Kalp Sinir Sistemleri Bozukluklarından Oluşan Kalp Hastalığı

0

a) Kalp Vuruşu

Kalbin normal vuruşu, sağ kulakçıkta bulu­nan bir merkez tarafından uyarılmakta ve ayar­lanmaktadır. Buna zaman ölçüsü (Timer) veya ayarlayıcı (Regülatör) denmektedir. Aynı zaman­da kalpteki yerine göre «Sino-Auricular Node» da denir. Yani üst büyük toplardamarın sağ ku­lakçığa girdiği yerde oluşan düğüm olup kalp kasılmalarının derece ve düzenini sağlar. Vücut­taki değişiklikler, heyecanlar, bazı ilâçlar, hasta­lıklar ve benzen bir çok etmen bu ayarlama me­kanizmasını ve dolaylı olarak kalp vuruşunu et­kiler.

«Timer» dan düzenli elektrik akımı, çıkar. Ku­lakçığın çeperi üzerinden karıncıkların ikisi ara­sında bulunan özel bir kavşağa gelir. Bu kavşak­tan sinirsel doku niteliğindeki bir yapı duyu de­meti üzerinden geçerek bütün kalp kısımlarına yayılır. Normalde her elektrik dalgası bir kalp vuruşu ile sonuçlanır.

Gözünüzün önüne dar bir boru ile birleşti­rilmiş iki su deposu getirin. Borunun uzak tara­fında olmak üzere su depolarından birisinin yu­karısına çakıl ile dolu bir kova asılmış olsun. Belli veayarlı aralıklarla kovadan birer çakıl düşsün. Suyun üzerinde beliren daireler, dalga­cıklar bütün bu su deposu ile beraber diğer su deposuna da geçer, onların tüm yüzeyini kaplar. Bu olay kalp mekanizmasının işlemesine bir ör­nektir. Suyun üzerindeki daireler kalpteki elekt­rik dalgacıklarına eşit sayılabilirler ve aynı şe­kilde bütün kalp kısımlarına yayılırlar. Bu kü­çük akımlar kulakçıkların kasılmasını sağlarlar, karıncıklar arasındaki belli kavşaktan ve bunun saldığı dallardan geçerek bütün kalbe yayılırlar ve karıncıkların da kasılmasını sağlarlar. Kalbin kasılması bu düzen içinde olmaktadır. Kulakçık­lar, karıncıklar, dinlenme; kulakçıklar, karıncık­lar, tekrar dinlenme ve bu ritmin durmaksızın sürdürülmesini kalbin sinir sistemini teşkil eden duyu denetim sağlar.

b) Kaçak Vurular (Ekstrasistoller – Ectopic Beats)

Sino-auricular düğüm kalbin normal vuruş­larını başlatır ve düzenli olarak sürdürür. Ama bazı durumlarda bu sinir dalının başka bölgele­rinde de bir vuruş dürtüsü olabilir. Kalp bunun etkisi altında kasılır.

Hastalar arada bir böyle bir kaçak vuruş­tan veya vuruş yokluğundan şikâyet eder, (böy­le hallerde bir kaçak vuruşa karşı bir nor­mal vuruş atlar ve sonra gelen vuruş normalden daha kuvvetli atar.) Kaçak vuruştan sonra kal­bin normal kasılması biraz geç olduğundan in­san bu aralığı bir vurunun eksikliği sanabilir. Bu şikayetle doktora başvururlar. Ya da normal kalp vuruşlarının duraklamalar yaptığı ve bu duraklamalardan sonra ki vuruşların çok kuvvetli ol­duğunu söylerler. Bu şikayetler olağandır ve bu vuruşları doğuran mekanizma da olağandır, ya­ni önemli değildir. Böyle acaip hisler kaçak vu­ruların yani zorla, dürtü merkezi dışındaki bir noktadan başlatılan dürtüye kalbin verdiği ya­nıttan ibarettir. Başka bir deyimle kulakçık veya karıncıkta tahrişe elverişli bir nokta böyle bir elektrik akımı doğurabilir ve zamansız bir kalp vuruşuna neden olabilir. Kaçak vuruşlar kendi başlarına zararlı değildirler. Çok sık görülürler. Hemen hemen herkeste arada bir belirsiz zaman­larda oluşabilirler. Umumiyetle bir hastalık gös­termezler. Kalp hastalıklarında da görülebilir­ler, fakat muhakkak hastalığın bir sonucu değil­dirler. Çoğunlukla hassas, sinirli kimselerin şi­kâyetçi oldukları bir olaydır ve bir çok nedenler­den ileri geldikleri kabul edilmektedir. Bunlar arasında çok kahve, çok sigara içmek, fazla ça­lışmak, beslenme, sinirlilik ve kabızlık sayılabi­lir. Kendilerini ciddî kalp hastası sayanların bir çoğunda bütün anormallik böyle zararsız ve nor­mal vuruş ritmine eklenen bu kaçak vuruşlar­dan oluşur. Burada söylenecek son söz bu bulgu­ların gereği gibi değerlendirilmesi, hastaya açık­lanması ve hastaya güven verilmesidir.

