Kalp Cerrahisi
Posted on 04. Mar, 2009 by admin in KALP HASTALIKLARINDA TEDAVİ İLKELERİ
Koroner cerrahisinin son yıllarda epey ilerleme ve başarılı sonuçlar sağlamasına karşın, iyi bir dahilî tedavi ile de ayni sonuç alınabilmektedir. (Anjina pektoris (hunnaki sadır) denilen hastalık çok eskiden beri bilinen bir hastalık olduğu halde son zamanların yeni teknik muayene usulleriyle daha kolaylıkla ortaya çıkarılabilir hale gelmiştir. Hastalık elektrokardiyografi, ve sineangiografi ile erken olarak meydana çıkarılabilmektedir. Bu iki araçla inceleme hastalığın hem ilâçlarla hem de cerrahî önlemlerle iyileşmesini izlemeye yaramaktadır. Özet olarak iyi bir dahilî tedavi ve cerrahî girişim ile elde edilen iyileşme arasındaki fark pek büyük değildir. Aşağıdaki rakamlar bunu göstermektedir:
Hiç tedavi olmayanlarda yıllık ölüm oranı yüzde 6-7 Dahilî tedaviden sonra yıllık ölüm oranı yüzde 3-5 Cerrahî tedaviden sonra yıllık ölüm oranı yüzde 2-3
Görüldüğü gibi ameliyatla hastanın yaşama süresinin uzadığını gösteren büyük bir belirti yoktur. O halde ne çok ümitli, ne de ümitsiz olmaya henüz zaman erkendir. Yani ameliyat olma şansı olmayanların paniğe kapılmaya, ya da ümitsizliğe düşmelerine neden yoktur. Akıldan çıkarmamalıdır ki tıbbî tedavi de az çok cerrahî tedavi kadar sıkışmaları kaldırmada yararlıdır. Ameliyat ömrü uzatmadığına göre tıbbî tedaviye kendisini bırakmak ve onun gereklerini yapmak yeterlidir.
Şu noktayı tekrarlamak ve hatırlatmakta fayda vardır: Ancak tedaviye dirençli hastalarda cerrahî girişim düşünülmeli, diğer hallerde iyi bir doktorun aydınlatıcı önerileri ve izlemesine tıbbî tedaviye gereğiyle önem verip sarılmalıdır.
Tedavinin yanında hastalığın yatışması durulması hususunda moral desteği de önemlidir. Burada dinlenmeye de lâyık olduğu önemi vermek gerekir. îstirahatın tedavinin yarısı olduğunu unutmamakla beraber, ruhsal yapının da sağlam olması şarttır. Gerek hastalığın, gerekse hastalıktan önce ve sonraki nöbetler damarlardaki daralma sonucu olduğundan hastaların kendilerini rahat hissetmeleri, bu halde bulundurulmaları gerekir. Daralmanın nedeni kesin olarak henüz bilinmemektedir. Fakat pek çok gözlemler şiddetli üzüntülerin bu daralmaya yol açabileceğini göstermektedir. Artık bir çoklarımızca bilinmektedir ki, sıkıntı, keder, üzüntü bir çok hastalıkların ya gerçek nedeni, ya da yan nedeni, yardımcı nedeni olmaktadır.
Hangi nedenle olursa olsun. mide ve barsaklarda gaz oluşmuşsa, şişkinlik varsa gereken önlemler hemen alınmalıdır.
Gaz midede ise hastayı dik oturtunuz, karnı üzerine sıcak tatbik ediniz, onu sakinleştiriniz. Ilık su içerisinde karbonat veriniz. Naneli su yahut ta zencefilli çay içiriniz.
Gaz bağırsaklarda ise, hasta yemeklerden önce ve sonra yarım saat sırt üstü yatırılmalıdır. Yemeklerde su içilmeyecek, fakat yemeklerden sonra ılık su yudumlanacaktır. Gaz çıkartıcı, defedici ilâçlar, yani karminatifler verilebilir. Bağır-saklar yumuşak (mülayim) tutulmalıdır.
Aerophagia: Sinirli kimselerde alışkanlık sonucu, çoğunlukla bilinçsiz olarak hava yutulması halidir; genellikle yemeklerde, olur. Bundan dolayı yemek yerken yavaş yemeli, yemek esnasında çok konuşmamalı ve ağız mümkün olduğu kadar az açılmalıdır. Gaz birikirse yukarda önerdiğimiz önlemlere başvurulur.
Sindirim Güçlüğü (Dispepsi – Hazımsızlık): Bu hadise bir çok nedenle oluştuğu gibi, kalp hastalığının da doğurduğu bir haldir. Pek çok nedenleri ve şekilleri arasında aşağıdakiler gösterilebilir:
Asit dispepsisi — Fazla asitten dolayı.
