<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Evimizin Doktoru</title>
	<atom:link href="http://www.evimizindoktoru.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.evimizindoktoru.com</link>
	<description>Sağlık Bilgi Kaynağınız</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2009 18:20:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Beyin İltihabı (Ansefalit)</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/beyin-iltihabi-ansefalit.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/beyin-iltihabi-ansefalit.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 18:20:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3753</guid>
		<description><![CDATA[
 Beyin iltihabı yapan çok çeşitli vi­rüs ve bakteri cinsleri vardır. Virüslü beyin iltihabının en yaygın olanı &#8220;Sal­gın ansefalit&#8221; veya diğer adı ile &#8220;uyku hastalığı&#8221;dır. Virüsün beyni işgal et­mesine kabakulak, herpes, kızamık, çi­çek, suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklar yardımcı olurlar. Bazı virüsler, sivrisi­nek ve kenelerce taşınmaktadır. 
Belirtileri:

Yüksek ateş, baş      ağrısı, kusma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Beyin iltihabı yapan çok çeşitli vi­rüs ve bakteri cinsleri vardır. Virüslü beyin iltihabının en yaygın olanı &#8220;Sal­gın ansefalit&#8221; veya diğer adı ile &#8220;uyku hastalığı&#8221;dır. Virüsün beyni işgal et­mesine kabakulak, herpes, kızamık, çi­çek, suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklar yardımcı olurlar. Bazı virüsler, sivrisi­nek ve kenelerce taşınmaktadır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yüksek ateş, baş      ağrısı, kusma ve bulantı ilk belirtileridir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Daha sonra göz, yüz      ve boyun bölgelerinde felçler ortaya çıkar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Felçler, iltihaplı      bölgeye bağlı olarak, vücudun herhangi bir yerinde de görülebilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Felç öncesinde      şaşılık, çırpınma nöbetleri ve uyku hali görülebilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Belirtileri ortaya      çıkar çıkmaz doktora baş vurmaktan başka çare yok­tur.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Testlerde beyin      iltihabının bakteriyel olduğu açığa çıkarsa antibiyotik tedavisi ile      hastanın kurtarılması ko­laylaşır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Virüslü ansefalitin      kesin bir teda­visi henüz bulunamamıştır. Belirtilerin giderilmesine      çalışılır. Bir ay müddetle yatak istirahatı verilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Eğer hastalık      ilerlemiş, iltihap te­şekkül etmiş ise cerrahi müdahaleden başka çare      yoktur.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/beyin-iltihabi-ansefalit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuk Felci</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/cocuk-felci.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/cocuk-felci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 19:34:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3748</guid>
		<description><![CDATA[
Adı &#8220;çocuk felci&#8221; olmakla beraber; bu hastalığa büyükler de yakalanabilir. Hastalık, sindirim yolu ile vücuda gi­ren bir virüs tarafından yapılır. Virüs­lerin en yaygın geçiş vasıtası lağım su­larıdır. Sinek ve diğer uçucu haşereler tarafından taşınarak yiyecek maddele­rine bulaştırılır. Bu mikroplu yiyecek­lerle beslenen insanlardan ancak pek azı hastalığa yakalanırlar. Aşırı yorgunluk, üşütme, başka bir hastalıktan sonra vücut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<div class="Section1"><span style="font-family: Arial;">Adı &#8220;çocuk felci&#8221; olmakla beraber; bu hastalığa büyükler de yakalanabilir. Hastalık, sindirim yolu ile vücuda gi­ren bir virüs tarafından yapılır. Virüs­lerin en yaygın geçiş vasıtası lağım su­larıdır. Sinek ve diğer uçucu haşereler tarafından taşınarak yiyecek maddele­rine bulaştırılır. Bu mikroplu yiyecek­lerle beslenen insanlardan ancak pek azı hastalığa yakalanırlar. Aşırı yorgunluk, üşütme, başka bir hastalıktan sonra vücut direncinde düşme, yara­lanma ve ameliyat geçirme gibi du­rumlar çocuk felci virüsünün antikor­ları yenerek bağırsaklara yerleşmesini kolaylaştırır. Bağırsaklardan kana geçen virüsler, kan damarları yoluyla doğru­ca motor (hareketle ilgili) sinir sistemi­ne gelip burada tahribatını yaparlar.</span></div>
<div class="Section1">
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk belirtileri sinsicedir. Bu belirti­lerden hastalığı teşhis etmek imkansız­dır.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Soğuk algınlığı,      ateş, baş ağrısı, halsizlik, terleme ve iştahsızlık ilk be­lirtileridir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Sonra bu belirtiler      kaybolur. Yaklaşık bir hafta müddetle ateş de dü­şer ve hasta kendisini      iyi hisseder.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ancak bu sinsi      dönemin ardından ateş birden bire yükselir. İlk belirtiler, daha şiddetli      olarak, tekrar ortaya çı­kar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bundan sonrası      felçlerin beklen­diği zamandır. Boyun kaslarında tu­tukluk (menenjitte      olduğu gibi), deride aşırı duyarlık, ışıktan rahatsız olma, bağırsaklarda      mikroplanmadan dolayı ağrı, kaslarda kramp halleri, ruhsal dengede bozulma      felç öncesi gözlene­bilecek belirtilerdir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk felç hali      bacaklarda görülür. Bundan sonra artık hastanın çocuk fel­cine yakalandığı      şüphe götürmez.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Felçli bölgelerde      kan dolaşımı zayıf olduğundan deri soğur ve kurur; morumsu kırmızı bir      renk alır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Eğer felç hali solunum sistemine atlarsa, hasta yutkunma, konuşma ve soluk alma güçlükleri çeker. Müdahale edilmediği takdirde neticesi ölümdür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Çocuğunuza mutlaka      &#8220;çocuk fel­ci aşısı&#8221; yaptırınız. Sıcak bölgelere se­yahat edecek      olanlar da tedbir olarak aşı yaptırmalıdırlar.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">NOT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Çocuk felci aşısı genellikle ağızdan uygulanır. Buna &#8220;sabin tipi&#8221; aşı diyoruz. İlk doz, bebekler altı aylık olmadan önce, ikinci doz bundan iki ay sonra; üçüncü doz altı ay sonra verile­rek aşı tamamlanır. Daha sonraki aşılar (yine üç doz halinde) beş ve onbeş ya­şında tekrarlanmalıdır.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık yapan      çocuk felci virüs­lerine karşı kesin bir tedavi şekli yok­tur. Bu      sebepledir ki, aşı son derece önem kazanmaktadır. Aşı ile verilen canlı      virüsler, vücudun savunma me­kanizmasını harekete geçirmekte ve oldukça      etkili bir bağışıklık kazandır­maktadır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Sağlam bünyelerde,      hastalık mik­ropları fazla tahribat yapamadan, iyi bir beslenme ve yatak      istirahatından sonra, hastalık felç hali görülmeden at­latılmaktadır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Çocuk felci şüphesi      veren belirti­ler ortaya çıkınca mutlaka -vakit geçir­meden- doktora      görünmeli; gerekli tıb­bî tedavi sağlanmalıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Felç durumlarında,      hastanın iyi­leşme arzusu oldukça önemlidir. İyi­leşme ümidini kaybeden      hastalar, dok­torun işini güçleştirir; tedavinin tesiri­ni azaltırlar.</span></li>
</ul>
</div>
<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial;"><br style="page-break-before: always;" /> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/cocuk-felci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kuduz</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kuduz-2.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kuduz-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 May 2009 16:19:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3744</guid>
		<description><![CDATA[

Özellikle köpek, kedi, kurt, tilki ve yarasa gibi memeli hayvanlarda görü­len bir hastalıktır. İnsana da bu kuduzlu hayvanların ısırması ile geçer. Dişlerin açtığı yaraya, kuduz virü­sü taşıyan hayvan salyası bulaşır. Virüsler yaradan içeri girdikten sonra sinir­ler yoluyla merkez sinir sistemine (beyne) ulaşır; tahribatını yaparak sonu ölüm olan genel felçlere sebebiyet verirler.
