Hamilelikte Anemi ve Sebepleri

0
anemi

Anemi, kandaki hemoglobinin yoğunlaşmasının normalin altında olduğu durumdur. En sık görülen medikal problemlerden biridir. Hafif vakalarda, çoğu kişi günlük hayatına, durumdan habersiz aynen devam eder. Hamilelikte, aneminin keşfedilmesi muhtemeldir. Çoğu kadın, anemik olduğunu öğrendiğinde, hem çok şaşırır, hem de durumdan biraz rahatsız olur. Doktor, tüm hamilelik süresince kullanılması gereken demir hapları verir. Doğrusu, potansiyel olarak anemi ciddi bir durumdur ve anne adayı bunu bilmelidir. Popüler inanışın aksine, ane­miye tek neden demir eksikliği değildir. Bazen, birkaç eksiklik mevcut­tur ve bunları gidermek için birçok tamamlayıcıya ihtiyaç duyulur. Bunlar genelde, yeme alışkanlıklarındaki bozukluklarla ilgilidir. Bazı insanlar, sonunda anemik olur ama bunun sebebi çok sıkı bir diyet değil, mide tarafından özümsenemeyen demirden kaynaklanan rahatsı­zlıktır. Bu kişiler, vücutlarında fazladan demir olmasına rağmen, ane­miktir, bunlar kroniktir. İlk örneklerdeki kişilerde, hasta hücre rahatsızlığı veya thalassemia görülür. Anemiyle alakalı tüm koşullar aşağıda anlatılmıştır.

Son olarak, birçok insan, doğru zamanda alınan folikasidin, spina bifıda gibi nöral tüplerdeki kusurların riskini azalttığını bilir. Fakat, folik asidin anemiyi önlemede önemli bir rolü olduğunu çok az kişi bilir. Hem demir, hem de folikasid anemiyi önlemenin de dahil olduğu birçok fizyolojik fonksiyona destek olarak alınır. İkisi birbirini tamam­lar.

Anemi nedir?

Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıyıcılarının bir­leşimidir. Normal ortalaması, yaklaşık 12-16g/dl’dir. Birçok uzman, hamilelikte, bu oranın 11-16g/dl olmasının olağan olduğu kanısındadır. Bu bileşimin, llg/dl altında olması durumu, anemi olduğunu gösterir.

Hemoglobinin kısaltılmış hali, “hb”dir. g/dl kısaltması ise hemoglo­bin seviyesini gösterir. Gram ve desilitreden meydana gelir.

Hamilelikte anemiye sebep olan nedir?

Hemoglobin ve kan hücrelerinin üretimini elverişli muhtelif “çiğ maddeler” sağlar.

Bunların en önemlisi demirdir. Hamilelikte, anemi olmasına %90 demir eksikliği neden olur.

Hamilelikte, anemiye neden olan diğer sebepler nelerdir?

B12 vitamini ve/veya folikasid eksikliği anemiye neden olabilir. Az rastlanılan nedenler olsa da, demir eksikliği olması durumunda, ola­bilecek diğer sebepler de araştırılır.

Başka sebepler var mıdır?

Genel olarak “hemoglobinopati” olarak adlandırılan başka durumlar vardır. Etkisi altında kalan insanlar, kronik anemiye meyilli olabilir ve hamilelik de bunun daha da kötü olmasına sebep olabilir. Bunlardan en yaygın olanı, hücre hastalığı ve thalassemia’dır.. Bu şartlarda, anemiye sebep olan en büyük neden demir eksikliğidir. Nitekim, fazla demir yüklemesine meyil vardır. Kan naklinden direkt olarak kaynaklanır. Bu nakiller çocukluktan itibaren yapılır. Bu durum kalıtımsaldır.

Neden hamilelik kadını anemiye yatkın yapar?

Hamilelikte, demir ihtiyacı yükselir. Çünkü, hamileliğin ihtiyaçlarını karşılamak için kan miktarında çoğalma olur. Kırmızı hücre kütlesi, %25 kadar çoğalabilir. Ayrıca fetus, bundan kendi payını alır. Fetus her bakımdan anneye bağımlıdır, buna demir de dahildir.

Demir eksikliği anemisini önlemede, diyetin rolü nedir?

Diyet tarafından emilmiş demir ihtiyacı, hamilelikte iki katma çıkar. Aslında, hamilelik ilerledikçe, demir ihtiyacı daha da artar. Diyet demir açısından zayıfsa, vücuttaki demir stoğu seferber olur, fakat diyet tarafından layıkıyla tekrar yenilenemez. Sonunda, stok boşalır ve hemoglobin seviyesi düşmeye başlar.Bazı kişiler, neredeyse anemik olarak hamile kalırlar, demir eksikliği yüksektir. Bazı anneler hamileliğin hemen başında, çok çabuk anemik olur. Tedavi olmazsa, hamileliğin ilerlemesiyle, anemi kötüler. Fetus, yetersiz olan anneden ihtiyaçlarını karşılamaya devam eder ve HB seviyesi son sürat düşer.

