Kalp Kasının Hastalığı

2

Kalbi teşkil eden belli başlı üç kısımdan bi­ri veya birkaçı bozulursa kalp hastalığı var de­mektir. Bu kısımlar şunlardır:

1-KORONER ARTERLER (Kalbi bir taç gibi sardıklarından bu isim verilmiştir.)

2-KALP KAPAKÇIKLARI (Kanın bir yönden diğer yöne akmasını sağ­larlar.

3-KALP KASLARI (Kan dolaşımının esasını, kalbin temel gücü­nü oluşturur.)

a. Bunlardan ilk ikisini teşkil eden KORO­NERARTERLERLEKALPKAPAKCIKLARI’ nın hastalanması, bozulması kalp kaslarını etkiledik­leri derecede KALP KASLARI’ nın hastalanması da o derece önem kazanmaktadır. Örneğin;

Koroner arterlerinin sertleşmesi, kalp kasla­rına yeteri kadar oksijen taşımasına engel ola­cak düzeye geldiği zaman önemli olmağa başlar.

Kalp kapakçıklarının hastalığı da ancak kal­bi daha fazla çalışmağa zorladığı derecede önem kazanır.

Koroner arterlerinin sertleşmesi ve kalp ka­pakçıklarının rahatsızlığı çabuk tedavi edilir ön­lenirse, kalp kaslarının bozulması önlenir. İyi­leşmesi de o derecede çabuk olur.

b. Kalp Kasları ve Hastalıkları:

Kalp kaslarının hastalanmasına neden olan bunlardan başka etkenler de vardır. Bu etken­lerin neler olduğunu anlayabilmemiz için kal­bin ana bünyesini bir kez daha inceleyelim.

Kalbin kaslardan oluşan bünyesi üç tabaka­dan teşekkül eder.

• İÇ TABAKA – ENDOKARDİYUM (Endocardium)

Kapakçıklar bu tabakadan, yani bunun uzan­tı ve kıvrımlarından meydana gelir. İç kısmı kay­pak, düzgün adetâ cilâlı gibidir. Bu zarın ilti­haplı hastalığına Endocarditis denir.

• ORTA TABAKAMİYOKARDIYUM (Myocardium)

Adalelerden oluşmuştur, kalbin esas gücünü ve kuvvetini teşkil eder. Bu kasların iltihaplı hastalığına Myocarditis denir.

• DIŞ TABAKA PERİKARDİYUM (Pericardium)

Bu tabaka göğüs kafesi ve kaburgalardan sonra kalbin korunmasına yardım eder. Kalbin bu dış kısmının iltihaplı hastalığına da Pericaditis denir.

Bu üç tabakanın her birinin hastalığı önem­lidir. Hepsi birden hastalanırsa daha büyük önem kazanır.

Kalbin hastalığına yol açan ve bilinen has­talıklardan Romatizma, Frengi, Subakut bakteriyel endokarditis (kapakçıkların iltihaplanması) hastalıkları kalbi en çok zedeler. Tifo, Difteri (Kuş Palazı), Tifüs (Lekelihumma) ve diğer bü­yük ateşli hastalıklar da özellikle erken dönem­de kalp kaslarını zedeleyebilirler. Bazı hallerde süreğenleşen ve tekrarlayan hastalıklar kalp kaslarında etkisini sonradan da gösterebilirler. Tıptaki ilerlemeler bu hastalıkları önlediği gibi, hastalık halinde de çabuk tedavi usulleri sayesin­de kalpte etkisini göstermeden geçiştirilmekte­dir. Artık günümüzde eskisi kadar rastlanılmamakta, dolayısıyla de bundan ötürü kalbi zedele­meleri, daha nadir görülmektedir.

Kalp kasları, daha doğrusu bütün olarak kal­bin kendisi dıştan bir darbe alırsa kalp kasların­da da derecesine göre zedelenme olabilir. Bu dar­be yüksekten düşüş, araç kazaları .kuvvetli yum­ruk gibi; bunlar bünyevi hastalıklar değildir. Kalp hastalığının bir nedeni olarak görülmemelidir.

c.Kalbin İç Zarının İltihabı Sabucute Bacterial Endocarditis

Bu hal kalbin belli başlı bir hastalığı olmayıp daha ziyade diğer kalp hastalıklarının bir yan etkisidir. Kalbin iç zarında daha önceden bir tah­riş olmadan hiç bir zaman kendi kendine oluş­maz. Eğer doğuştan bozukluklar yoksa veya her hangi bir nedenle kalp kapakçıklarında küçük tahrişler, yara izleri oluşmamışsa bakteriye! endokardit olmaz. Daha çok kana karışan mikrop­larla, yani septisemilerde görülür. Kandaki mik­roplar, kalbin supapları üzerinde tahriş olan kı­sımlar varsa bu yuvacıklara yerleşirler.

Apseli dişlerin çekiminden veya yüzdeki si­vilce ve çıbanların elle kaşınıp kirletilmesinden sonra, mikroplar kan dolaşımına karışırlar. Nor­mal şartlar altında, vücudun savunma sistemi, akyuvarlar kana karışan bu mikroplarla başa çı­kar. Ancak kalbin iç zarında ve supaplarda yaracıklar varsa, belirli streptokok cinsi mikroplar bu tahriş olmuş noktacıklar üzerine yerleşirler ve oralarda çoğalmaya başlarlar. Bu suretle bura­lara yapışıp kalan bu mikropları vücut kolaylık­la yerinden söküp atamaz. Mikroplar yavaş ya­vaş çoğalırlar supapların, kalp kapakçıklarının daha büyük harabiyetine sebep olurlar.

