Hamilelik ve Kilo Alımı

1

Eğer bir kilo problemi varsa – ister az kilolu, ister çok kilolu olsun – ideal olan bu problemin hamilelik öncesinde çaresine bakılmasıdır.

Gerekli durumlarda anne adayına uygun diyet uygulaması tavsiye edilir.

Normal kiloya sahip kadınlarda da, hamileliğin yarattığı kötü sonuçlar olabilir.

Hamilelik süresince alınan ortalama 12 kg, doğumdan sonra kolay­ca verilebilir.

Bu kilonun çoğunu bebek, plasenta ve sıvı kaplar ki; bunlar doğum­dan sonra kolayca gider. Geri kalan vücudun tuttuğu su ise, doğumdan sonra idrar yoluyla vücuttan atılır. Asıl zorlukla giden kilolar vücutta cilt altında yerleşen yağlardır. Bu yaklaşık 2-3,5 kg arasıdır. Doğum sonrasında egzersiz yaparak bundan rahatça kurtulunabilir. Ayrıca, emzirme de kilo vermeyi kolaylaştırır.

Tabi, bu kilo verme hızı kişiden kişiye ve bir hamilelikten diğerine göre değişir. Biz burada spesifik soruları cevaplandırmaya çalışmak­tayız.

HAMİLELİKTE RİSK

Hamilelik öncesi kilo durumu bir risk faktörü müdür?

Hem çok düşük, hem de çok yüksek kilo hamilelik için risk fak­törüdür. Yine de standart bir oran yoktur.

45 kg en düşük – 80 kg ise en yüksek normal kilo olarak nite­lendirilir. Bunun aşağısı veya yukarısı normal dışıdır. Tabi bu oranlar kadının boyuna göre de değişir.

DÜŞÜK KİLO

Düşük kilo nasıl olur?

Genelde bu sorun, anoreksi, nervosa ve bulemi gibi yeme bozukluk­ları sonucunda gelişir. Bu tip problemleri olan kişiler hamile kalmakta zorlanırlar fakat bazıları başarabilir.

Bir de diğer bir düşük kilo sebebi ise; aşırı uyuşturucu kullanımıdır. Az beslenme sonucu düşük kilolu olurlar. Yemeğin bu insanların hay­atlarında çok önemli bir yeri yoktur.

Ayrıca fakir ülkelerde, iyi beslenmeme sonucunda da düşük kilo sorunu görülür.

Neden hamilelikte düşük kilo bir risk faktörüdür?

Düşük kilolu kadınlar hamilelikle daha zor başa çıkarlar. Bu durum bebeğin gelişiminin kısıtlanmasına ve düşük kilolu olmasına neden olabilir. Düşük kilolu bebekler risk altındadırlar – düşük kan şekeri, beslenme sorunu, virütik enfeksiyonlar, aşırı düşük vücut ısısı gibi ve perinatal dönemde bebeği kaybetme riski vardır.

Annenin düşük kilolu olması düşük için bir risk faktörü müdür?

Bununla ilgili bir kanıt yoktur.

Erken doğum hakkında ne söylenebilir?

Yine bununla ilgili bir kanıt yoktur.

Bu tip kadınlar yardım alırlar mı?

İdeal olanı; yeme bozukluğu yeme bozukluğu – anoreksi, bulemi, nervosa – yaşayan kadınların hamile kalmadan önce tedavi görmeleri ve hamile kalana kadar normal kiloya ulaştırılmaları gerekir. Fakat zaten hamile ise, kadına normal hamilelik bakımı uygulanır. Kadının kontrollerine diyetisyen ve psikiyatr da katılabilir.

Uyuşturucu bağımlılarına ekip olarak yardım gerekir.

Uygulamaların asıl amacı; gerekli besinin alımının sağlanmasıdır.

Eğer anne düşük kilolu ise, doğumda uygulanan özel bir yöntem var mıdır?

Pek değil. Eğer fetus gelişimi yeterli olmamışsa elektronik denetime devam edilmesi gerekir. Tabi fetusun gelişimindeki kısıtlanma sezaryeni mecbur kılabilir. Bunlar dışında, doğumda diğerleriyle aynı uygulama yapılır.

Doğum sonrası için özel uygulama yapılır mı?

Problemin giderilmesi için yapılan uygulamalar doğum sonrası için de geçerlidir.

AŞIRI KİLO

Obezite hamilelikte risk faktörü müdür?

Obezite, bir risk faktörü olması dışında, çeşitli hamilelik sorunlarıy­la alakalıdır. Bunlara; hipertansiyon, preeklampsi, gebelik diyabeti, iri bebek, doğum sonrası aşırı kanama ve idrar yollan enfeksiyonları dahildir. Tromboz ve trombofelibitis riski olduğuna dair iddialar vardır.