Ne tür bir diyet, demir ihtiyacını sağlamak için elverişsizdir?

Bu durumda vejetaryenler en dezavantajlı kişilerdir. Bunun sebebi; et ve diğer hayvansal besinlerde bulunan “heme” adlı demiri alama­malarıdır. “Heme” demiri, en kolay özümsenebilendir. Bununla beraber, “heme” olmayan demirin de hazım sisteminde özüsenmesi kolaylaşır. Buna göre vejetaryenler, iki kere dezavantajlıdırlar; hay­vansal ürünlerden demir alamazlar ve bitkisel ürünlerden aldıkları da yeterince verimli özümsenemezler.

Vejetaryenler için özel bir tavsiye var mıdır?

Demir eksikliği anemisini önlemek için, saptanabilir bir anemi olmadan önce, ağızdan demir ilavesi alınması tavsiye edilir, bu özellik­le vejetaryenler için geçerlidir.

Demir eksikliğinin sonuçları nelerdir?

Hemoglobin (hb) konsantrasyonunun düşmesiyle, oksijen taşıma kapasitesi azalır. Ayrıca, bu tek problem de değildir. Demir, vücuttaki çeşitli kritik enzimlerin üretimi için çok önemlidir. Bunların üretimi, de tesir altında kalır. Sonuç olarak, çeşitli vücut sistemleri tesir altındadır. Beyin, sinirler, kaslar, hazım sistemi ve cilt de buna dahildir. Kişinin hareketleri kısıtlanır, uyuşukluk ve yorgunluk genel olarak çok hissedilir.

Demir eksikliği, hamileliği direkt olarak etkileyebilir mi?

Evet. Demir eksikliğinin erken doğuma neden olduğuna dair kuvvetli bir kanıt vardır.

Demir eksikliğinin doğumdaki etkisi hakkında ne söylenebilir?

Demir eksikliğinin doğuma direkt bir etkisi yok gibidir. Mamafih, anemik bir kadın, doğumda olabilecek kanamayı ve önlenemez bir durumu çok zor tolore eder. Normalde, bir annenin doğumda 1000 ml (Ut) kan kaybetmesi olağandır. Oysa anemik olduğu kesin bilmen bir anne için bu durum bir ölüm-kalım meselesi olabilir.

Çok kesin olmasa da, demir eksikliği olan kadınların doğumda çok kan kaybetmeye ve olası bir komplikasyonla başa çıkabilecek az fizik­sel ekipmana sahip olduklarını belirten bir iddia vardır.

Özel bir durumu olmayan kadınlar, doğumu normalde doğumevi veya küçük hastanelerde gerçekleştirilebilirken, bu tip özel durumu olan kadınlar için buralarda olası risklerle başa çıkılamayacağından bu mümkün değildir.

Fetus bir şekilde, demir eksikliğinden etkilenir mi?

Evet, annenin demir stoklan tükendiğinde, fetusun da demir seviye­si normalin altına düşer. Buna istinaden, bebeğin ilk yılında anemik olmaya daha meyillidir. Aynen, enfeksiyonlara karşı da yüksektir.

Vücuttaki demir stoğu seviyesini bilmek mümkün müdür?

Ferritin adlı kan proteininin seviyesini değerlendirerek, kolayca bilinebilir. Bu protein, demir stoğunun seviyesini yansıtır.

Böylece her hamile kadının ağızdan demir destekleyicisi alması gerektiği mesajı verilebilir mi?

Özel durumları olan ve bunu kullanmaması gereken kadınlar hariç, diğer herkes almalıdır. Hamilelikte, çok iyi bir hemoglobin seviyesi ve çok iyi demir stoğu olan kadınlara demir ilavesi verilmesi ekstra fayda sağlamaz. En azından, sağlıklı demir stokları ve vücut sisteminde çeşitli enzimlerin üretimi tasdiklenmiş olur. Bu durum, aynı zamanda sağlıklı bir gidişatı gösterir. Bu tip bir kadının, kan kaybını tolore etmesi daha kolaydır. Hamileliğin ilk dönemini de daha sağlıklı olarak karşılar.

Vejetaryen olan ve anemik olarak hamile kalan veya düşük demir stoğu olan kadınların demir takviyesi almaları şarttır.

Ama bazı kişiler, demir hapına tahammül edemez!

Sorun, doğru markayı bulmaktır. Doktor doğru olanı bulmak için anneye yardımcı olur. Piyasada bir sürü çeşit vardır ve anne adayı, bir tanesini tercih edebilir. Anne bu konuda desteklenmelidir. Demir takviyesi anne ve bebeğin sağlığı açısından önemlidir.