Belirtileri:

Hayvan ısırdıktan    [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <o:shapedefaults v:ext="edit" spidmax="1026" /> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <o:shapelayout v:ext="edit"> <o:idmap v:ext="edit" data="1" /> </o:shapelayout></xml><![endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Özellikle köpek, kedi, kurt, tilki ve yarasa gibi memeli hayvanlarda görü­len bir hastalıktır. İnsana da bu kuduzlu hayvanların ısırması ile geçer. Dişlerin açtığı yaraya, kuduz virü­sü taşıyan hayvan salyası bulaşır. Virüsler yaradan içeri girdikten sonra sinir­ler yoluyla merkez sinir sistemine (beyne) ulaşır; tahribatını yaparak sonu ölüm olan genel felçlere sebebiyet verirler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hayvan ısırdıktan      ancak bir ila altı ay sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bu müddet      değişik­liği, vücudun direnci ve ışınlan yerin beyne olan uzaklığı ile      orantılıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk belirtileri      karam­sarlık ve huysuzluktur.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Sonra, boğazda baş­layan      ağrılı kasılmalardan dolayı, hasta su içemez. Bunu beceremediğinden      huysuzlaşır. Halk arasında bu durum &#8220;su korkusu&#8221; tâ­biri ile      açıklanır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yutkunma güçlüğü­nü      ağrılı kas spazmları iz­ler. Hastada şuursuz tepki­ler ve ihtilaçlar      (delilik halleri) belirir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Nihayet, birkaç gün      içinde, adale kasılmaları genel felç ha­line dönüşür ve sonuç ölümdür. </span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.45pt; text-align: justify; text-indent: -18pt;"><!--[if !supportLists]--><span style="font-family: Wingdings;"><span>§<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"> </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-family: Arial;">Bir hayvan tarafından ısırıldığınız zaman, her halükarda, kuduz olabi­leceğini düşünmelisiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">NOT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Hayvanda kızgınlık ve az­gınlık alâmetleri varsa; köpek ise hav­larken, kedi ise miyavlarken alışılmı­şın dışında sesler çıkarıyorsa; hele ağ­zında bol salya varsa onu mutlaka ya­kalayıp belediye tabibine veya bir hastaneye götürünüz. Yakalamaya çalı­şırken -tekrar ısırılmamak için- dikkat­li hareket ediniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.45pt; text-align: justify; text-indent: -18pt;"><!--[if !supportLists]--><span style="font-family: Wingdings;"><span>§<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"> </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-family: Arial;">Isırılan yeri bol sabunlu su ile yı­kayınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.45pt; text-align: justify; text-indent: -18pt;"><!--[if !supportLists]--><span style="font-family: Wingdings;"><span>§<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"> </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-family: Arial;">Yakaladığınız hayvanı ilgili sağ­lık kuruluşuna (belediye tabibi veya hastane) götürüp &#8220;kuduz testi&#8221; yap­tırınız. Görevliye, ısırıldığınızı söyle­yiniz ve gerektiğinde aranmak üzere adresinizi ve telefon numaranızı veri­niz. Veya neticeyi almak üzere rande­vu isteyiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left: 35.45pt; text-align: justify; text-indent: -18pt;"><!--[if !supportLists]--><span style="font-family: Wingdings;"><span>§<span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;"> </span></span></span><!--[endif]--><span style="font-family: Arial;">Testler kuduzu doğruladığı takdirde ısırık yeri cerrahi usullerle temiz­lenir ve kuduz serumu zerkedilir. Ar­kasından vücuda aktif bağışıklık ka­zandırmak için ölü kuduz virüsü aşıla­nır. Aşılama usulleri değişik olmakla beraber, hepsinin de gayesi hastada kuluçka devresi sona ermeden bağışık­lık oluşturmaktır.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kuduz-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tetanoz (Kazıklı Humma)</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/tetanoz-kazikli-humma.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/tetanoz-kazikli-humma.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 May 2009 18:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3740</guid>
		<description><![CDATA[
 Tetanos mikropları toz, toprak ya da hayvan gübresi ile bulaşmış yaralar­dan vücuda giriş yaparlar. Tetanosun bulaşması için illa da büyük yaraların ve eziklerin meydana gelmesine lüzum yoktur. Küçük bir kıymık, bir çivi bat­ması veya bir çizik bazen yeterlidir. Tetanosa dönüşen kürtaj vakaları da çoktur. Çok seyrek de olsa, yanıklar­dan ve ortakulak iltihaplarından sonra tetanos [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Tetanos mikropları toz, toprak ya da hayvan gübresi ile bulaşmış yaralar­dan vücuda giriş yaparlar. Tetanosun bulaşması için illa da büyük yaraların ve eziklerin meydana gelmesine lüzum yoktur. Küçük bir kıymık, bir çivi bat­ması veya bir çizik bazen yeterlidir. Tetanosa dönüşen kürtaj vakaları da çoktur. Çok seyrek de olsa, yanıklar­dan ve ortakulak iltihaplarından sonra tetanos görülebilir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Mikroplar vücuda      giriş yaptıktan yaklaşık üç hafta sonra hastalık belirti­leri ortaya      çıkar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Endişe ve      huzursuzluk halleri ile birlikte kas sertliği ve ağzını açamama (çene      kenetlenmesi) durumu belirir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ensede sertlik ve      yüz spazmları görülür.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Müdahale edilmeyen ağır vakalarda bel kemiğinin büküldü­ğü müşahede edilmiştir. Hasta sırtı ke­mer yapacak şekilde yatar. Ondan son­ra en ufak bir ses hastada çılgınlık de­recesinde tepkilere yol açar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Çocuklar dışarıda oyun oynarken sık sık düşer yaralanırlar. Sokaklarımı­zın birer pislik yuvası olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu sebeple çocuklarınıza mutlaka vaktinde tetanos aşısı yaptırınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">NOT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Tetanos aşısı, boğmaca ve difteri aşısı ile birlikte DBT (Difteri -Boğmaca &#8211; Tetanos) yapılır. Beşinci aydan başlayarak iki ay ara ile üç doz­da tamamlanır. İlkokula başlarken aşı (yine üç doz halinde) tekrarlanmalıdır. Keza ortaokula başlayınca ve yirmi ya­şına gelince tetanos aşısı tekrarlanma­lıdır.