Hamilelik Süresince Enfeksiyon Kapma

2

Hem çocuklara, hem de yetişkinlere bulaşan çok sayıda virüs mev­cuttur. Bunların çoğuna, vücudun bağışıklık sistemi derhal karşılık verir ve virüs birkaç gün içinde yok olur. Bazı durumlarda, kişi enfek­siyon bulaştığının farkına bile varmaz. Bazı virüs enfeksiyonları tipik belirtiler gösterir ve çok kolay teşhis edilirler. Örneğin suçiçeği bunlar­dan biridir.

Virüs enfeksiyonlarının gidişatmdaki farklılıklar burada sona ermez. Özellikle, Rubella gibi enfeksiyonlar, kişinin bağışıklık sistem­ini kendi hayatlarını devam ettirmek için kullanırlar. Diğer bazı virütik enfeksiyonlar, hayat boyu orada kalabilir ve bazen alevlenebilirler, buna en tipik örnek jenital herpes’tir. Bazıları ise kronik olabilir, ileri gidebilen ve hatta öldürücü olan bu enfeksiyonlara en başlıca örnek HlV’dir.

Bu karmaşık duruma ek olarak, bazen sonucun hemen öngörülemediği de söylenebilir. Buna örnek de Hepatit B’dir. Bir kişi Hepatit B virüsünü taşırken, hızlı ilerleyiş karaciğeri hasta düşürür veya kişi, dış görünümü senelerce çok sağlıklı gibi gözükse de, arka arkaya çeşitli hastalıklar yaşayabilir. Bunun aksine, bağışıklık sistemi virüsü tamamen de yok edebilir. Tüm bu örnekler, virütik enfeksiyon­ların ne kadar çeşitli olduklarını ve bu yüzden doktorların iyileştirmek için standart bir tavsiye de bulunamadığını göstermektedir. Hamile olmayan kişiler için bu virüsler nadiren önemsiz olabilse de, hamilelik­te, içeride bir fetus geliştiğinden, durum önemlidir. Fetus hassastır ve bu hassasiyet hamileliğin aşamasına göre değişkendir. Örneğin Rubella, hamileliğin diğer aşamalarında önemsiz olsa da, ilk haftalarda karşılaşıldığında, yıkıcı zararlar verebilir. Suçiçeği ise, 20. haftada karşılaşıldığında, önemsenmesi gerekirken, doğum arifesinde ortaya çıkarsa çok büyük problemler yaratabilir.

Tüm bunlar, yazının bu bölümünde detaylıca açıklanmıştır. Okuyucunun, hamilelikte enfeksiyonlarla gelişen sorunların nadir olduğunu bilmesi gerekir. Mamafih, meydana gelebilir ve olası durum­da ne yapılması gerektiğini bilmek önemlidir. Bakteriyel kısım olarak, konuyla ilgili ve sık görülen idrar yolları enfeksiyonu, seksüel yolla bulaşan hastalıklar gibi konular detaylıca anlatılmıştır.

Hamileyken kızamık’a yakalanırsam ne olur?

Panik olmayın. İlk yapmanız gereken budur. Birçok yetişkin, bazıları çocukken aşılanmış olsa bile, çocuk doğurma yaşında bu enfeksiyonu geçirirler. Bundan kazanılan bağışıklık hayat boyu için geçerlidir ve aşılananların %95’i bu bağışıklığı elde eder.

Hamilelikte şüpheli bir durum için çok az bir ihtimal vardır. Bu aşının yapılmış veya bağışıklığın kazanılmış olduğuna dair şüpheniz varsa, hemen doktorunuza başvurup gerekli tetkikleri yaptırıp duru­munuzu öğrenebilirsiniz. Herhangi bir kayıt yoksa, basit bir kan testi bile bağışıklık durumunuzu açıklar.

Duruma duyarlı iseniz, immunoglobulin iğnesi (koruyucu protein), size pasif bağışıklığı sağlayabilir. Tam koruma sağlamasa bile, enfek­siyonu kapma durumunda, bu durumu hafifletir.

