Menopoz ve Cinsel Yaşam

0

Cinsel davranışlar, cinsellikle ilgili tavırlar ve inanışlar top­lumca belirlenirler ve her zaman kadınlar için erkeklerden daha sıkı denetlenmişlerdir. Ancak son yıllarda ileri ülkelerde kadın­ların cinselliklerini belirtme ve doyurma hakkı kabul edilmiştir. Yıllar boyu vücutlarım yalnızca birer üreme aracı olarak gören kadınların kendi cinselliklerinin farkına varmaları çok güç ol­muştur. Hem dünyanın pek çok yerinde hem de Türkiye’de ka­dınların bir kısmı hâlâ kendi cinselliklerini fark edememişlerdir. Fark etseler bile açıkça vurgulayamamaktadırlar.

Kadının cinsel gelişme süreci erkeğinkinden daha uzun, kar­maşık, duyarlı ve ruhsal açıdan daha bağımlıdır. Birçok kadın için başarılı cinsel ilişkinin temelinde sevecenlik gibi duygular yatar. Yine birçok kadın, gövdeleri hakkında çelişkili düşünce­lere sahiptir. Kişisel ilişkilerde kararsızdır, cinselliği ruhsal bir bağımlılık değil de fiziksel bir işlev olarak görmekte güçlük çe­kerler. Daha doğrusu genelde bu görüş açısından bakmaya şartlandırılmışlardır.

Kadının kendi cinselliğini kabul edip ondan zevk alması uzun zaman alabilir. Ne yazık ki, yetiştiriliş biçimi ve kadının görevleri hakkındaki düşünceleri birçok kadının çelişkilerini hiçbir zaman çözememesine neden olur. Bu konuları ayrıntılı olarak “Türkiye’de Cinsellik” adlı 2005’te Alfa Yayınları’ndan çıkmış olan kitabımda bulabilirsiniz. Kadın, dişiliğinden zevk almalıdır; ancak dişiliğin ilk ortaya çıktığı zamanda bile, gerek­sinim duyduğu mastürbasyon, olumsuz duygularla dolmasına neden olur. Bu cinsel sıkıntı, cinsel ilişkinin acı vermesi, gebelik ve. doğum üzerine duyulan korkularla artar. Cinselliğe tüm vü­cudunuz olgun ve doyum sağlayıcı bir tavırla yanıt vermelidir. Eşinize çekici olmak, onunla sevişmek ve her ikinizin gereksinimlerinizin doyurulması için yalnızca cinsel organlarınız değil, zihniniz, duygularınız ve tüm benliğinize de iş düşmektedir. Menopozda gebe kalma korkusu ortadan kalktığından, yaşam deneyimlerinizi de göz önünde bulundurarak, belki de meno­poz cinsel yaşamınızın zirvesi olacaktır. Vücudunuzla duygula­rınızı, düşüncelerinizi, algılarınızı belirtebildiğiniz an başarılı ve doyurucu cinselliğin anahtarını bulmuş olacaksınız. Türki­ye’de yöresel töreler, hurafeler ve cahillik, hatta birçok kadının okuma-yazma bilmemesi, özellikle Güneydoğu Anadolu’da kız çocuklarının çoğunun okula gönderilmemesi ve kadının ailesi tarafından cahil bırakılması kadının yaşamını daha da zorlaştır­maktadır.

Kadınlar kendiliklerinden ve doğrudan seksi, yani çekici olabilirler; ama bu, dişiler için erkeklerden daha zordur. Cinsel olarak uyarılabilir olmak için dokunmaya duyarlı olmanız, psi­kolojik olarak kendinizden bir şeyler verebilmeniz ve dölyolunuza kamışın girmesinden zevk alabilmeniz gerekir. Menopoz­da bazen östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak dölyolunda kuruluk ve sonucunda birleşmede acı olabilir. Böyle du­rumlarda kadın hastalıkları uzmanına giderek gerekli ilaçları al­manız gerekir. Kimi insanlar, cinselliğin kadınlar için geliştiril­miş bir yetenek, belki de azalan kısıtlamaların öğrenilmiş bir modeli olduğuna inanır. Kadınların cinsel doruklarına 30 yaşla­rının sonlarında ve 40 yaşlarının başlarında ulaştıkları söylenir; fiziksel bir değişiklik ortaya çıktığı için değil, kendilerini sık­maktan vazgeçip cinsellikten zevk almaya başlayabilmeleri bu kadar uzun sürdüğü içindir. Başarılı cinsel eylem, giderek daha başarılı cinsel eylem demektir. Cinsel uyarılmaya verilen fizyo­lojik yanıtlar tüm kadınlarda temelde aynıdır.