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Vaktinde verilen      tetanos aşısı vü­cutta aktif bir bağışıklık kazandırır. Ancak bu şahsın      tetanosa yakalanma­yacağı anlamına gelmez. Şüpheli yara­larda tetanosun      belirtilerini bekleme­den doktora gidilmelidir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Kişi aktif olarak      vaktinde aşılan­mış ise, doktor yeni bir aşı daha yapa­bilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Aşılanmamış      kişilerde tedavi ol­dukça zor ve risklidir. Zira doktor pa­sif bir      bağışıklık kazandırmak için at serumu vermekte tereddüt edecektir. Çünkü      serumun bazı tehlikeli yan etki­leri vardır. Ancak bu yine doktorun bi­leceği      bir iştir. Penisilin ve gamma globülin tedavisi de oldukça etkilidir.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/tetanoz-kazikli-humma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıda Zehirlenmesi (Botulizm)</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/gida-zehirlenmesi-botulizm.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/gida-zehirlenmesi-botulizm.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 19:16:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3735</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;C. Botulinum&#8221; adındaki bir cins bakteri uygun şartları bulduğu zaman, gıdaların içinde üreyerek çok kuvvetli bir zehir salgılar. Bilhassa bozuk kon­servelerde bu bakterinin zehiri çokça bulunur. Bozuk konservenin yenme­sinden yaklaşık 20 saat sonra zehirlen­me belirtileri başlar.
Belirtileri:

Konserve ile      birlikte mideye inen zehir maddesi bağırsaklar tarafından emilerek kana     [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">&#8220;C. Botulinum&#8221; adındaki bir cins bakteri uygun şartları bulduğu zaman, gıdaların içinde üreyerek çok kuvvetli bir zehir salgılar. Bilhassa bozuk kon­servelerde bu bakterinin zehiri çokça bulunur. Bozuk konservenin yenme­sinden yaklaşık 20 saat sonra zehirlen­me belirtileri başlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Konserve ile      birlikte mideye inen zehir maddesi bağırsaklar tarafından emilerek kana      karışır ve merkez sinir sistemini etkiler.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yutma güçlüğü, göz      kapağını kontrol edememe ve ses kısıklığı ilk belirtileridir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bundan sonra çift      görme, göz be­beğinde büyüme, yüz felci ortaya çı­kar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Müdahale edilmediği      takdirde so­lunum kasları felce uğrar ve kalp du­rur. Bundan anlaşılacağı      üzere neticesi ölümdür.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Piyasadan konserve      alırken ka­paklarının şişkin olmadığına dikkat ediniz. Üzerindeki etikette      gösterilen son kullanma tarihinin dolmamış ol­ması sizi yanıltmasın.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Evde hazırlanan      konservelerin hava aldığını ve bozulduğunu (cam ka­vanozlarda) renk      değişmelerinden an­layabilirsiniz. Kokusunu ve rengini be­ğenmediğiniz      konserveleri asla yeme­yiniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Kesin belirtiler      görülmemekle beraber, şüphelendiğiniz konserveleri yeniden kaynatmadan      yemeyiniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Açıkta bırakılan,      buzdolabında uzun müddet bekletilen, tadı ve koku­su değişen yemek ve      yiyecekleri ye­meyiniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Her şeye rağmen      gıda zehirlenme­sine maruz kaldığınızı hissettiğiniz an kusturucu bir sıvı      alıp kusmayı temin ediniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">En kısa zamanda      doktora gidiniz. Doktor uygun gördüğü takdirde tekrar midenizi yıkayacak      ve antitoksin (pan­zehir) verecektir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Gıda zehirlenmesi mut­laka hastane tedavisi gerektirir. Ken­di başınıza kusmayı temin etseniz dahi bağırsaklara geçen ve kana karışan zehre bir şey yapamazsınız.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/gida-zehirlenmesi-botulizm.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tifo (Kara Humma)</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/tifo-kara-humma.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/tifo-kara-humma.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 20:16:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3732</guid>
		<description><![CDATA[
 Genellikle yaz ve sonbahar ayların­da salgın halinde ortaya çıkar. İçme su­ları ve yiyeceklerle bulaşır. Vücuda girdikten sonra bağırsağın alt bölümle­rinden lenf bezlerine geçen tifo bakte­rileri, oradan da lenf yolları ve kan da­marları vasıtası ile bütün organlara ya­yılırlar. Hızla üreyen bakteriler safra kesesi yoluyla dışkıya; böbrek yolu ile de idrara karışarak dışarı çıkarlar ve salgınlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Genellikle yaz ve sonbahar ayların­da salgın halinde ortaya çıkar. İçme su­ları ve yiyeceklerle bulaşır. Vücuda girdikten sonra bağırsağın alt bölümle­rinden lenf bezlerine geçen tifo bakte­rileri, oradan da lenf yolları ve kan da­marları vasıtası ile bütün organlara ya­yılırlar. Hızla üreyen bakteriler safra kesesi yoluyla dışkıya; böbrek yolu ile de idrara karışarak dışarı çıkarlar ve salgınlara sebep olurlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Baş ağrısı,      iştahsızlık, halsizlik, kabızlık veya ishal şeklinde ilk belirti­lerini      verir. Bu arada burun kanaması da görülür.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Asıl tehlike      işaretleri ikinci hafta ortaya çıkar. Dil paslanır. Yüksek ateş, aşırı      kabızlık veya ishal vardır. Vücu­du saran pembe lekeler de buna eşlik      eder.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Lekeler iki gün      içinde solar. An­cak, hemen sonra tekrar ortaya çıkar­lar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Dilin kenarları ve      yanaklar kıza­rır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Dilin tam ortasında      paslı bir leke vardır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık      ilerledikçe dil kirli sarı bir renk alır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Üçüncü hafta karın      şişer ve geri­lir. Karın içinden gürültülü sesler gelir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Dördüncü hafta      barsak kana­maları görülür.