu hakkında birkaç satırla kadınlara da bilgi verme­nin sonuçta çift için faydalı olduğunu düşünüyorum.

Erkeğin cinsel birleşmeyi gerçekleştirememesine iktidarsız­lık diyoruz. Diğer bir deyişle penisin (kamışın), kadının dölyoluna rahatça girişini sağlayan sertleşmenin, dikleşmenin olma­ma haline iktidarsızlık diyebiliriz. Orgazma ulaşamayan er­kekler de iktidarsız sayılmaktadır. İktidarsızlığın nedeni ola­rak yüzde 10-15 vakada organsal bozukluklar gözükmekte, yüzde 85-90 neden ise ruhsal olarak ortaya çıkmaktadır. Kamı­şın tam sertleşmemesi 40 yaşından genç erkeklerin yüzde 2’sinde görülmektedir. Bu oran 40-55 yaş arasında yüzde 6.7, 55-70 arasında yüzde 25 olmaktadır.

Erkeklerin korkulu rüyası olan iktidarsızlığın, elimizdeki is­tatistiklerin verilerine bakıldığında pek sık rastlanan bir olay ol­madığını görüyoruz. Cinselliğin günlük gazetelerde, dergi ve mecmualarda, film ve TV ile ülkemizin en ücra köşelerine girdi­ği ve insanların bu konuları daha rahat konuşabildiği günü­müzde, özellikle yakından izlediğimiz Batı dünyasında kadının cinsellikten beklentileri, istekleri artmış ve başarı veya başarısız­lık kaygısı dolayısıyla iktidarsızlık, o ülkelerdeki erkeklerin bü­yük sorunu haline gelmiştir. Bu, kadını doyuramama ve başarı­sızlık korkusu ülkemizde de artmaktadır. Bu nedenle iktidarsız­lık konusu önem kazanmaktadır.

Türkiye’de iktidarsızlık ve kısırlık kavramları da pek çok kimse tarafından karıştırılmaktadır. Bunu karıştırmamak gere­kir. Kısır erkeğin iktidarsız olması gerekmez. Kısır erkeklerin hemen hemen hiçbirinin iktidarsızlık şikâyeti yoktur.

Diğer taraftan cinsel organı tam sertleşmeyen, yani iktidar­sızlık şikâyeti olan bir erkek penisini eliyle veya eşinin yardı­mıyla dölyoluna sokabilir. Bugün çeşitli yöntemlerle artık teda­vi edilebilen bir sorun halindedir. Geçici iktidarsızlık yakınma­ları olan erkekler mastürbasyonda böyle bir sorunun çoğu za­man olmadığını görürler. İktidarsızlıkta genelde cinsel istek vardır, fakat cinsel birleşme için gerekli penis sertleşmesi oluş­maz.

Kamışın sertleşip kalkması normalde sinirsel uyarım iletimi, o bölgenin atardamar ve toplardamarlarının belli bir düzen için­de çalışması ile oldukça karmaşık bir fizyolojiye sahiptir. Bu ça­lışma mekanizmasını burada sunmanın bir faydası yoktur.

Eşlerden birinde oluşacak bir cinsel sorun mutlaka karşı cin­si etkileyecektir. Ancak burada özetle artık yeni çıkan ilaçlar sayesinde iktidar­sızlığın bir sorun olmaktan çıktığını da söyleyebiliriz.

Eklemek İstedikleriniz