Eğer farkında olmadan kızamığa maruz kalırsam, enfeksiyon­um olduğunu nasıl anlarım?

Yine, yukarıda anlattığımız gibi, bu az bir ihtimaldir. ,ancak bu gerçekleşirse, enfeksiyon ciddi olabilir, hastanede özel bakım gerek­tirir. Akciğer iltihabı (zatürre), ikinci bir bakteriyel iltihapla daha da kötüleşebilir, bu en çok görülen problemdir. Kızamık enfeksiyonunda yaşanabilecek potansiyel sorun da, kızamığın erken doğumu kışkırtmasıdır. Bu durumda, anne çok hasta değilse, kasılmalar durdurulmaya çalışılır. Fakat bu çabalar her zaman başarılı olmaz.

Kızamığa bağışıklığım olmadığını bilirsem, hamilelik süresince aşılanabilir miyim?

Hayır. Kızamık aşısı, canlı bir virüs sağladığından, hamilelikte yapılamaz.

Eğer hamile olduğumu fark etmeden bu aşıyı yaptırırsam ne olur?

Çoğu doktor, aşı yapmadan önce, adetlerin geçmişini inceler. Bazıları daha da ileri gidip, olası bir aksiliği önlemek amacıyla, hamile­lik testi yaptırır. Fakat yine de, hamileyken yapılmış kızamık aşısı vakası çok olmuştur. Bebeğe bir yan etkisine rastlanmadığından, hamileliğe son vermenin gereği yoktur.

Hamilelikte kızamıkçığa (Rubella) yakalanırsam, ne yapmalıyım?

1960’ların ortalarından itibaren doğan annelerin çoğuna bu bağışık­lık kazandırılmış ve %90’mın bağışıklığı uzun süreli olmuştur. Geriye kalanların büyük bir kısmı da, bu hastalığı geçirmiş ve bağışıklığı kazanmıştır.

Eğer bağışıklık durumunuzu biliyorsanız, hemen doktorunuza başvurmalı ve bir kan testi ile durumu öğrenmelisiniz.

Rubellaya bağışıklığım olsa da, hamilelik süresince, bu enfek­siyona açık oluşumdan bebeğim etkilenir mi?

Hayır. Sizin bağışıklığınız varsa, enfeksiyonu kapmazsınız ve böylece fetusa etkisi söz konusu olmaz.

Eğer bağışıklığım olmadığım görülürse, fetusa yardım olarak yapılacak bir şey var mıdır?

Eğer hamilelik süresince, enfeksiyon kapılırsa, fetusu korumak amacıyla birşey yapılamaz. Yalnız çoğu Rubella enfeksiyonu geçirmiş olsa da, kendisini göstermeyebilir, yine bir kan testi yardımıyla, zamanında bu enfeksiyonu geçirmiş olduğunuzu, konfirme ede­bilirsiniz.

Fetusun üzerindeki etkileri nelerdir?

Rubella “konjenital” (doğuştan), Rubella sendromuna neden olur. Hamilelikte, ne kadar erken geçirilirse, o kadar şiddetli özellikler ken­dini gösterir. Bunlar aşağıdaki gibidir:

  • Sarılık
  • Dalağın genişlemesi
  • Katarakt . * sağırlık
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Küçük bir kafa ve akıl geriliği
  • Tiroidin iyi çalışmaması

Sendrom, çocuğun hayatının kalitesini ciddi bir şekilde kötü etk­ileyebilir. Özellikle, hamileliğin ilk 12 haftasında geçirilirse, bazı bebekler bundan etkilenmeden kurtulabilir.

Enfeksiyondan etkilenen ve kurtulabilen bebekleri belirleyebilen bir test var mıdır?

Evet. Fakat maalesef bu test, ancak 20. haftada yapılır ve güvenilir sonuç alınabilir. Kordondan alınan bir kan örneği, bunun bebeğe geçip geçmediğini gösterir. Bu prosedür, az da olsa, fetusun ölümüne veya düşüğe neden olabilir.

