Hamilelikte Astım ve Kistik Fibroz

1

Nefes alışta tıkanıklık ve daralma belirtileri ile görülen kronik bir hatalıktır astım. Astımlı bir anne adayı, hastalığının hamileliğine etki edebileceği konusunda elinde olmadan endişe duyar. Bu, özellikle ilk hamilelik için geçerlidir. Bu süreçte, durum açıklığa kavuşacaktır. Önemli olan, durumun kontrol altında tutulması, gerekli ilaçların alın­ması ve gerekli bakımın yapılmasıdır.

Hamilelikte, astım için önerilen özel yöntemler yoktur.

Doğumda, ideal koşulları yaratmak ve diğer doğum yapan annelere verilen genel ilaçlardan kaçınmak amacıyla, özel yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.

Tüm bunlar, burada açıkça anlatılmıştır.

Kistik fibroz da, diğer bir kronik durumdur. Kronik bir akciğer enfeksiyonudur. Hamilelik, başa çıkması zor durumlar yaratabilir. Genetik bir hastalık olduğunda, annebabadan çocuğa geçer ve tabi bu durum tedirginlik yaratır.

Kistik fibrozlu her genç kadın, hamileliği taşıyamayabilir. Tüm bu problemlerle ilgili sorular, yazının bu bölümünde cevaplandırılmıştır.

Hamilelik ve Astım

Astımlı bir kişi, hamile kalmaya karar verdiğinde, kendisine ne yap­ması önerilir?

Ne astımı, ne da olası nöbetleri için kullanılan ilaçların direkt olarak hamilelik ve bebek üzerinde ters bir etkisi yoktur. Hamile kalmadan önce, astım kontrol altında olması açısından, ilaçların en iyi şekilde kullanılması tavsiye edilir.

Astım nöbetlerini önlemek için kullanılan ilaçlar nelerdir?

Genel olarak “becotide” adlı kortizonlu sprey kullanılır. Hamilelerin kullanmasında, hiçbir sakınca yoktur ve çok az hava solunur.

Diğer kortizonlu ilaçlardan en çok bilinenleri “Pulmicort” ve “Flixotide”dir. Bunların da hamilelikte kullanılmasında bir sakınca yoktur.

Astım nöbetlerini engelleyen başka ilaçlar var mıdır?

“İntal” nöbetleri engellemek için kullanılır. Hamilelikte kullanıla­bilir. Ayrıca “İpratropium” isimli ilaç da kullanılır. Hamilelik ve fetus için bilinen bir yan etkisi yoktur.

“Salmeterel” gibi ilaçlar, geçmiş senelerde kullanılmıştır. Hamilelikte kötü bir etki gösterdiği hakkında bir bilgi yoktur, ama güvenilir diye nitelendirmek için de yeterli bilgi de yoktur.

Peki hamilelik süresince, astımın kendisine ne olur?

Daha kötü olmaz, hatta bazı vakalarda, nöbetler daha hafif veya daha az yıkıcı olabilir. Ama bu durum standart değildir ve olası nöbet­leri önlemek için ilaçların en iyi şekilde kullanılması tavsiye edilir.

Nöbetleri önlemek amacıyla, ilaç tedavisi uygulanan bir kişinin hamilelikte tedaviyi kesmesi çok yanlıştır.

Astım için ağız yoluyla alınan “prednisolone” , “hydrocortisone” gibi değer kortizonların ne gibi rolleri vardır?

Hamilelikte olan bazı astım durumları için bakım terapisi olarak uygulanırlar.

Güvenliği sağlamak için kullanılmaları gerekir. Nitekim, normal dozda alındığında, bu kortizonlar plasentaya ulaşamaz ve fetusa zarar veremez. Çok yüksek dozda alındığında, çok az bir miktar plasentaya geçer fakat fetusa aşırı bir zararı yoktur.

Nöbetleri tedavi etmek amacıyla kullanılan “salbutomal” (ventolin, volmax) tarzı ilaçların güvenirliği nedir?

Salbutamol hamilelikte rahatça kullanılabilir. “Terbutaline” (Bricanyl) tarzı diğer preparasyonlar da aynen kullanılabilir.

Eğer bir kişi astım nöbetlerini tedavi etmek amacıyla “theophylline” kullanıyorsa, hamile kaldığında buna ek birşey kullan­maya ihtiyacı var mıdır?

Hayır. Theophylline” nin ve buna bağlı olarak kullanılan “aminophylline” ilacının kullanımı hamilelikte uygundur. Nitekim, Amerika’da en çok kullanılan anti-astım ilaçlarıdır. Mamafih, hamile­likte, bazen dozu arttırmak gerekebilir.

Astımlı hamile bir kadının bakımında, uzman bir doktorun da inceleme yapması da gerekir.

Astımlı bir kişinin erken doğum mu yapması gerekir?

Astım kendi başına doğumu etkileyen bir unsur değildir. Eğer erken doğum olması gerekiyorsa, bu, doğumla ilgili olağan nedenlerden kay­naklanır.

Astımlı biri için, doğumda olabilecek başka sorunlar var mıdır?

Doğum meydana gelmekteyse, prostaglandin kullanılabilir. Fakat, bir astım nöbetine neden olabilecek prostaglandin F değil, güvenli olan prostaglandin E kullanılmalıdır. Bunun kullanımı çok yaygındır.

Doğumun direkt olarak astıma bir etkisi yoktur, ayrıca, doğumu hız­landırmak için oksitosin korkmadan kullanılabilir. Güvenlidir.