c) Paroxysmal Tachycardia (Nöbet Halinde Kalp Hızlanması)

Yukarıda anlatıldığı gibi bazen böyle bir böl­ge bir tek kaçak vuruş doğuracağı yerde bu vu­ruşları dizi halinde doğurur. Bunların başlaması genellikle birden olur. Kalbin hızlı atışı birkaç saniyeden bir kaç saate kadar sürebilir ve başladığı gibi birden durur. Bundan sonra kalp nor­male döner, yani atışları ve düzeni eskiye döner. «Paroxysmal Tachycardia» tabiri kendi başlarına nadiren ciddi olan bu çeşit nöbetlere verilmekte­dir. Bu nöbetler her bakımdan normal olan kalb-lerde de görülür. Bazı kimseler yaşantıları bo­yunca bir çok nöbetler geçirmektedirler. Bu in­sanlar belirli bir takım eylemler sayesinde bun­ları önlemeyi öğrenmişlerdir. Göz yuvarlakları üzerine parmaklarla kuvvetlice basmak, solunu­mu tutmak, sırt üstü yatmak, bir iskemlenin ar­kalığı karma gelmek üzere onun üzerine eğilmek ve bunlara benzer diğer manevraların nöbetleri durdurduğu görülmüştür. Böyle bir nöbet bir sa­at kadar sürerse bir doktorun yardımından fayda­lanmak yerinde olur, kaçınılmaz olur. Bu tür kalp atışları sanki bir atın şahlanması veya bir bebe­ğin huysuzlaşması gibi bir hırçınlaşma nöbeti olup yatıştırılması dikkat ve ilgi ister. Yatıştırılmasında insan kendi kendine yardımcı olabilir.

d) Auricular Fibrillation

Burada kulakçıkların ayrı ayrı kas liflerin­den veya bu liflerin teşkil ettikleri kümelerden çıkan dürtüler sonucu düzensiz ve çok sü­ratli vuruları söz konusudur. Kalbin ritmi bü­yük bir düzensizliğe girmiştir, ve her zaman olmamakla’ beraber, çok defa kalp hastalığı ile ilgilidir. Önemi de bu hali doğuran kalp hastalığı­nın niteliğine bağlıdır, yani ağırlığını var olan kalp hastalığından almaktadır. Bu bakımdan ciddiyet­le üzerinde durulması gereklidir. «Auricular Fibrillation» a bir çok isimler verilmiştir, bunlardan biri artık, hemen hemen unutulan «delirium cordis» olup çılgın kalp nöbeti anlamına gelmekte­dir. Kulakçık çeperinin sürekli düzensiz dalgalar halinde kasılmasından ibarettir. Birbirine bağlı su depoları örneğimize dönerek de bir açıklama­sı yapılabilir. Düşünelim ki, çakılların ritmik ve düzenli olarak düşmeleri durmuştur. Bunun ye­rine çaresiz kalmış, ürkütülmüş bir ördek telâş içerisinde yüzmektedir ve aynı istikamette yüz­düğü halde hiç bir defasında aynı yolu takip et­memektedir. İki su deposunu birleştiren boru kar­ma karışık ve arka arkaya gelen pek çok dalga­cıkların bombardımanına maruz kalacaktır. Bu olay ve örnek auricular fibrillation’da neler ol­duğunu göstermektedir. Kulakçıklar üzerinde dakikada 300 ve daha fazla kasılma doğuran dal­gacıklar olabilir. Bunların dakikada ancak 150 kadarı kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kav­şaktan öteye geçip karıncıklarda da kasılma meydana getirmektedir. Bu suretle kalp yalnız düzensiz olmayıp aynı zamanda süratle çarpmak­tadır. Bu anormal ritim doktor tarafından veri­lecek çeşitli ilâçlarla kontrol altına alınıp düzelti­lebilir.