Hamileliğin erken döneminde geçirilen Rubella karşısında seçenekler nelerdir?

Başka enfeksiyonlar da aynı belirtileri göstereceğinden, gerekli test yapılarak durum konfirme edilmelidir. Eğer Rubella enfeksiyonu görülürse, o zaman anne hamileliği sonlandırma veya riski göze alıp devam etme arasında karar vermelidir. Bilinmesi gerekir ki, hamileliğin bu döneminde, enfeksiyon görülürse, çoğu bebek durum­dan etkilenir.

Peki ya hamileliğin geç bir döneminde bu duruma maruz kalınırsa?

Hamileliğin geç döneminde duruma maruz kalma ihtimali az olduğu gibi, olası bir durumda gösterdiği etki de çok azdır. Her şeyden önce, enfeksiyon varlığı bir kan testi ile konfirme edilmelidir. Bu durumda doğum uzmanları anne ile konuyu görüşüp, testi isteyip istemediğine dair fikrini almalıdır. Çoğu, bunu doğum sonrası yapar. Eğer bebekte enfeksiyon görülürse, bebeğin genel sağlığı kontrol edilmelidir.

“Doğuştan Rubella Sendromu” na maruz kalan bebeklerde bazen etkiler geç ortaya çıkabilir.

Bu etkiler:

  • Tiroid yetersizliği
  • Diyabet
  • Erken ergenlik anormalliğidir.

Hamilelikte, dikkatsizce rubella aşısı yapılırsa, ne tavsiye edilir?

Hiçbir şey yapmak gerekmez. Hamilelikte yapılan aşının yan etkisi görülmemiştir. Ancak bilerek yapmanın da gereği yoktur.

Hamilelikte, Rubellanın etkisini azaltmak için yapılması gereken bir şey var mıdır?

Pek yoktur. Her ne kadar pasif bağışıklığı sağlamak için, immunoglobulin preparatı olsa da, hamilelikte bu tavsiye edilmez. Çünkü bunun fetusa enfeksiyon bulaşmasını önlemeyeceği ve fetusa kötü etkiyi azaltmayacağı bilinmektedir.

Hamilelikte suçiçeğine maruz kalırsam ne yapmalıyım?

Bağışıklığınızı kontrol ettirmelisiniz. Büyük ihtimalle, suçiçeğini önceden geçirip geçirmediğinizi biliyorsunuzdur. Eğer geçirmişseniz, problem yoktur. Çocuklarında aşısı yapılmış hamilelikte suçiçeği geçiren kişilerin %90’ının bebeklerine bir zarar gelmez. Bu durum tabi on kişiden birinin hassas olacağını gösterir.

Bağışıklık kontrol edilirken, kişinin etki altında olduğu görülürse, ne yapılması gerekmektedir?

Fetus üzerindeki potansiyel etkisi, hamilelik dönemine göre değişir. Hamileliğin ilk 12 haftasında enfeksiyon görülen bebeklerin %10’unda bilinen etkiler meydana gelir. Olası hasar, hamileliğin ileri dönem­lerinde azalır. Bu azalma, enfeksiyonun aktif olduğu bir dönemde doğan bebekler için geçerli değildir.

Fetusa bulaşması durumunda ne gibi etkiler görülür?

Aşağıdakilerden bazıları veya çoğu görülebilir:

  • Ciltte büyük lekeler
  • Küçük kafa
  • Katarakt ve gözün içinde yaralar gibi göz problemleri
  • Uzuvlarda felç
  • El ve ayak parmaklarında deformasyon, hatta eksiklik
  • Ispazmoz

Hamileyken suçiçeği geçiren çok az annenin bebeğinin durumdan etkileneceğini bilmek gerekir. Ve yine, hamileliğin son dönemlerinde geçirilen suçiçeği daha hafif olur. Bazı durumlarda, bebeklikte belirgin bir etki görülmezse de, çocukluk döneminde etkileri görülebilir.