Akut dispepsi — Yiyecek hatalarından olup kısa sürelidir.
Alkolik dispepsi — Fazla alkollü içki içmekten dolayı.
Fazla şekerli yiyecekler dispepsisi — Fazla nişastalı gıdalardan dolayı.
Atonik dispepsi — Mide özsuyunun azlığından dolayı.
Safra dispepsisi — Safranın nitelik ve niceliğinde eksiklikten dolayı.
Kataral (nezlevî) dispepsi — Mide enflamas» yonu, gastritten dolayı.
Fermentatif dispepsi — Yiyeceklerin kokuşmasından dolayı.
Gastrik dispepsi — Hatalı mide fonksiyonundan dolayı.
Hepatik dispepsi — Karaciğer hastalığından dolayı.
Histerik dispepsi — Histerik nöbetlerden dolayı.
İntestinal dispepsi — Pankreas, safra kesesi ve barsak salgılarının hatasından dolayı.
Sinirsel dispepsi — Midede ağrı ve kalpte çarpıntı ile kendini gösteren dispepsi. En çok rastlanan cins budur ve sinirsel ve ruhsal gerilimlerle yakından ilgilidir.
Fîetcherism — Yemek yerken yavaş ve iyice çiğneyerek yemeği öneren bir manâsı vardır. Horace Fletcher adındaki bilgin tarafından tavsiye edilmiştir ve lokmanın 25-30 defa çiğnenmeden yutulmaması öngörülen bir alışkanlığın elde edilmesini ileri sürer.
Kalp cerrahisinden en çok yararlanan hastalıklar daha ziyade koroner damarlardaki hastalıklar, kalp kapakçıklarındaki bozukluklar ve doğuştan olan kalp hastalıklarıdır. Kalbin kendini oluşturan tabakaların ve en önemlisini teşkil eden miyokardın, yani kas tabakasının ameliyatı sonunda o kadar başarılı, olmamıştır. Burada kalp nakli transplantation söz konusudur. Fakat kısa süre sonra şaşılacak derecede başarı sağlandı. Artık bu sahada ufuk açıldı, geleceğe umut bağlandı. Yeni buluşlar ve ilerlemelerden sonra bu ameliyatlar da artık garanti altına alınmıştır. Bu, her şeyden evvel bir ekip işidir, ve halen en iyi şekilde Amerika’da başarılmaktadır. En önemli sonuçlar koroner yetmezliklerinde elde edilmektedir. Ameliyata, by-pass=köprüleme ameliyatı adı verilmekte olup bacaktan alman toplardamar koronerlerin dar kısmının altından ve üstünden sağlam kısımlara dikilmektedir. Başarı ekip, cihaz ve ameliyattan sonrası bakıma dayanmaktadır. Bazen koldan da damar alınabilir.
Kalbin çalışmasını sağlayan uyarıcı sistemde bir bozukluk olursa, kalbin düzenli uyarılmasını sağlamak amacıyla kalbe elektriksel bir sistem bağlanmaktadır. Halk arasında buna «kalp pili» denmektedir. Son gelişmelerle daha kolaylaşan ve sıklaşan bu uygulama bir çok kalp hastasının temel sorunlarından birini çözmüştür.
Transplantation, kalp nakli de büyük başarı ile sonuçlanmıştır. Hatta iki kalpli yaşayanlar da vardır. Bunlar daha avantajlıdırlar. Çünkü vücut yeni kalbi reddedecek olursa eski kalp burada tıpkı bir batarya gibi şarj olduğundan, böyle bir hal karşısında, yeniden çalışmaya başlamaktadır, yani toparlanmıştır, ve uzunca bir süre hastanın yaşamını sürdürmesine yaramaktadır. Bunlar da ünlü kalp cerrahı Dr. Christan Bernard ile yaşanmış ve görülmüştür.
Amerika’nın ünlü kalp hastalıkları hastanelerinden biri olan Cleaveland Hastahanesi doktorlarından ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ki-ser diyor ki:
«İnsanoğlu olağanüstü hizmet getiren ve vücudun en yeni penceresi sayılan Nükleer Manyetik Rezonans’ aracılığıyla her bir hücrenin ayrı ölçümüne ulaşılacaktır. Dev bir cihazın, içindeki hastanın tüm dokuları, tüm hücrelerinden geçen radioaktif dalgalar, her şeyi adeta ayna gibi, bilgisayarla tamamen ortaya çıkarmaktadır.


Leave a reply