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yüksek ateşe rağmen      terle­me olmaz. Nabız ise yavaştır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Nabzın birden bire hızlanması tehlikeli kanamalar ol­duğuna işarettir. Tedavi edilme­yen tifo vakalarında bronşit ve ba­demcik iltihabı da görülür. Diren­ci az, zayıf bünyelerde tifo bakte­rilerinin salgıladığı zehirler beyni, kalbi, sinir sistemini, böbrekleri, safra kesesini ve karaciğeri etkilerler. En tehlikeli yan etkileri kalp ve böbrekler­de görülür. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Temizliğe çok      dikkat ediniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Salgın halinde tifo      görüldüğü za­man aşı yaptırınız. Tifo aşısı bir hafta­da üç defa      tekrarlanarak verilir. Bir se­ne müddetle vücuda bağışıklık kazan­dırır.      Aşılanmış kişiler tifoyu çok hafif atlatırlar. Bir sene sonra aşının      tekrar­lanması (yine haftada üç sefer) gerekir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Aile üyelerinin      birinde tifo belir­tileri başlayınca mutlaka doktora gös­terilmeli, tıbbî      tedavi uygulanması sağ­lanmalıdır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsı,      hastalık o kadar kolay atlatılır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tifolu hasta diğer      aile üyelerin­den ayrı bir odada yatırılmalı; kullan­dığı eşyalar      dezenfekte edilmelidir.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/tifo-kara-humma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basilli Dizanteri</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/basilli-dizanteri.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/basilli-dizanteri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 19:37:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3729</guid>
		<description><![CDATA[
 Savaş bölgelerinde, sağlık kaidele­rine uyulmayan pis çevrelerde, ruhsal gerginlik ve huzursuzluk yaşanan top­luluklarda, uzun müddet pişmiş ye­mek yerine soğuk ve kuru yiyeceklerle beslenildiğinde &#8220;şiggela&#8221; adı verilen hastalık yapıcı bir basilin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu basil, insandan in­sana doğrudan geçtiği gibi; yiyecekle­re ve insan pisliğine konan sinekler ta­rafından da taşınır.
 Vücuda girdikten bir hafta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Savaş bölgelerinde, sağlık kaidele­rine uyulmayan pis çevrelerde, ruhsal gerginlik ve huzursuzluk yaşanan top­luluklarda, uzun müddet pişmiş ye­mek yerine soğuk ve kuru yiyeceklerle beslenildiğinde &#8220;şiggela&#8221; adı verilen hastalık yapıcı bir basilin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu basil, insandan in­sana doğrudan geçtiği gibi; yiyecekle­re ve insan pisliğine konan sinekler ta­rafından da taşınır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Vücuda girdikten bir hafta sonra, bazen daha evvel, tesirini göstermeye başlarlar. Önce kalın barsak zarında yerleşip iltihap oluştururlar. Çıkardık­ları zehirli maddeler bağırsaklar tarafın­dan emilerek kana karışır ve oradan bütün organizmaya dağılır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk belirtileri      normal bir bağırsak iltihabı gibidir: Karın ağrısı, ishal, kus­ma, baş      ağrısı ve ateş yapar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bir gün içinde      ishal şiddetlenir ve sonunda kanla karışarak cam gibi say­dam bir sıvı      halini alır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hasta çok sık      olarak tuvalet ihti­yacı duyar. Tuvalet sırasında şiddetli karın ağrıları      hissedilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hasta sık sık      tuvalete çıktığı için vücut aşırı sıvı kaybetmekten kan do­laşımında      bozulma olur ve müdahale edilmediği takdirde ölümle sonuçlanır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İshal şiddetlenip      kanla karışık geldiği zaman derhal doktor müdaha­lesi gereklidir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Antibiyotik ve      sülfamit tedavisi ile beraber, bol sulu yiyecekler verilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Papatya çayı,      kaynatılmış kuru böğürtlen suyu ve rendelenmiş elma oldukça etkilidir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Tedavide geç kalındığı zaman hastalık atlatılsa dahi &#8220;dizanteri romatizması&#8221; dediğimiz inatçı bir ek­lem romatizması bırakır. Göz iltihapla­rına sebep olduğu vakalar da az değil­dir.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tedavi sırasında      hastanın mutla­ka ayrılması gerekir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bu arada taşıyıcı      olmaları sebe­biyle sineklerle mücadele edilmelidir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/basilli-dizanteri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakteriyel Gıda Zehirlenmeleri</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/bakteriyel-gida-zehirlenmeleri.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/bakteriyel-gida-zehirlenmeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 20:33:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3726</guid>
		<description><![CDATA[
 Bulaşıcı hayvan hastalıklarının mikropları insanlara geçtiği zaman &#8220;bakteriyel gıda zehirlenmesi&#8221; dediği­miz rahatsızlıklara sebebiyet verirler. Hayvanın taşıdığı bakteri cinsine bağlı olarak hastalığın şekli de değişir. Aldı­ğımız et ve yumurtaların mikroplu ol­dukları tatlarından anlaşılamadığı için farkına varmadan yeriz. Ayrıca açıkta bırakılan etlere fare ve kediler tarafından da mikrop taşınabilmektedir. Bu sebeple sıkı kontrol altında tutulmayan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Bulaşıcı hayvan hastalıklarının mikropları insanlara geçtiği zaman &#8220;bakteriyel gıda zehirlenmesi&#8221; dediği­miz rahatsızlıklara sebebiyet verirler. Hayvanın taşıdığı bakteri cinsine bağlı olarak hastalığın şekli de değişir. Aldı­ğımız et ve yumurtaların mikroplu ol­dukları tatlarından anlaşılamadığı için farkına varmadan yeriz. Ayrıca açıkta bırakılan etlere fare ve kediler tarafından da mikrop taşınabilmektedir. Bu sebeple sıkı kontrol altında tutulmayan ve sağlık kurallarına riayet edilmeyen mezbahalar, kasaplar ve taşıma araçla­rı birer mikrop kaynağıdırlar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ateş, kusma ve      ishal ile aniden başlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Belirtileri      dizanteriye benzer: Ba­ğırsak iltihabı ve su şeklinde ishal ile      karakterizedir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Teşhis ancak      bakteriyel testler sonunda konabilir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Yukarıdaki belirtiler aynı et ve yemeği yiyen bütün aile üye­lerinde ortaya çıktığı zaman mutlaka &#8220;bakteriyel gıda zehirlenmesi&#8221;nden şüphe edilmeli ve derhal doktor çağırılmalıdır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/bakteriyel-gida-zehirlenmeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Difteri</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/difteri.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/difteri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 19:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3723</guid>