Obezite durumunda, hamilelik bakımı nasıl olmalıdır?

Obez bir hamilenin karnının incelenmesi çok zordur. Bu durumda, riskli bir durumun (sıvı artışı, bebeğin ters duruşu gibi…) gözden kaçırılması mümkündür.

Bu zorluklar, ultrason gibi teknolojik yardımları da etkiler mi?

Maalesef evet. Belirgin bir obezite durumunda, ultrason görüntüsü çok net almamayabilir.

Doğum için ne söylenebilir?

Obez kadınlarda, doğum öncesi problemlerde artış olduğundan, sezaryen doğum olması riski de olabilir.

Obez kadınlarda anastezik (genel anastezi, epidüral) uygulamalar da zordur.

Tromboz riski artar.

Her şey yolunda gitse bile, ameliyat sonrası yara enfeksiyonu oluşu­mu obezlerde yaygındır.

Doğum öncesi kontrolde, aşırı kilolu kadının, kilo vermesi için desteklenmesi gerekir mi?

Hiç de değil. Her ne kadar kadın kilolu hamile kalsa da, kilo verme işi doğum sonrasına bırakılmalıdır. Tabi ki düzensiz beslenme yüzünden kiloluysa, uygun bir beslenme tarzı öğütlenmelidir. Kilo verme amaçlı değil ama sağlıklı olma amaçlı egzersizler uygulatılabilir.

Sorunları en aza indirgemek için yapılması gereken şeyler var mıdır?

Doktorun sorundan haberdar olması ve sorunla ilgili konularla yakından ilgilenmesi gerekir. Mesela yükselen tansiyon, idrar yolları enfeksiyonu ve diyabet sürekli kontrol edilmelidir. Sezaryen durumun­da koruyucu antibiyotikler verilebilir. Bazı durumlarda trombozu önle­mek amacıyla heparin verilebilir.

Eğer normal doğum yapılacaksa, potansiyel problemler nel­erdir?

Genelde çok kilolu kadınlar iri bebekler doğururlar. Bazen daha zor doğum yaptıkları gözlemlenir.

Eğer bebek normalden iri ise, ilk birkaç saat içinde kan şekeri ölçülmelidir.

HAMİLELİKTE KİLO ALIMI

Hamile kaldığında “normal” kilolu olan bir kadın, hamilelikte kaç kilo almalıdır?

Ortalama olarak 12 kg. almalıdır. Bu 8-16 kg arası değişebilir. Hatta bazen daha fazla da olabilir. Bu oranlar tekli bir hamilelik için geçer­lidir. İkiz, üçüz gibi durumlarda daha fazla kilo alınması mümkündür.

Alınan kiloyu hangi faktörler etkiler?

Yeme alışkanlığı en önemli faktördür. Tabi diğer faktörler de önem­lidir. Hamile kalmadan önceki kilo önemlidir. Annenin yaşı önemlidir.

Hamileliğin herhangi bir döneminde kilo alışının maksimum olduğu görülür mü?

İlk dönemde çok az kilo alınır. Bu 1-1,5 kg. gibidir.

14 haftadan sonra, haftada 0,5 almak mümkündür. Yani bu her ay 2 kilo anlamına gelir. 30. haftadan sonra kilo alımı yine düşer. Son haf­talarda ya çok az kilo alınır, belki de hiç alınmaz.

Ayrıca unutmamak gerekir ki; alınan kilonun çoğunluğunu su tutu­mu ve rahim içeriği teşkil eder. Ve bunlar doğumla hemen gider.

Ama tabi yağ olarak kazanılan kilolar da vardır. Evet. Bazı yağlar karın, kalça ve sırtta deri altında birikir. Bunların yok olması için doğum sonrasında egzersiz yapılması çok iyidir.

Doğumdan sonra ne olur?

Alınan kilonun büyük bir kısmı su tutumudur. Bu hamilelik hor­monlarının yarattığı direkt bir etkidir. Doğumdan sonraki 10 gün içinde tutulan su gider. Geri kalan 3 kg. kadar bir miktardır.

Yağ nasıl vücuttan atılır?

Genelde aktif olan bir kadının ekstra bir çaba sarf etmesine gerek kalmadan, bunlar kendiliğinden gider. Emzirme de kilo vermeyi hız­landırır. Kilo vermede aceleci davranan kadınlara ise egzersiz yap­maları önerilir.

Hamilelikte kilo almayan kadının endişelenmesi gerekir mi?

Hamilelikte kadın vücudu kilo almaya müsaittir. Bunun asi durumu araştırılmalıdır. Bazen aşırı kusma buna neden olur. Eğer neden bu değilse, beslenme tarzı araştırılmalıdır. Kilo alamama ve iyi beslen­meme, fetusun gelişimini de kısıtlar.

Eklemek İstedikleriniz