Neden özellikle doğum esnasında suçiçeği enfeksiyonu aktifse önemlidir?

Bu şekilde doğan bebekler, doğumdan somaki 1 hafta içinde çok ağır ve genel bir enfeksiyona maruz kalırlar.

Bu bebeklerin çoğu enfeksiyondan etkilenir. Nedeni ise, anneden kendisine plasenta yoluyla geçen koruyucu antikorları elde etmek için vakit bulamamasıdır.

Etkileri önlemek veya en azından azaltmak için, pediyatrik uzman­lar gerekli ölçüde pasif bağışıklık ve antivirüs etkili bir aşı kombinasy­onu verir.

Hamilelikte suçiçeği geçirilirse, yapılacak bir şey var mıdır?

Eğer enfeksiyon geliştiyse, yapılacak bir şey yoktur.

Kan testi, kişinin suçiçeğine karşı bağışıklığı olmadığını gös­terirse ne olur?

Suçiçeğinin kuluçka dönemi 10 ile 20 gün arasıdır. Eğer zamanında farkına varılırsa, enfeksiyon kendini göstermeden bağışıklık kazandıra­cak bir iğne düşünülebilir. Bu, enfeksiyonun anne üzerindeki (ve tabi buna bağlı olarak bebek üzerindeki) etkilerini azaltmak için yapılır. Nadiren ikisini birden engelleyebilir.

Bunun gerekliliği konusunda genel bir fikir yoktur, hatta bazı dok­torlar hamileliğin ilk döneminde karşılaşılan suçiçeğinin bebeğe zarar verme riski taşımadığından, pasif bağışıklığa gerek olmadığını düşünürler.

Suçiçeği ile zona arasındaki bağlantı nedir?

Zona, suçiçeğinin son belirtisi olarak ortaya çıkabilir. İkisi aynı şey­dir.

Suçiçeğine neden olan virüs hayat boyu vücutta kalır. Her ne kadar kişinin hayat boyu suçiçeğine karşı bağışıklığı olsa da, zona ortaya çık­abilir, bu aynı virüsün yeniden ortaya çıkmasıdır. Zona, genel bağışık­lık sisteminde düşüşle ortaya çıkar.

Zona aynı zamanda, “herpes zoster” olarak da tanınır. Çünkü zona da, suçiçeği de herpes familyasına aittir.

Hamilelik süresince, zona oluşumunun sonuçları nelerdir?

Fetus risk altında değildir. Hamilelikte zonası olan anne geçmişte suçiçeği geçirmiştir. Bu da, halen vücudunda koruyucu antikorların bulunduğunu ve bunların da fetusa geçerek, korumaya aldığını gösterir.

Hamilelikte geçirilen suçiçeği veya zona için herhangi bir ilaç var mıdır?

Normalde suçiçeği kendi kendine düzelen bir hastalıktır, ilaç takviyesi yapılmaz. Ama eğer çok ağır bir hastalık durumu varsa antiviral ilaç kullanılabilir. Binlerce vakada, tüm dünyada “acyclovir” adlı ilaç kullanılmış ve bunun anneye veya bebeğe aksi bir etkisi görülmemiştir. Lakin kesin güvenlik garanti edilmediğinden, sadece faydaların olabilecek zararlardan daha çok olacağının düşünüldüğü vakalarda kullanılmalıdır.

Suçiçeği düşük veya erken doğuma neden olabilir mi?

Evet. Bu durum nadirdir, fakat enfeksiyon şiddetli olduğunda, rah­min faaliyetini etkileyebilir ve hamileliğin dönemine göre düşüğe veya erken doğuma neden olabilir.

Herpes

Eğer jenital Herpes enfeksiyonu ilk olarak hamilelik süresince meydana gelirse, anne ne yapmalıdır?