		<description><![CDATA[
 Bir adı da &#8220;kuş palazı&#8221; olan bu has­talığa sebep olan bakteri, kalpte ve si­nir sisteminde çok tehlikeli bozukluk­lar yapan bir zehir salgılamaktadır. Difteri mikrobu en çok burun, ağız, boğaz ve gırtlakta yerleşmekle bera­ber; göz, ortakulak, göbek ve deride görüldüğü vakalar da vardır. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim:
 
BURUN DİFTERİSİ: Burunda ilti­haplı ve kanlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Bir adı da &#8220;kuş palazı&#8221; olan bu has­talığa sebep olan bakteri, kalpte ve si­nir sisteminde çok tehlikeli bozukluk­lar yapan bir zehir salgılamaktadır. Difteri mikrobu en çok burun, ağız, boğaz ve gırtlakta yerleşmekle bera­ber; göz, ortakulak, göbek ve deride görüldüğü vakalar da vardır. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">BURUN DİFTERİSİ:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Burunda ilti­haplı ve kanlı bir akıntı ile kendisini belli eder. Ateş ve solunum güçlüğü yapar. Nezle ile karıştırıldığı için, teh­likeli bir hastalık olduğu geç farkedilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">AĞIZ VE BOĞAZ DİFTERİSİ:</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Boğazda ağrı ve yutkunma zorluğu ile başlar. Bademciklerde, küçük dilde ve boğazda beyazımsı gri renkte lekeler ortaya çıkar. Ağır seyreden vakalarda ağız içinde de bu lekeler görülür. Le­keler kazındığı zaman kanama yap­maz. Boyun lenflerinde şişme olur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">GIRTLAK DİFTERİSİ:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Çoğu za­man boğaz difterisinin gırtlağa yayıl­ması ile ortaya çıkar. Difteri mikropla­rının müstakil olarak gırtlağa yerleş­mesi sonucu, tek başına görüldüğü du­rumlar da az değildir. Ateş, kuru ve bo­ğucu öksürük, solunum zorluğu şeklin­de kendisini belli eder. Müdahale ge­ciktiği takdirde gırtlağa yayılan difteri lekeleri solunum yolunu daraltır. Hasta güçlükle nefes alır. Nefes alırken ıslığa benzer bir ses duyulur. Hastalık ilerle­dikçe boğaz kasları gerilir. Yüz soluk, nabız zayıf, kalp atışları hızlıdır. Hasta boğulma krizleri geçirir. Krizler ölüm­le sonuçlanabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">GÖZ DİFTERİSİ:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Mikroplar gö­zün bağdokusuna yerleşirler. Gözler beyazımsı gri bir tabaka ile kaplanır. Göz yavaş yavaş şişmeye başlar. Ağır durumlarda hasta gözünü açamaz. Gözden kanlı bir iltihap akar. Bu hal­de, saydam tabakanın zedelenerek kör­lük yapma tehlikesi vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DERİ VE GÖBEK DİFTERİSİ:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Yerleştiği yerde tehlikeli yaralar aça­rak kendisini belli eder. Ortakulakta çok nadir görülür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">GENEL DİFTERİ BELİRTİLERİ</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hemen bütün difteri      şekilleri ateşle başlar. Baş ağrısı, kusma, karın ağrısı diğer belirtiler      arasında sayılabi­lir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Mikropların      yerleşmesinden son­ra, vücut direncine bağlı olarak bir haf­ta içinde      hastalık ortaya çıkar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Vücut direnci      yüksek sıhhatli ço­cuklarda tipik difteri lekeleri görülme­den hastalık      atlatılabilir. Hafif ateş ve yutkunma zorluğu birkaç gün içinde kaybolur.      Çocuğun hastalık geçirdiği bile anlaşılmaz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalığın yerleşip      mikropların zehir salgılamaları halinde; ateş hızla yükselir. Huzursuzluk,      baş ağrısı, mik­robun yerleştiği bölgede kanama ve akıntı, kusma, boğazda      şişlik ve yut­kunma güçlüğü durumun tehlikeli ol­duğunu gösteren      işaretlerdir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Difteri      mikroplarının salgıladık­ları zehir kana karıştığı takdirde, kalp, kan      dolaşımı ve sinir sisteminde ciddi bozukluklar görülür. Sonunda ölümle      neticelenen &#8220;kan zehirlenmesi&#8221; mey­dana gelir. Sinir sisteminin      etkilenme­si halinde felçler görülür.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Çocuğunuzu üçüncü      aydan başlamak üzere, birer ay ara ile iki defa dif­teri aşısı yaptırınız.      Çocuk iki yaşına ve altı yaşına girdiği zamanlarda aşıla­rı yeniletiniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Difteriye      yakalandığını gösteren ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz hasta­yı doktora      muayene ettiriniz. Kontroller hastalığı doğruladığı takdirde, dok­tor      hastaya &#8220;difteri serumu&#8221; verecek ve mikropların çıkardığı      zehirli maddenin kan ve sinir sistemine geçmesine fırsat bırakmadan      zararsız hale getirecektir. Serum tek başına bu hastalıkla müca­dele      edemeyeceğinden, ayrıca mikrop­ların öldürülmesi için penisilin de veri­lecektir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yukarıdaki      izahlardan anlaşılaca­ğı üzere, difteriye yakalanmış birinin mutlaka      hastaneye yatırılması ge­rekmektedir. Zira serum ve penisilin tedavisi ile      birlikte; kan dolaşımı de­vamlı kontrol altında tutulacak, kalp üzerindeki      yan etkileri de giderilmeye çalışılacaktır.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/difteri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boğmaca</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/bogmaca.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/bogmaca.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2009 18:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3720</guid>
		<description><![CDATA[
Belirtileri: Boğmaca mikroplarının üst solunum yollarına yerleşmesinden iki hafta sonra hastalık kendisini öksü­rük nöbetleri ile belli eder.

