Ergenlik döneminde akran ilişkileri nasıl gelişir?

Posted on 13. Ara, 2008 by admin in ERGENLİK

Akran ilişkileri ergenlik döneminde ayrı bir özellik kaza­nır. Kızların arkadaşlarından beklentileri daha yüksektir. Da­ha fazla bağlanır ve yakınlaşırlar. Arkadaşlarıyla daha sıkı iliş­ki kurar, onların dert ortağı olur ve sorunlarını paylaşırlar. Erkekler ise daha çok gruplar halinde arkadaşlık kurarlar, kızlara göre daha az duygu paylaşımları vardır.

15-18 yaş dönemi olgunlaşmanın hemen hemen tamam­landığı dönemdir. Bu dönemin en önemli konusu cinsel kimlik gelişimidir. Ergen, karşı cinsle ilişki kurmak, karşı cin­si tanımak ister. Aynı zamanda da karşı cinsle ilişki kurmak­tan korkar ve tereddüt eder. Beden gelişiminin tamamlan­masıyla birlikte her iki cins de kendilerini erkek veya kadın olarak tanımaya başlarlar ve karşı cins arkadaşlıklar daha önem kazanır.

Akran ilişkilerinde en önemli sorun ergenlerdeki fiziksel gelişimin farklı olmasıdır. Daha erken gelişen erkek çocuklar, fiziksel olarak daha güçlü ve popüler olurken, daha geç geli­şenler çocuk muamelesi görürler. Bu nedenle karşı cinsle iliş­kilerinde güvensiz ve çekingen olurlar. Bu kendine güvensiz­lik, ergenlik döneminin sonunda ortadan kalkar. Kızlarda ise tam tersi durum vardır, erken gelişen kızlar kendi akranlarıy­la arkadaşlık etmekte güçlük çekerler ve kendilerinden büyük erkeklerle arkadaş olurlar. Bu tür arkadaşlıklar, cinsel deneyim ve madde kullanımı gibi deneyimlerin yaşanma riskini ar­tırır. Araştırmalar ergenlerin karşı cins arkadaş seçimlerinde ailelerinden yeterli desteği görmediklerini ortaya koymuştur. Özellikle kız çocuklarının erkek arkadaşlarının aileleri tarafın­dan desteklenmemesi, kızların daha baskı altında olduğunu göstermektedir. Bu durum kırsal kesimde ve alt sosyoekono­mik düzeyde daha bariz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ergenlik döneminde yaşının olgunluğuna ulaşamamış er­genlerde, ruhsal sıkıntılar ve cinsel kimlik sapmaları gözlene­bilir. Aslında homoseksüelliğin kökleri ergenlikten çok önce­sine dayanır, hatta temelinin anne karnındaki hormonların durumuna göre atıldığı yönünde araştırmalar vardır. Ancak ergenlikte veya ergenlik öncesinde yaşanmış cinsel tacizler, er­keklerde homoseksüel korkuların ortaya çıkmasına neden olur. Bu korkuları olan gençlere, bu korkuların homoseksüel­lik anlamına gelmediği, kendi kaygılarından kaynaklandığı an­latılmalıdır. Kızlardaki korkular, daha çok kızlık zarıyla ilgili­dir. Kızlara mutlaka anneleri veya hala, teyze gibi yakın akra­baları cinsellik konusunda bilgi vermeli ve çocuğun yanlış bil­gi ve inanışlara kapılmasına engel olunmalıdır. Spor ve çeşitli sosyal aktivitelere yönelme, ergenlik döneminin kendine özgü sorunlarının üstesinden gelme de gençlere çok yardımcı olur.

18 yaşından başlayıp 20′li yaşlarda devam eden gelişim döne­mi geç ergenliktir. Artık psikolojik olgunluğa erişip, erişkin bir birey olunmuştur. Bu dönem ergenlik boyunca öğreni­len, gözlenen, deneyim kazanılan doğru ve yanlışların har­manlanarak kişiliğin oluştuğu dönemdir. Ergenler bu dö­nemde artık kişiliklerini oluşturmuş, toplum içinde sorunla­rı üstlenebilecek sorumluluğa sahip bireyler olurlar.

Leave a reply