Enfeksiyonun dikkatlice incelenmesi çok önemlidir. Herpes için semptomların şiddetini azaltmak için belli bir tedavi yöntemi yoktur. Eğer enfeksiyonun diğer organlara bulaşma belirtisi varsa, hastalığın gidişatını hafifletmek için “acyclovir” tedavisi uygulanabilir.

Hamilelikte jenital herpes tekrarlarsa ne olur?

Herpes enfeksiyonu, hayat boyu kalır. Eğer hamilelikte, herpetik jenital bozukluk tekrarlarsa, enfeksiyonun sadece tekrar belirme durumudur, belli bir tedbiri yoktur. Sadece bulgusal tedavi gerekebilir.

Jenital herpes düşüğe veya erken doğuma neden olabilir mi?

Evet. Eğer, ilk enfeksiyon ise ve vücudun kalan kısmını etkilemişse, rahmin faaliyetini de etkileyebilir. Bu da düşüğe veya erken doğuma neden olabilir. Rahim faaliyeti devam etmekteyse ve kasılmalar henüz yoksa, erken doğumu önlemek için denemeler yapılır.

Bir kadının jenital herpesi olması, doğum şeklini etkiler mi?

Sadece eğer bu zamanda aktif bir lezyon (fonksiyon bozukluğu) varsa.

Eğer doğuma giderken, aktif bir lezyon yoksa ve başka engel görülmüyorsa amaç normal doğumdur. Eğer aktif bir lezyon varsa, bebeği korumak amacıyla sezaryen doğum yapılır.

Bir anne hepatit B’ye maruz kaldığını nasıl bilebilir?

Çok büyük bir risk faktörü olmadığı takdirde, bunu bilmek zordur. Bilinen risk faktörleri; uyuşturucu iğnesinin paylaşımı ve korunmasız birçok kişi ile cinsel ilişkiye girmesini içerir.

Kan verme işlemi artık bir risk olarak görülmemektedir. Çünkü her kan Hepatit de dahil olmak üzere virütik enfeksiyonlar açısından ince­lenir.

Belirtileri bilmenin yeterli olmayacağından, her anne bu testi yaptır­malıdır. Enfeksiyonun görüldüğü annelerin bebeklerine doğumda koruyucu iğneler yapılmalıdır.

Hepatit B semptomları nelerdir?

İşte bu, zorluğun başladığı yedir. Çoğu hastada hafif bir grip ile belirir ve semptomu hiç yoktur. Hafif bir bulantı ve kusma olabilir, göğüs kafesi altında, karaciğerin olduğu yerde karın ağrısı hissedilebilir.

Hepatit B enfeksiyonu taşıyan kişi muhakkak sarılık olur mu?

Hep değil. Çoğu hasta akut enfeksiyon nedeni ile hiç sarılık olmaz. Sanlık geçirenlerde bile hafif belirtiler görülür ama bunlar hemen yok olur. Tam belirli semptomlar olmadığından bunlar karıştırılır.

Birisi Hepatit B olduğunda, bu ömür boyu mudur?

Hayır. Hepatit B olan kişilerden 10’da 9’u, bunu birkaç ay içinde atlatır. Geriye kalan, ömür boyu buna karşı bağışıklıktır. Kalan %10 ise ömür boyu bu enfeksiyonu taşır ve diğer insanlara bulaştırabilir, tabi rahimdeki bir bebeğe de.

Peki eğer hamile bir kadın bu enfeksiyonu geçirirse veya hamile kalmadan önce geçirmişse, bebek risk altında mıdır?

Evet. Bebekler yetişkinlere göre, enfeksiyona daha az korunaklıdır ve annesinden enfeksiyon geçenler doğuştan kronik Hepatitli olurlar. Bu da kronik karaciğer bozukluğu, hatta karaciğer kanserine neden ola­bilir.

Hepatit B düşüğe veya ölü doğuma neden olabilir mi?