“Ergometrin”, plasentanın çıkışını kolaylaştırmak ve doğum sonrası kanamasını azaltmak için kullanılan bir ilaçtır. Fakat astımlılarda kul­lanılmaz çünkü bir nöbeti tetikleyebilir. Oksitosin bu durumda daha çok tercih edilir.

Peki ya doğum sonrası için ne söylenebilir?

Doğum sonrasında nöbetlerde artış görülmez, fakat bir kadında bu durum görülürse önleyici bir tedavi uygulanmalıdır. Her yeni doğum yapmış kadına tavsiye edilen fiziksel aktiviteler, astımlılar için de geçerlidir.

Emzirme ile ilgili tavsiye nedir?

Astım için ilaç kullanan bir kadm, şüphe duymadan emzirebilir. Tamamen güvenlidir.

Kistik fibrozu olan hasta, hamile kalmak isterse ne tavsiye edilir?

Standart bir tavsiye yoktur. Kistik fibrozun ciddi problemler taşı­madığı bir fiziksel kondisyonu olmalıdır. Hamilelik için en büyük kontraendiksiyon; akciğer hipertansiyonunun oluşmasıdır. Bu durumda, akciğerdeki atardamarlarda kan basıncı çok yüksektir. Bu şartlarda yaşanan hamilelikte , kalp bozuklukları yaşanabilir ve hayat kurtarma amacıyla hamileliğin sonlandırılması gerekebilir.

Kadının bakımıyla ilgilenen doktor, hamileliğin onayını vermeden önce hastalığın etkilerini araştırırken akciğerleri, sindirim sistemini, pankreasını, kalbini çok dikkatli incelmelidir.

Fetusun etkilenmesi ihtimali için ne öğütler verilebilir?

Bu zor bir konudur. Herşeyden önce annenin hayatı önemlidir. İkinci bir sorun ise, çocuğa bulaşmış olması ihtimalidir. Anne büyük ihtimalle, kötü geni geçirir. Bu durumda, aynı zamanda babayıda taşıyıcı olup olmadığını bilmek için, kontrol etmek gerekir. Babanın durumunu belirlemek için bir test yapılabilir fakat bu taşıyıcıları %70 oranında keşfeder, yani gözden kaçan taşıyıcılar olabilir.

Hamilelik, hastanın durumunu kötüleştirebilir mi?

Bu mümkündür. Kişi, hamilelik süresince gözetim altında tutul­malıdır.

Hamilelik süresince gerekirse, fizyoterapi ve antibiyotiğe devam edilir mi?

Evet ve daha fazlası da vardır. Genelde bir enfeksiyon oluşumunu önlemek için penisilin sefalosporinin bir türü güvenle kullanılabilir.

Ayrıca, akciğer genişlemesini sağlayan spreylerin düzenli kul­lanımı da yardımcı olacaktır. Tüm bunlar güvenlidir.

Bebek herhangi bir risk taşır mı?

Kistik fıbroz hastalarım ilgilendiren solunum ve beslenme ile ilgili problemlerin rahimde büyümeyi kısıtlayan riskin hatırı sayılıdır. Bazen durum o kadar kötüye gider ki; erken doğum kaçınılmaz olur. Solunum veya kalp bozukluğu gibi başka komplikasyonlar da erken doğumu tetikler.

Kistik fibrozu olan bir kadının doğumunda özel bir durum uygulanır mı?

Hayır. Prostaglandin E rahatlıkla kistik fibrozu olan kişide uygulan­abilir. Doğumu hızlandırmak gerekirse, oksitosin de kullanılabilir.

Peki ya doğumda ağrı kesici kullanımına ne demeli?

Kistik fibroz durumunda, solunum üzerinde depresif etkilere neden olabilecek morfin veya peditin gibi uyuşturucuların kullanımında hafif bir endişe vardır. Bu yüzden bu tip hastalara ısrarla epidüral önerilir. Bu, doğumun son aşamasında hastanın gereksiz çaba sarf etmesini engeller. Eğer sezaryen yapılması kesinlikle gerekirse, genel anestezi­den kaçınılması ve bölgesel anestezi yapılması gerekir. Epidüral, doğumda en etkili ağrı kesicidir.

Doğumda ekstradan ihtiyaç duyulan uygulamalar var mıdır?

Bazen, doğumda kistik fibroz hastalarına ilave oksijen vermek gerekir. Epidüral, bu ihtiyacı azaltır.

Müdahale için kullanılan başka metotlar var mıdır?

Evet. Doğumun ikinci aşamasında aşırı çaba sarf etmeyi önlemek amacıyla, forseps ve vantuz genelde önerilir.

Emzirmeyle ilgili tavsiye nedir?

Annenin genel sağlık durumu ve besleme kapasitesi eğer tatmin ediciyse, ve emzirmek isteniyorsa, anne desteklenmelidir.

Eğer annenin besleme kapasitesi çok zayıf ve kendisi çok kuvvetsizse, emzirme girişimleri, hem anneye hem de bebeğe zarar verebilir. Biberonla besleme, bu koşullarda daha uygundur. Böylece başkası bebeği beslerken, anne biraz dinlenme fırsatı bulacaktır.

Kistik fibrozlu kişilerin sütlerindeki minerallerde aşırılık olduğu söylenir. Bu doğru mudur?

Kesinlikle hayır. Eskiden bu hastaların sütünde sodyum fazlalığı olduğu düşünülürdü fakat bilimsel araştırmacılar bu tezi çürütmüştür.