Kadının orgazma ulaşmaya yeterli olacak kadar uyarılıp uyarılmadığını belirleyen ruhsal farklılıklardır. Bir kadının kendisine yapabileceği en büyük iyiliklerden biri de, cinsel ilişkile­re, tümüyle eşit bir eş olduğuna inanarak girmesidir. Cinsel ön oyunları başlatmak ve cinsel birleşmede önderliği ele almak ka­dının hakkıdır ve bunda ters bir yan olmadığı gibi her iki eş için de oldukça heyecan verici olabilir. Menopozda bu tür davranışlar hem kendiniz hem eşiniz için daha uyarıcı olacaktır. Aynı zamanda kadının, eşine yaptıklarını istediği biçimde yapıp yap­madığını sormasına yetecek özgüvene de sahip olması gerekir. Böylece eşinin ondan istediği başka şeyleri ve yeğlemelerini de öğrenebilecek ve eşini aynı şeyleri sormaya yüreklendirecektir. Yaratıcı olmaktan ve eşine öneriler getirmekten korkmamalıdır.

Menopozda cildinizde oluşmuş kırışıklara değil, gerekli, is­tekli ve uyarıcı davranışlara bakın. İstekle kabul edilen her öne­ri, ne kadar aykırı görünürse görünsün, cinsel heyecanı artırabi­lir. Kendiliğinizden denemeler yapmaya yönlendiğinizi hissedi­yorsanız hiç durmayın, önerin ve eşinize her zaman en çok ne­den hoşlandığınızı açıklayın. Araştırmalar göstermiştir ki, he­men tüm erkekler eşlerini hoşnut etmek kaygısındadır ve bunu başardıklarını duymak onları utandırmaz, tam tersine hoşnut eder. Çekinmeyin.

Orgazm

Son 20 yıldır kadın cinselliğiyle ilgili en tehlikeli söylentiler­den biri de birden çok orgazm tipi olduğudur. Klitoris ve kamış eşdeğerlidir ve nasıl erkek orgazmı penisin sürtünmeyle uyarıl­masından doğuyorsa dişi orgazmı da tümüyle aynı çıkış nokta­sına sahiptir diyebiliriz.

Klitoris birçok biçimde uyarılabilir. Kimi kadınlar klitorise dokunulmamasını, yalnızca dölyolu dudaklarının kıvrımları arasına alınarak, özgün olmayan, genel bir biçimde okşanması­nı isterler. Başka kadınlar ise klitorisin tümüyle açıkta olmasını ve tamamı ya da bir bölümünün doğrudan ellenmesi, okşanma­sı ya da öpülmesini yeğlerler. Kimileri içinse erkeğin vücudunun ya da dölyoluna giren kamışın kökünün klitorise yaptığı doğrudan olmayan baskı klitorisin orgazma ulaşmasına yeterli olmaktadır. Bazı kadınlar sadece meme ve meme uçlarının uya­rılması ile bile orgazma ulaşırlar.

Orgazm Deneyimi

Orgazm duygusunu sözcüklerle anlatabilmek çok zordur. Her kadın için farklıdır. Kadınlar orgazma erkeklerden çok daha yavaş ulaşırlar. Kadının uyarılma süreci vücudun birçok değişik bölge­sini içine alır. Heyecanlanma arttıkça soluk alma sıklaşır ve kalp daha hızlı çarpmaya başlar. Dudaklar pembeleşir, gözbebekleri genişler, göğüs uçları dikleşir, klitoris şişer ve dudaklar da birbi­rinden ayrı durduğunda dik ve görünür bir duruma gelir.

Uyarılma ve heyecan daha da arttıkça deri pembeleşir ve kı­zarır, terlemeye başlar, göğüsler kanla dolduklarından dolgunlaşır ve iç ve dış dudaklar, klitoris, dölyolu genişler.

Birçok kadın birkaç dakikadan fazla sürdürülebilen bir “yükseliş” tanımlar. Orgazmın eşiğinde olduklarının farkında­dırlar; heyecan ve uyarılma kesilmediği takdirde bunları, kadın kendini eşikten bırakınca orgazm izler. Klitorise gelen sinirlerin daha da uyarılmasıyla bir heyecan tırmanışına ulaşılır. İşte or­gazm budur ve saniyelerce sürebilir. Esasen orgazm kelimeler­le ifade edilemeyen bir doyumdur.