Hepatit B’nin düşüğe, ölü doğuma veya erken doğuma neden olduğuna dair bir kanıt yoktur. En yıkıcı etkiler, yeni doğan içindir. Eğer düşük, ölü doğum veya erken doğum Hepatit B’li bir annenin başına gelirse, sebebi muhtemelen enfeksiyon değildir. Çok nadiren, enfeksiyon hamilelikte ortaya çıkar ve semptomlar çok çok şiddetli olursa, rahim faaliyetini etkileyebilir.

Peki Hepatit B’li bir annenin bebeği nasıl korunabilir?

Doğumdan hemen sonra, bebeğe HBIG iğnesi yapılır. Bu, pasif ama geçici bir koruma sağlayan bir proteindir. Etkili olabilmesi için, doğumdan sonra 12 saat içinde yapılması gerekir. Hepatit B’ye karşı yapılan aşıdan hemen sonra yapılabilir (aynı gün yapılabilir ama aynı anda değil). Aşılama gelecek aylarda bir veya iki kere daha tekrarlanır. Tabi doğum öncesinden, Hepatit B taşıyıcısı durumu kesinleşirse, ebeveynler tüm bunlar hakkında bilgilendirilir.

Bu uygulamalar tüm yeni doğanları korur mu?

Hayır ama %90’ı korunur, eriye kalan, korunmadan yararlana­mayanların enfeksiyonu doğumdan çok önce aldıkları ve enfeksiyonun yerleşme için çok zaman elde ettiği durumlardır.

Doğumda yapılan aşının az da olsa etki etmeme durumu olduğun­dan, bu olasılığı yok etmek için hamilelikte bu aşı anneye yapılamaz mı?

Hayır. Hiç etkisi olmaz.

Hepatit B’yi tartıştık. Peki ya hepatit A ve doğmamış bebek üzerindeki etkisi hakkında neler söylenebilir?

Hepatit A vuvut sıvısı sayesinde geçmez, kirli yiyeceklerden geçer.

Hamilelikte geçirilen enfeksiyon, bebeğe risk yaratmaz ve bebeğe geçmez. Ağır geçirilen bir enfeksiyon rahim faaliyetlerini etkileyebilir ve erken doğum yaşanabilir, ancak enfeksiyon direkt olarak risk yarat­maz. Genelde, enfeksiyon kendi kendine geçer ve kronik olma durumu yoktur.

HIV

Eğer bir anne adayı HIV virüsüne maruz kaldığına dair şüphe duyuyorsa, ne yapması gerekir?

Her şeyden önce doktor konu hakkında haberdar edilmelidir ki böylece hamile kadın bilgilendirilebilsin. Tabi enfeksiyonun kadına geçip geçmediğini anlayabilmek için bir test istenecektir.

HIV enfeksiyonu için taramadan geçmenin önemi nedir?

Annenin durumu öğrenilirken, bir yandan da hemen fetusun durumu hakkında bilgi almak gerekir. Bazı anneler, kendilerinin HIV taşıyıcısı olduklarını öğrendiklerinde, hamileliklerini sonlandırmaya karar verirler. Fakat bazıları ise, devam etmek isterler, işte bu durumda uygun koşulları bilmeleri gerekir.

Hamilelikte HIV virüsü taşıyan ve hamileliğini devam ettirmek isteyen anne için uygun koşullar nelerdir?

Anne, doğuma kadar normal doğum öncesi bakımla devam eder. Veya enfeksiyonu anneden kapma ihtimalini azaltan bir ilaç alır. Bu ilaçların kısa veya uzun zamandaki bebeğe etkileri tam olarak anlaşılmış değildir. Ama, bebek rahimdeyken, bu ilaçların kullanıl­masıyla hastalık belirtileri görülmemiştir. Bu alanda çok araştırma yapılmaktadır ve her yeni gün yeni stratejiler bulunmaktadır.

Annelerinden enfeksiyonun bulaşan bebeklerin oranı nedir?

Kabaca bebeklerin üçte biri, doğduklarında enfekte doğarlar. Antivirüs tedavisinin yaklaşık üçte ilcisinin riskini kestiği tahmin edilmektedir.