İlk günlerde      &#8220;soğuk algınlığı&#8221;na benzer işaretlerle başlar. Bir-iki hafta      müddetle hafif ateş ve kırgınlık yaptı­ğından pek anlaşılmaz. Hastanın nez­leye      yakalandığı zannedilir.
Bundan sonra,   [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Boğmaca mikroplarının üst solunum yollarına yerleşmesinden iki hafta sonra hastalık kendisini öksü­rük nöbetleri ile belli eder.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk günlerde      &#8220;soğuk algınlığı&#8221;na benzer işaretlerle başlar. Bir-iki hafta      müddetle hafif ateş ve kırgınlık yaptı­ğından pek anlaşılmaz. Hastanın nez­leye      yakalandığı zannedilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bundan sonra,      akşamları nöbetler halinde gelen öksürük devresi başlar. Beş hafta kadar      süren öksürük nöbetle­ri sırasında kasılma ve kramplar görü­lür. Kramp      sonunda kusmalar olabilir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Sıradan öksürükle boğ­maca öksürüğünü birbirinden şöyle ayırabilirsiniz. Boğmaca öksürüğü, ön­ce kuvvetli öksürükler halinde gelir. Bunu derin bir soluk alma izler. Öksü­rük sırasında hasta boğuluyormuş gibi rahatsız olur ve ıslık sesine benzer bir ses çıkarır. Öksürük nöbeti sona erip derin bir nefes alınca hasta kendisini iyi hisseder.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Boğmaca hastalığını      ağır geçiren kimselerde en sık görülen ilâve hasta­lık akciğer zarı      iltihabıdır (zatülcemp). Bebeklerde ölüme varan ciddi sonuçlar doğurur.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Boğmaca geçtikten      sonra, hasta yatak istirahatı yapmadığı takdirde &#8220;bronşif&#8217;e      çevirebilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yine doktor      tedavisi görmeyen ağır durumlarda adale krampı, felç, be­yinde arıza,      sağırlık, hatta körlük dahi yapabilmektedir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yan etkileri      görülmediği yâni normal seyrettiği takdirde süresi sekiz haftadır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Öksürük nöbetleri      başlar başlamaz doktora müracaat ediniz ve onun tavsiyelerine göre hareket      ediniz.</span></li>
</ul>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık ağır      seyrettiği takdirde, doktor hastane tedavisi tavsiye ede­cektir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastanın odası bol      güneş almalı ve sık sık havalandırılmalıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ateş düştükten      sonra, hasta kısa aralıklarla temiz havaya çıkarılmalıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Sekiz hafta      müddetince, hasta sağlam çocuklardan uzak tutulmalıdır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Kuru yiyecekler      öksürüğü tahrik edeceğinden, hasta sulu ve bol vita­minli yiyeceklerle      beslenmelidir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Öksürük nöbetleri      sırasında kus­ma olabileceğinden; yemekler nöbet­lerden on beş dakika      sonra verilmeli­dir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tesirli bir boğmaca      aşısı henüz bulunabilmiş değildir. Ancak yine de mevcut boğmaca aşısını      yaptırmakta fayda vardır.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/bogmaca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjin</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/anjin.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/anjin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 20:14:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3716</guid>
		<description><![CDATA[
 Tipik bir üşütme hastalığı olup &#8220;boğaz iltihabı&#8221; adı da verilmektedir. Işın tedavisi, burun ve boğaz bölgesin­deki ameliyatlar da anjin yapabilmek­tedir. Mikropları vücutta bağışıklık meydana getirmediği için sık tekrarla­nabilir.
DİKKAT: Ağır geçmesi halinde böbreklerde, kalp ve eklem yerlerinde ilâve rahatsızlıklara sebebiyet verebi­lir.
Belirtileri:

Yutmada görülen      güçlük halinde başlar.
Ateşin yükselmesi     [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Tipik bir üşütme hastalığı olup &#8220;boğaz iltihabı&#8221; adı da verilmektedir. Işın tedavisi, burun ve boğaz bölgesin­deki ameliyatlar da anjin yapabilmek­tedir. Mikropları vücutta bağışıklık meydana getirmediği için sık tekrarla­nabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Ağır geçmesi halinde böbreklerde, kalp ve eklem yerlerinde ilâve rahatsızlıklara sebebiyet verebi­lir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yutmada görülen      güçlük halinde başlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ateşin yükselmesi      ile birlikte kol ve bacaklarda ağrılar ortaya çıkar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Dil paslı ve      şiştir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hasta iştahsızdır,      ağzı kokar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bademcikler şişer,      hasta ağzını zor acır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bademciklerin      üzerindeki apsele­rin patlayarak akmasından sonra hasta kendisini daha iyi      hisseder. Bademcik­lerin şişi iner.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastanın boğazını sarıp      sıcak tu­tunuz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastayı doktora      götürünüz. Dok­tor, iltihapları önlemek için antibiyotik tedavisi      uygulayacaktır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ayrıca boğaz      ağrılarını hafiflet­mek için antiseptik solüsyonla gargara tatbik ediniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Doktora gitmeyi      gerektirmeyen hafif anjinlerde, papatya çiçeği ve adaçayı kaynatılarak      suyu ile gargara yapılabilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastaya sulu      yiyecekler ve taze meyve suları veriniz.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Bademcik iltihapları te­davi edilmeyip ağır seyrederse &#8220;kan zehirlenmesi&#8221; yapabileceğinden; has­tayı doktora göstermeyi ihmal etmeyi­niz.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/anjin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grip</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/grip.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/grip.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2009 19:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3713</guid>
		<description><![CDATA[
Salgın halinde ortaya çıkan; deği­şik karakterde virüsler tarafından oluş­turulan bir solunum yolları hastalığı­dır. Grip virüslerinin devamlı karakter değiştirmeleri sebebiyle tesirli bir aşısı veya serumu yapılamamaktadır. Mik­ropların vücuda girmesinden birkaç gün sonra hastalık kendisini belli eder.