Dölyolu duvarlarının kasları ve dölyatağı kasları hızla kası­lır, gevşer, kasılır, gevşer ve idrar yolu ağzının kenarlarındaki skene bezleri, aynı derecede belirgin olmasa da, o denli çok mik­tarda ve koyu olmasa da, erkekteki boşalmanın, kadındaki kar­şılığı sayılabilecek bir salgı çıkarırlar.

Orgazmdan hemen sonra kendinizi incelemeniz ya da yıkan­manız gerekirse göğüslerinizin yanı sıra iç ve dış dudaklarınızın şişmiş olduğunu fark edeceksiniz ve bu dolgunluğun geçmesi dakikalar alacaktır. Solunumunuzun, kalp atımınızın ve tansi­yonunuzun normale dönmesi de dakikalar sürebilir. Menopoz­da yaşa bağlı olarak ortaya çıkmış kalp hastalıkları olanlar, bu rahatsızlıklarını doktorları ile paylaşmalı ve doktorun önerileri­ne uymalıdır.

Orgazmdan sonra büyük bir doygunluk, sakinlik, mutluluk ve uyku duygusu egemen olacaktır. Eşinize yönelik yakınlık, sevgi ve gönül borcu duyguları da ortaya çıkacaktır.

Her şey gibi orgazmlar da birbirinden farklıdır. Sadece bi­reyden bireye değil, aynı bireyin farklı zamanlarında da değişir.

Erkeklerin büyük çoğunluğu, cinsel olarak yeniden uyarılabilmek ve boşatabilmek için belli bir zamana gereksinim duyar. Kadınların büyük çoğunluğu için tek orgazm yeterli doyuruculuktadır. Bununla birlikte bazı kadınlar ilk orgazmdan sonra çok hızla ikinci ye hatta üçüncü bir orgazma geçerler ve tümüy­le doyum bulamazlarsa aldatıldıklarını hissedebilirler. Bu ka­dınlardan biriyseniz eşinize bunu kesinkes anlatın; çoğu sizi mutlu etmeye çalışmaktan zevk duyacaktır.

Menopozda kadınların, orgazmı ne sıklıkla istediği de deği­şir. Kimi kadınlar ancak düzenli olarak ve sık cinsel doyum bu­labildikleri takdirde mutlu olurlar; kiminde ise orgazm arayışı çok daha azdır. Kimi kadınlarsa orgazma hiç gereksinim duy­mayabilirler. Bu durumların hepsi tümüyle normaldir. Yapma­nız gereken, neyi yeğlediğinizi eşinize açıklamaktır. Orgazm is­tememek, doğal olarak cinsel ilişkiyi engellemez. Birçok kadın cinsel birleşmeyi kendisi için doyurucu ve ödüllendirici bul­maktadır. Orgazma ulaşmasalar bile cinsel birleşmeden hoşla­nırlar, çünkü sevgilerini eşlerine sunmanın doğal bir yoludur ve bu da kendi içinde yeterli olabilir.

Kimi Kadınlar Orgazma Ulaşmaya Ötekilerden Daha Mı Yat­kındır?

Cinselliğe aşağıda söylenen biçimlerde yaklaşan kadınların orgazma ulaşmasının daha olası olduğunu gösteren güçlü kli­nik kanıtlar vardır. Cinselliğe cinsellik olduğu için değer verir­ler, cinselliğe ilgi duyarlar ve etkin olarak doyum sağlama ola­nağı ararlar, cinsel açıdan kendilerini açıklama konusunda kısıt­lamaları yoktur ve karşılıklı cinsel eyleme kendi içinde değer verirler.

Orgazm yaşamayan, ama gene de cinsel ilişkiden hoşlanan birçok kadın, olayın bütünlüğüne kuruluş, zamanlama ve ro­mantik tonlamalarına ve yakınlığa, sıcaklığa ve eşiyle paylaşı­lan bir deneyim olması özelliğine cinsel yönlerinden daha çok tepki verir. Bunlara orgazma ulaşan kadınlar, da değer verir, ama cinsel hoşnutlukları açısından daha az önemlidir.

Eklemek İstedikleriniz