HIV enfeksiyonu düşüğe veya ölü doğuma neden olur mu?

HIV enfeksiyonunun bunlara direkt sebep olduğuna dair kesin bir kanıt yoktur. Eğer enfeksiyona birkaç yıl önce maruz kalındıysa, tama­men gelişmiş ve sürekli yenilenen enfeksiyonlardan AİDS olmuştur. Bu enfeksiyonlardan biri düşüğe veya ölü doğuma neden olabilir.

Sezaryen doğum, anneden bebeğe virüs geçmesini önler mi?

Sezaryen doğumun avantaj sağladığı konusunda bir kanıt yoktur ve HIV enfeksiyonu sezaryen için bir gösterge değildir.

Hamileliğin hastalığa etkisi nedir?

Eski araştırmalar, hamileliğin, AİDS hastalığının akışını hız­landırdığını savunmuştur. Daha yeni araştırmalar ise, bu iddiayı desteklememektedir.

Emzirme ile ilgili tavsiye nedir?

Gelişmiş ülkelerde, emzirmeden kaçınılması önerilir. Emzirme az da olsa, kesin bir risk unsurudur.

Toksoplazma enfeksiyonu nedir?

Toksoplazma adında bir parazitin vücuda girmesiyle oluşan bir enfeksiyondur. Bir virüs değildir ve özellikle et türü gıdalardan geçer.

Toksoplazmaya maruz kalma riskini kim taşır?

Herkes, fakat bazı insanlar diğerlerine göre daha çok risk taşır. Toksoplazma kedi dışkısında bulunmuştur. Böylece kedi besleyenlerin riski daha çoktur.

Aynı şekilde az pişmiş veya çiğ et de enfeksiyona neden olur. Kuzu eti, domuzeti sığır etinde çok az oranda kistler bulunmuştur. Bunlar aynı zamanda yumurta ve sütte de bulunabilir. Pişirme yoluyla hepsi yok edilir. Teoride kan nakli de risk faktörüdür, fakat pratikte artık bu pek mümkün değildir çünkü kan taramadan geçirilmektedir.

Bir anne enfeksiyonu taşıdığını nasıl bilebilir?

Bu çok zordur. Bazı kişilerde hiçbir belirti görülmez. Bazılarında önemsenmeyecek kadar hafif grip durumu görülebilir. Bunu takiben, boyundaki lenf bezlerinde şişme görülebilir. Bunlar kendi kendine birkaç gün veya hafta içinde yok olur. Bu modele istisna olan, bağışık­lık sisteminin zayıf olduğu kişiler organ nakli yapılmış kişiler veya AİDS’li kişilerde enfeksiyon çok dramatik, hatta öldürücü bile olabilir.

Hamilelikte toksoplazma enfeksiyonu geçirmek ne gibi sonuçlar doğurur?

Eğer enfeksiyon ilk olarak hamilelikte geçirilirse, bebeğe geçme riski hamileliğin dönemine göre değişir. Hamilelik ilerledikçe, risk de artar. Hamileliğin son döneminde buna maruz kalan bebeklerin çoğun­da yıkıcı etkiler görülür. Geriye kalanlar tamamen normal olacaktır.

Toksoplazma geçiren çocuklarda, ne tür hasarlar görülür?

Gözde hasar, küçük veya sıvı dolu büyük kafa ve beyin hasarları görülebilir. Daha önce de söylediğimiz gibi, klinik verilere göre etkil­er, çok hafifle çok yıkıcı arasında değişken olabilir.

Diğer yandan karaciğer ve dalağın genişlemesi, sarılık ve felç durumları da görülebilir. Daha sonra çocuk sağır veya zekaca geri ola­bilir.

Enfeksiyonun fetusa bulaşma riskinin hamileliğin son döneminde çok daha yüksek olmasına rağmen, ilk dönemde bulaşması durumunda çok daha yıkıcı hasarlar yaratacağı bilinmelidir.

Toksoplazma düşük veya ölü doğuma neden olur mu?