Bazı anneler, likit preparasyon şeklinde olanı tercih ederler.

Eğer tüm bunlara anne katlanamıyorsa, doktor, demir eksikliğini ve anemi durumunu araştırır, gerekirse, bu takviyeyi iğne yoluyla verir.

Neden iğne seçeneği son çaredir?

Bu yol, her ne kadar demir takviyesini kolayca sağlasa da, başka problemler yaratabileceğinden, ilk seçenek olarak sunulmaz. Bazıları, buna alerjik reaksiyon gösterir. Ayrıca, bu iğne kasın diplerine yapıl­malıdır ve bu durum ağrı verici olabilir. Ayrıca, az da olsa, iğnenin yapıldığı bölgede apse oluşma riski vardır. Her seyirde birçok iğne yapılması gerekir (en az on) ki; bu çok uzun zaman alır. Bu, herkes için kolay bir yol değildir, ağız yolu daha kolaydır.

Yeni doğurmuş bir anne, demir almaya devam etmeli midir?

  • İhtiyaç derecesi birçok faktöre göre değişir.
  • Eğer annenin demir eksikliği varsa ve hamilelikte demir takviyesi aldıysa, doğumdan sonra da 6-8 hafta kadar alması önerilir.
  • Eğer doğumda çok kan kaybedildiyse, anne hamilelikte anemik değilse bile, birkaç hafta demir takviyesine başlaması ve devam etmesi önerilir.
  • Eğer emziriyorsa, demir ilavesine ihtiyaç artar.
  • Eğer anne vejetaryen ise, gerekli demir ihtiyacı sağlanamayacağın­dan, kesinlikle takviye yapılması önerilir.

Her anneye gerekli bilgilerin anlatılması gerekir. Normalde, doğum­dan sonraki birkaç gün veya hafta içinde hemoglobin seviyesi yükselm­eye başlar, fakat bu demir ihtiyacına gerek olmadığını göstermez.

Folik asid yetersizliği anemisi ne kadar yaygındır?

Çok nadir görülür.

Folik asidin doğal kaynağı nedir?

Pratik olarak, tüm folik asid içeren yiyecekler. Bunlara tahıllar (mısır, pirinç gibi) ve sebzeler dahildir. Maalesef, folik asid ısıya karşı hassastır ve pişirme sonucu kolayca yok olur. Sebzeleri 5 dakika, kay­natmakla, içindeki folik asidin %90′ı yok edilir. Yiyeceklerin normal şartlarda hazırlanması gerekir.

Folik asid takviyesine ihtiyaç duyulan özel durumlar nelerdir?

Kırmızı hücrelerin yok olması gibi kronik bir durumu olan kadın­ların, arttırılmış folik asid takviyesine ihtiyacı vardır. Bu, daha çok hamilelik için geçerlidir. Aslında, çocukluktan beri varolup, hamilelik­te ortaya çıkan “sickle hücre hastalığı”, “talassemi” ve “kalıtsal sferositosis” gibi kronik hastalıklar, hamilelikte ortaya çıkar. Bu gibi durum­lar takviye gerektirir.

Önerilen günlük folik asid dozu yaklaşık 5mg’ir. Özel durumlarda lOg’a kadar önerilebilir. Bu nadirdir. Eğer folik asid hamilelik öncesin­den itibaren alınıyorsa, dozu kontrol edilmeli ve ayarlanmalıdır.

Epilepsi problemi olan ve bunun ilacını kullanan kadınlar da, gün­lük 5mg kadar folik asid almalıdır.

Çoklu hamilelik durumunda da, eksiklik daha çok olabileceğinden doz ayarlanır.

Annenin muhtemel anemisi bir yana, folik asid yetersizliği fetusu nasıl etkiler?

Eğer annede, hamile kalmadan önce folik asid yetersizliği varsa, nöral tüp bozuklukları (özellikle spina bifıda) artar. Bu durumda da, hamile kalana kadar ki zamanda kesinlikle folik asid alınması gerekir ki, böylece spina bifida riski oldukça azalır. Bu durum, özellikle, önce­den etkilenmiş bir bebeği olan anneler için daha da önemlidir.

Hamile kalmadan folik asid yetersizliği yaşanan durumlarda, ola­bilecek diğer anomaliler “yarık dudak” ve “yarık damak”tır.

Annedeki yetersizlikten dolayı, fetusta folik asid yetersizliği oluşur mu?

Hayır. Annede folik asid yetersizliği olsa bile, plasenta fetusun ihtiyaçlarını karşılamak için folik asidi taşır, ama eğer stoklar çok aza­lırsa, bebek doğumdan birkaç hafta sonra folik asid eksikliğinden dolayı anemik olma riski taşır.