Belirtileri:

Ateş, halsizlik,      eklemlerde ağrı ve hastalık duygusu ile başlar.
Göz yuvalarında ve      [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Arial;">Salgın halinde ortaya çıkan; deği­şik karakterde virüsler tarafından oluş­turulan bir solunum yolları hastalığı­dır. Grip virüslerinin devamlı karakter değiştirmeleri sebebiyle tesirli bir aşısı veya serumu yapılamamaktadır. Mik­ropların vücuda girmesinden birkaç gün sonra hastalık kendisini belli eder.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ateş, halsizlik,      eklemlerde ağrı ve hastalık duygusu ile başlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Göz yuvalarında ve      alında ağrı yapar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Öksürük, burun      akıntısı, boğazda ağrı, hastalığın yerleştiğini gösteren kesin      belirtilerdir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Üç-dört gün sonra      ateş düşer ve hastalık belirtileri hafifler.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık      belirtileri şiddetli oldu­ğu takdirde doktora müracaat ediniz. Gribe      doğrudan tesir eden bir ilâç ol­mamakla birlikte; öksürük, ateş ve      muhtemel yan tesirleri için ilâç tedavi­si gerekebilecektir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hasta gribi      atlatıncaya kadar ya­takta istirahat ettirilmeli; bol vitaminli yiyecekler      ve meyve suları verilmeli­dir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Ağır geçmesi halinde ortakulak iltihabı, karın zarı iltihabı, bronşit, akciğer zarı iltihabı, beyin ve sinir sistemi iltihapları yapabilmekte­dir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/grip.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabakulak</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kabakulak-2.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kabakulak-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 18:51:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3708</guid>
		<description><![CDATA[ Adından da anlaşılacağı üzere, ku­lağın ön ve altındaki tükürük bezlerin­de şişlik yaptığından kolay teşhis edi­len bir hastalıktır. Virüsleri vücuda gir­dikten yaklaşık on sekiz gün sonra has­talık kendisini gösterir. Daha çok er­keklerde rastlanır.
 
DİKKAT: Yetişkinlerde kabaku­lak virüsleri &#8220;er bezleri&#8221;ni de etkiledi­ğinden kısırlığa varan ciddi bozukluk­lar yapabilmektedir. Bu sebeple, kaba­kulak geçiren yetişkin erkekler mutlaka doktor tedavisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Adından da anlaşılacağı üzere, ku­lağın ön ve altındaki tükürük bezlerin­de şişlik yaptığından kolay teşhis edi­len bir hastalıktır. Virüsleri vücuda gir­dikten yaklaşık on sekiz gün sonra has­talık kendisini gösterir. Daha çok er­keklerde rastlanır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Yetişkinlerde kabaku­lak virüsleri &#8220;er bezleri&#8221;ni de etkiledi­ğinden kısırlığa varan ciddi bozukluk­lar yapabilmektedir. Bu sebeple, kaba­kulak geçiren yetişkin erkekler mutlaka doktor tedavisi görmelidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Halsizlik ve ateşle      başlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Kulağın ön ve      altındaki tükürük bezleri yutkunma sırasında acır.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Bilahare bu bezler      şişer ve dışarı­dan yumruk büyüklüğünde, sert bir şiş­lik görülür.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İki hafta sonra      hastalık gerileme­ye başlar. Ancak, bu arada, er bezlerin­de bir şişlik ve      ağrı ortaya çıkarsa mut­laka doktor çağırılmalıdır.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Kulaktaki şişlik      üzerine sıcak kompres uygulayınız.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ağız temizliğine      dikkat ediniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastayı diğer aile      üyelerinden ayırınız.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Er bezlerinde ağrı      ve şişlik görü­lünce mutlaka doktor çağırınız.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık      belirtileri kayboluncaya kadar yatakta istirahat ediniz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tesiri      tartışılmakla birlikte bağı­şıklık aşısı yaptırınız.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kabakulak-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Papağan Hastalığı</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/papagan-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/papagan-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 16:21:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3704</guid>
		<description><![CDATA[
 Hastalık yapan mikroplar papağan­lar tarafından taşındığı için bu isimle anılır. İnsana genellikle kurumuş papa­ğan pisliğinin tozları vasıtasıyla bula­şır.
Belirtileri:

Mikropları insan      vücuduna girdikten bir iki hafta sonra hastalık belir­tileri gösterirler.
Halsizlik,      şaşkınlık, uyuşukluk ve ateş ilk işaretlerdendir.