Evet. Hamileliğin erken döneminde görülen enfeksiyonun riskleri çok olduğundan bu bir son olabilir. İleri hamilelikte bu risk azalır.

Her fetusun enfeksiyondan etkilenmediğini bildiğimizden, anne adayına enfeksiyonu konfirme ettirmesi için ne önerilebilir?

Normalde, fetusun risk taşıyıp taşımadığı ultrason ile tespit edilir. Eğer enfeksiyona dair belirgin özellikler görülürse, fetusun kan örneği ile durum onaylanabilir veya hastalık inkar edilebilir. (Bu çoğunluk için geçerlidir ama hepsi için söylenemez). Hasarın ne kadar olduğu­nun tam olarak saptanamadığı durumlarda, karar verme yetkisi ebeveynlere verilir.

Maalesef, testlere göre bitirmeye karar vermek kolay değildir, çünkü bunlar 20 haftadan önce yapılamaz.

Eğer fetusa enfeksiyon bulaştıysa ve anne baba hamileliğin devam etmesini istiyorsa, herhangi bir tedavi uygulanabilir mi?

Evet. ilk enfeksiyonunu yaşayan anneler için birçok tedavi seçeneği mevcuttur. Teoride, tedavi riski azaltabilir. Doktor seçilen ilacın yan etkilerini ve istenilen sonuca ulaşmak için gerekli olan kullanma süresini iyice anlatmalıdır.

Seçeneklerden biri olan “spiramycin”, fetal enfeksiyon riskini %50 azalttığı iddia edilir. Bir diğeri ise “pyrimethamine” ve “sulphonamide” karışımıdır, aynı derecede koruyucudur.

İkinci bir enfeksiyon anneye aynı derecede risk yaratır mı?

Hayır. İkinci bir enfeksiyon büyük olasılıkla manasız bir süreçtir. Toksoplazmalı bazı kişilerde, göz lezyonu gibi alışılmadık durumlar görülür. Bazı vakalarda, göz lezyonu ilk enfeksiyondan aylar ve yıllar sonra birden alevlenebilir. Hamilelikle ilgili önemli bir etki olduğu hakkında bir iddia yoktur.

İlk enfeksiyonu geçiren bir kişi için, doğum şekli için özel bir yöntem var mıdır?

Normalde yok. Tabi ki; doğum şekli, doğumla ilgili alışılmış durumlara göre belirlenecektir. Eğer fetusa enfeksiyon bulaşmışsa ve özelliklerden biri kafa büyüklüğünün anormalliği ise, bebeğin yaşaya­bilmesi için sezaryen yöntemi kullanılabilir.

Doğumda, acil tedavi uygulanması gerekirse diye, çocuk doktorları hazırda bekler.

Bir hamilelikte geçirilen enfeksiyonun sonraki hamileliklere etkisi olur mu?

Hayır. Sonraki hamileliklerde fetuslar bundan zarar görmez.

Erken hamilelikte toksoplazma araştırması için tüm dünyada tarama yapılmakta mıdır?

Önceden belirttiğimiz gibi, değişik topluluklar, yaşam şekilleri fark­lılıklarından dolayı, değişik risk oranları görülür. Bunların %25-50 arası bir oranın enfeksiyonu önceden geçirdiği için, risk yoktur. Mesela Fransa’da tüm annelere tarama testi yapılır, çünkü hastalığın yaygınlığı burada çok yüksektir. Başka bir sürü ülkede test yapılmaz, anne hedef tahtası yerine kullanılır.

Toksoplazmaya karşı genel öğüt nedir?

  • Çiğ et ve yumurta yemekten sakının
  • Etin çok iyi piştiğine emin olun
  • Pastörize süt için
  • Kedi dışkısından uzak durun, bu mümkün değilse, her seferinde atılır koruyucu eldiven kullanın.
  • Bahçe uğraşlarınızda eldiven kullanın
  • Sebzeleri tüketmeden önce çok iyi yıkayın

Eklemek İstedikleriniz