Foik asid eksikliği, erken doğuma sebep olabilir mi?

Folik asid eksikliğinin eken doğumla ilgisi yoktur.

“Megaloblastic” anemi nedir?

Folik asid eksikliğinin neden olduğu anemiyi tanımlayan terimdir. Kırmızı hücrelerin normalden büyük olduğunu (mega) gösterir.

Ayrıca, megabolastic anemiye sebep olan tek nedenin folik asid eksikliğinin olmadığını vurgulamak da gerekir. B12 vitamininin eksik­liği de buna neden olur.

Eğer annede folik asid eksikliği varsa, doğumda alınması gereken başka önlemeler var mıdır?

Eğer bir kadın doğuma kadar hala folik asid anemisi ise, bu sadece bir idare bozukluğudur, kolayca düzeltilebilecek bir problemdir. Doğumda özellikle yapılması gereken bir şey yoktur. Tabii ki, anemi için gerekli önlemeler alınır. Bu önlemlerden biri de, özellikle doğum sonrasında, kan nakli gerekebileceğinden, uyuşan kan nakli hazırda bulundurulmalıdır.

Emzirme folik asid ihtiyacını yükseltir mi?

Evet, aynı derecede. Emzirilen bir bebek, tüm besinini anne sütün­den aldığından, diğer bütün şeyler gibi, folik aside de ihtiyaç duyar. Folik asid eksikliğinin olduğu bilmen anneye, muhakkak takviye alması önerilir. Bazıları doğru diyeti uygulayarak buna ihtiyaç duyma­zlar. Emziren bir anne için bile normal diyet yeterinden fazla folik asidi temin eder.

Hamilelikte B12 vitamini eksikliği anemisi ne kadar sık görülür?

Çok nadir. Üç çeşit anemiden (demir, folik-asid ve B12 vitamini) en az görülenidir.

B12 vitamininin eksikliği hamile kalmayı etkileyebilir mi?

Evet. Takviye edilmemiş B12 vitamini eksikliği hamile kalmayı çok zorlaştırır. Her ne kadar az rastlansa da, doğurganlığı azaltan bir sebep­tir.

B12 vitamininin doğal kaynağı nedir?

Sıradan bir diyet, gereğinden fazlasını karşılar. Hayvansal ürünler, şüphesiz, bu vitamin için en iyi kaynaklardır. Vejetaryenler, bu durum­da biraz dezavantajlıdırlar, bu yüzden onlara takviye almaları önerilir. İşlenmiş gıda üreticileri vitamin takviyeleri eklerler, B12 buna bunlara dahil olabilir.

Birisinin B12 vitamini eksikliğine meyilli olmasına sebep olan koşullar var mıdır?

Anemi pernisyoz (tehlikeli) durumunda, hazım sisteminde B12 vit­amininin özümsenmesi zor olur. Yiyeceklerde bulunan vitamin ise özümsenemeden, dışkı yoluyla vücuttan atılır. Bu da B12 eksikliğine ve anemiye neden olur. Hamilelik söz konusu olduğunda, bu durum alakalı olmayabilir, çünkü, bu oluşum için seneler gerekir.

Ayrıca “tropical sprue” (bağısaklarda müzmin amel olan tropikal bir hastalık) da B12 yetersizliğine neden olabilir ve her yaşta meydana gelebilir. Hamilelikte de görülebilir.

Bu durumlara çare bulmak kolaydır, B12 vitamini iğneleri gerekir. Bu durumlar pek nadirdir.

Hamilelikte anemi oluşumu, birkaç nedenin birleşiminden oluşabilir mi?

Bu, nadir değildir. Demir eksikliği anemisi en çok görülen anemi tipi olduğundan, buna uygulana tedavi, aynı anda bulunan folik asid eksikliğini ortaya çıkarır. Bunun da ayrıca tedavi edilmesi gerekir, çünkü ikisinin tedavisi farklıdır.


Daha önce de belirttiğimiz gibi, B12 eksikliği nadir görülür fakat körü beslenmenin, çok ekstrem durumlarında karşılaşılabilir.

Hamilelikte her üç eksikliğin aynı anda vuku bulması pek rast­lanılan bir durum değildir. Çünkü, bu tip bir kadının hemen hamile kalması pek mümkün değildir. Ama yine de tıpta, asla asla denmemelidir.

Bu eksikliklerden ikisinin beraber görüldüğü hastalara olarak oral preparasyonlar önerilir. Bunlarda demir ve folik asid birleştirilmiştir. Yetersizliği önlemek için takviye alan kişiler için de muhtemelen uygundurlar. Genel olarak, yetersizliğin saptanmasından sonra, tedavi olarak kullanılması o kadar iyi sonuç vermeyebilir.