Eğer kalp kapakçıkları hasta olan kimseler dişlerini çektirmek zorunda kalırlarsa diş dokto­runa durumu bildirmeli. Doktorun alacağı önlem­lerle olası tehlike önlenmiş olur.

Bir defa Bakteriyel Endokardit teşhis edildik­ten sonra tedavisi cihetine gidilmeli, hele kalp kapakçıklarındaki, harabiyet, tahriş başlangıç döneminde belirlenmiş ise tedavisi daha kolay­laşır. Doktorun tayin edeceği miktarda ve usu­lüne göre antibiyotikli ilaçlar sayesinde çoğun­lukla hastalık tedavi edilir.

d.Kansızlık Nedeniyle Kalp Hastalığı

Kalbin normal vazifesini yapabilmesi için beslenmeye ve oksijene ihtiyacı vardır. Kalbin bu ihtiyacını da kan sağlar. Kan yüzünden kalbin hastalanması iki sebepten olur.

1- İnsanın vücudundaki kan.miktarı ve nite­liği normal olmasına rağmen kalbi besleyen da­marlarını, koroner arterlerin sertleşmesi yüzün­den yeterli kanı bu damarlar taşıyamazsa kalp kasları zayıf düşer, hastalanır.

2- Kalbi besleyen damarlar, koroner arterler normal olmasına rağmen birçok nedenlerden kan kalbi besleyemezse kalp kasları yine zayıf düşer hastalanır. Genellikle bu duruma kansızlık de­nir (anemi).

Koroner arterlerin sertleşmesi nedenlerinin açıklanması yapılmıştı şimdi de kansızlığın ne­denlerini inceleyelim.

Kanın kırmızılığını alyuvarlar denen hücre­ler verir. Alyuvarlarda bulunan hemoglobin ad­lı madde kırmızı renklidir. Hemoglobin akciğer­den dokulara oksijen, dokulardan akciğere kar­bondioksit taşıyarak vücudun enerji düzeyine kat­kıda bulunur. 1 mm3 kanda 4-5 milyon alyuvar vardır. Alyuvarların sayıca azalması, hemoglo­bin miktarındaki düşme, hemoglobin yapısındaki bozukluklar kansızlık adını alır. Hangi nede­ne bağlı olursa olsun, kansızlık vücudun oksijen gereksinmesinin karşılanmasını engeller. Akci­ğerde yetersizlik olmadığı halde, vücut oksijen yetersizliği çeker. Bu durumda kalp de oksijen yetersizliği nedeniyle bozukluk gösterebilir.

e, Kalbin Büyümesi

Normal bir kalp 250-300 gr. ağırlığındadır. Çok sayıda değişik nedenlerle kalbin pompala­dığı kan vücut için yetersiz duruma gelirse, kalp daha çok çalışarak bu yetersizliği gidermeye uğ­raşır. Ancak yetersizlik nedeni ortadan kalkmaz­sa uzun dönemde kalp kası, önce kalınlaşır, daha sonra gevşer. Yetersizlik nedeniyle kalbin aşırı çalışmasına bağlı olarak kalp büyür. İleri dönem­de kalp kasının gevşemesi sonucu da iyice geniş­ler. Kalp kası kalınlaşıp gelişirken, kalbin koroner damarlarında gelişme olmaz. Böylece kasla­rın artmış olan oksijen ve besin gereksinmesi karşılanamaz duruma gelir.

Kalbin büyümesi kalp yetersizliğinin bir so­nucudur. Aşırı çalışma ya da başka nedenler kal­bi büyütmez.

Kalp kaslarının fazla yorulması:

• Artan damar basıncına karşı kanın pom­palanması (Hipertansiyon).

• Pompalanan kanın büyük bir kısmının, bo­zuk kalp kapakçıklarından geri akması, geriye dönüşüdür (Regurgitation).

Belli başlı bu iki nedenden başka-kalbin bü­yümesine etki yaparak kalp kaslarının zayıflamasına yol açan başka sebepler de genel olarak şunlardır:

Büyük enfeksiyonlar Romatizma, Frengi, Dif­teri, Tüberküloz, Tifüs. Tekrarlayan hastalıklar ve besin eksiklikleri. Siroz ve ağır kan hastalıkla­rı. Damarda, bir yapı bozukluğu. İç salgı bezle­rinde bozukluk. Şeker hastalığı, Ruhsal durum­larda dengesizlik ve dirilik noksanlığı. Metabo­lizma bozuklukları.

Kalbin büyümesine yol açan kalp yetersizli­ği nedeninin bulunması ve iyileştirilmesiyle kalp büyümesinin doğuracağı hastalıklar önlenir.

f.Doğuştan Kalp Kaslarındaki Bozukluklar

Bu çeşit kalp hastalıklarında daha doğma­dan bebeğin kalp yapısında bozukluklar vardır. Bunların önemine göre çocuğun yaşama şansı değişir. Hatta bazı kurallara uyarak yaşamları­nı normal sürdürebilirler. Bu hastalar son geliş­meler buluş ve ilerlemeler sayesinde başarılı ame­liyatlar yapılarak normal hayata da kavuşmak­tadırlar.

Görülen kalp bozuklukları şöyle özetlenebi­lir :

1) Akciğer atardamarında yani akciğerlere kanı sevk eden büyük damarda daralma.,

2) Aort damarıyla akciğer atardamarınım yer değiş­tirmesi.,

3) Kulakçıklar arasındaki perdede (Septum) bir açıklık bir deliğin bulunması.,

4) Karın­cıklar arasındaki perdede de aynı şekilde bir açıklık ya da deliğin bulunması.,

5) Kalp kapakçıklarındaki bozukluklar.

Yaş durumuna göre doktorun önerilerine uyum ve gereğinde başarılı ameliyatlarla kalbin bozuklukları kısmen veya tamamen giderilebilir.