Ateşin yükselmesi      ile birlikte ti­füse benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Hastalık yapan mikroplar papağan­lar tarafından taşındığı için bu isimle anılır. İnsana genellikle kurumuş papa­ğan pisliğinin tozları vasıtasıyla bula­şır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri:</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Mikropları insan      vücuduna girdikten bir iki hafta sonra hastalık belir­tileri gösterirler.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Halsizlik,      şaşkınlık, uyuşukluk ve ateş ilk işaretlerdendir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ateşin yükselmesi      ile birlikte ti­füse benzer bir gelişme izler. Ateş bir-iki hafta devam      eder.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Öksürük, hızlı kalp atışları ve sık soluma görüldüğü za­man, hastalığın akciğerlere de sirayet ettiği anlaşılır.</span></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık ağır      seyrettiği takdirde, kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına da sebebiyet      verebilir. Öyle ki, kalp yetmezliği olan kimselerde ciddi du­rumlara yol      açabilir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık, normal      seyrettiği ve yan etkileri görülmediği zaman 3-4 hafta içinde iyileşme ile      neticelenir.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık      belirtileri ağır geçtiği takdirde doktora görünmeli, onun tavsi­yelerine      göre hareket edilmelidir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastalık      belirtileri ortaya çıkar çıkmaz, hasta diğer aile üyelerinden      ayrılmalıdır.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/papagan-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verem (Tüberküloz)</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/verem-tuberkuloz-2.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/verem-tuberkuloz-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 20:34:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BULAŞICI HASTALIKLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3696</guid>
		<description><![CDATA[
 Bulaşıcı hastalıklar içinde en ciddi olanıdır. Sinsi bir gelişme gösterdiğin­den, geç farkedilir. Erken teşhis edildi­ği takdirde tedavisi zor değildir. Özel­likle sık hastalanan, vücut dirençleri düşük kimselerde, alkol ve uyuşturucu kullananlarda, gece eğlencelerine düş­künlükten uykusuz kalanlarda, yeterli beslenemeyenlerde, güneşten ve temiz havadan mahrum yerlerde çalışanlarda vereme yakalanma riski oldukça yük­sektir. Keza, zayıf bünyeli ve asabi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Bulaşıcı hastalıklar içinde en ciddi olanıdır. Sinsi bir gelişme gösterdiğin­den, geç farkedilir. Erken teşhis edildi­ği takdirde tedavisi zor değildir. Özel­likle sık hastalanan, vücut dirençleri düşük kimselerde, alkol ve uyuşturucu kullananlarda, gece eğlencelerine düş­künlükten uykusuz kalanlarda, yeterli beslenemeyenlerde, güneşten ve temiz havadan mahrum yerlerde çalışanlarda vereme yakalanma riski oldukça yük­sektir. Keza, zayıf bünyeli ve asabi gençlerde -bilhassa kızlarda- bu hasta­lığa sık rastlanmaktadır. Tabiatta bir­çok tüberküloz basili bulunmakla bera­ber, bunlardan yalnız iki tanesi insanda hastalık yapabilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Tüberküloz hastalığı,<span> </span>belirtilerine göre, üç devrede incelenir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Birinci Devre</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tüberküloz      basilleri girdikleri yerde küçük ve grimsi düğümcükler şeklinde iltihap      oluştururlar. Bu iltihap düğümlerine &#8220;tüberkül&#8221; adı verilmek­tedir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Gelişen iltihap      düğümleri birleşe­rek daha geniş bir yer kaplarlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk yerleştikleri      alanda iltihap dü­ğümleri meydana getirdikten sonra, basiller odak      noktalarından çıkarak lenf damarları yoluyla lenf boğumları­na      yerleşirler. Lenf boğumlarında da iltihap düğümleri meydana geldikten      sonra birinci devre sona ermiş olur.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Belirtileri</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İltihap düğümleri      teşekkül ederken hastada genel bir yorgunluk, iştah­sızlık, vücut ateşinde      38 dereceye ka­dar yükselme, sırt ağrıları ve öksürük görülür.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Bu belirtiler &#8220;soğuk al­gınlığı&#8221; zannedilerek ciddiye alınma­dığı takdirde; daha tehlikeli olan &#8220;ikin­ci devre&#8221; baş gösterir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hassas ve zayıf      bünyeliler bu tür belirtilerle karşılaştıkları zaman mutlaka bir doktora      görünerek röntgen filmi çektirmelidirler. Zira, iltihap düğümle­ri      (tüberküller) sadece röntgen filmin­de belli olurlar.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">İkinci Devre</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Birinci devrede hastalık ciddiye alınmadığı ve gerekli tedavi uygulan­madığı takdirde, vücut direncinin iyice düştüğü bir zamanda tüberküloz basilleri yerleştikleri bölgeyi ve lenf bo­ğumlarını terkederek bütün vücuda ya­yılırlar. Kan damarları ve lenf kanalla­rı yoluyla deri, kemik, eklemler, böb­rekler, bağırsaklar, gözler, beyin zarı gibi hassas bölgelere yerleşirler. Belir­tileri birinci devredekine benzer şekil­de kendisini gösterir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;"><span> </span>Vücut direncinin gücüne bağlı ola­rak iltihap düğümleri ya iyileşip kireç­lenerek mevzi kalırlar ya da vücudu sarmaya devam ederek en tehlikeli olan üçüncü devreyi başlatırlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Üçüncü Devre</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Grip ya da bronşiti      andıran belir­tilerle başlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Yorgunluk,      akşamları yükselen hafif ateş ve balgamlı öksürükle de­vam eder.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Halsizlik,      iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemeleri üçüncü devrenin baş­ladığını      belli eden kesin işaretlerdir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Balgamlı öksürük,      tüberküllerin akciğerlere geçtiğini gösterir. Bir ila otuz milim      genişliğinde akciğerlerin köprücük kemiği altında kalan bölgesi­ne      yerleşen iltihaplı basil düğümleri, bilahare birleşerek daha geniş      alanlara yayılırlar.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Tüberküloz basilleri      genellikle tek akciğerde yerleşirler. Ancak üçün­cü devrenin ilerlemesi      halinde diğer akciğere de geçiş yaparak burayı da iş­gal ederler.</span></li>
</ul>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">DİKKAT:</span></strong><span style="font-family: Arial;"> Hastanın balgamlı ök­sürükleri başladığı zaman tüberküloz bulaşıcılık özelliği kazanır. Tüberkülo­za yakalandığı anlaşılan hasta mutlaka hastane tedavisi görmeli, eşi ve çocukları ile aynı odada yatmamalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Arial;">Ne Yapmalı?</span></strong></p>
<ul style="margin-top: 0cm;" type="square">
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Çocuklarınıza daha      birinci yaşın­da iken, hatta doktor uygun gördüğü takdirde ilk aylarda,      verem (BCG) aşısı yaptırınız.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">İlk belirtileri      görülür görülmez hastaneye gidip röntgen filmi çekti­riniz ve      &#8220;tüberkül deneyi&#8221; yaptırınız. Deneyde sonuç negatif çıktığı ve      filim­de tüberkül varlığı tespit edildiği takdirde; doktor sizi yatıracak      4 ila 9 ay müddetle tedavi edecektir.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Hastane tedavisinden      sonra sa­dece tehlikeli dönem atlatılmış olaca­ğından; tüberküloz      basillerinin vücut­tan tamamen atılabilmesi için tedavi­nin evde devam      etmesi gerekecektir. İki yıl müddetle ilâç ve sağlıklı bir bes­lenme      uygulandığı takdirde vücuda yerleşmiş olan basiller tamamen etki­siz hale      getirilir. Hastalık tekrarlamaz.</span></li>
<li class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial;">Ev tedavisi devam      ederken, hasta sık sık temiz havaya çıkmalı; ruh sağ­lığı ve morali      yerinde olmalıdır.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/verem-tuberkuloz-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
