Diyet Tipleri
Posted on 28. Ara, 2008 by admin in SAĞLIKLI ZAYIFLAMA
Örnek Diyet programı için tıklayınız.
Günümüzde kilo kaybı sağlamak amacıyla birçok diyet uygulanmaktadır. Bu diyetlerin birçoğu kısa sürede kilo verdirdikleri iddiasıyla gazete ve dergi sayfalarında ortaya çıkmışlardır. Bu diyetler esasları, üstünlükleri ve zayıf yönleriyle aşağıda tartışılmıştır. Bunlardan biri olan Dengeli Diyet sağlıklı kalarak kilo vermek isteyenlere uygundur. Daha sonra ele aldığımız diyet programımızın esasları da Dengeli Diyete uymaktadır.
Sihirli Diyetler
Sihirli diyetler belli birkaç yiyeceğin belli zamanlarda yenmesi esasına dayanır. Diyetin sihri de buradadır. Önceden hazırlanmış listelerde belirtilen yemeklerin belirtilen zamanlarda yenmesi şart koşulur. Örneğin salı öğlen yemeğinde greyfurt ile haşlanmış tavuk, perşembe akşamı havuçla peynir yenmesi gibi. Bu uygulamalardan özel zayıflatıcı etkilerin elde edildiği öne sürülmüştür.
Rejim yapanlar yemek seçmezler. Yemekler listelerde belirtilmiştir; hazırlanması da oldukça kolaydır. Bu diyetler genellikle vitamin yönünden yetersizdir; bu eksiklik vitamin tabletleriyle telafi edilmelidir.
Bu rejimlerin “sihirli” havası sayesinde rejime bağlılık sağlanır. Ancak yemekleri ev dışında, bir davette veya lokantada bulamayabilirsiniz. Diyete uymak için yaşam biçimini tümüyle değiştirmek gerekir ki bu da kilo vermek isteyen kişilerin sıkıntısına bir yenisini eklemek demektir.
Sihirli diyetlerin ardında bilimsel bir gerçek veya mantık aramak boşunadır. Belirli gıdalarda ne özel zayıflatıcı ne de sihirli etkiler vardır. Bu diyetle zayıflama sağlanabilirse bu ancak yenen gıdaların kalori düşüklüğü ile açıklanabilir.
Vejetaryen Diyetler
Vejetaryen yemekler sözlük anlamına göre bitkisel kaynaklıdır. Vejetaryen diyet uygulayanları üç gruba ayırabiliriz.
1. Tam vejetaryenler peya “vegan’lar. Toplumdaki vejetaryenlerin ancak küçük bir bölümü bu gruptadır. Bunlar yalnızca bitkisel gıdaları yerler. Enerji açısından fakir olan bu diyet hiçbir hayvansal gıda içermez. Bu nedenle, protein, demir, kalsiyum, ribof-lavin, B12 ve D vitaminleri yönünden yetersizdir.
2. Lakto Vejetaryenler. Bunlar bitkisel gıdalara süt ve sütlü besinleri eklemişlerdir. Diyet, demir yönünden yetersizdir.
3. Lakto-Ovo Vejetaryenler. Bu grupta ise ikinci gruba ek olarak yumurta vardır.
Bunlara ek olarak halk arasında zayıflama amacıyla uygulanan vejetaryen diyet vardır. Bu diyette hayvansal gıdalara yer vardır. Ancak diyetin özelliği bitkisel gıdalara geniş yer vermesi ve dolayısıyla diyetteki bitkisel lif oranlarının yüksek olmasıdır.
Normal diyetteki lif miktarı 6-12 g kadardır. Vejetaryen diyetlerde bu miktar 20-25 g’a kadar çıkar.
Lifli gıdaların hazmı ve emilimi uzun zaman alır ve bunlarla doyma duygusu daha kolay sağlanır. Lifler ayrıca bağırsakların iyi çalışmasına yardımcı olur, kolesterole ve kolesterol yapımında kullanılan safra tuzlarına bağlanarak bunların emilimini engeller.
Lifli gıdalara her türlü diyette rastlamak mümkündür. Bunlar arasındaki ana fark, lifli gıda miktarının diyetten diyete değişim göstermesidir. Lifli gıdalarla zayıflamanın en önemli nedeni yüksek kalorili yemeklerin yerine düşük kalorili bitkisel gıdaların geçmesidir.
Tek Yemekli Diyetler
Tek yemekli diyetlerde rejim yapan kişi sürekli olarak aynı yemeği yer.
Bu tür diyetlerin tipik örneği olan pirinç diyeti ilk kez 1940 yılanda Kempner tarafından yüksek kan basıncının tedavisinde kullanılmıştır. Daha sonra aynı tip diyetler zayıflama amacıyla uygulanmıştır. Duke Üniversitesinin pirinç diyetini de bu grupta sayabiliriz. Günlük 400-800 kalorilik bu diyetlerde bol miktarda yenen pirince ek olarak meyve ve sebze de vardır. Kesinlikle süt ve et grupları kullanılmaz. Diyet, protein ve tuz açısından çok fakirdir. Ayrıca, A vitamini, riboflavin, kalsiyum ve demir yönünden de çok yetersizdir. Bu eksiklikler tamamlanmadan rejimin uygulanması hayati tehlike oluşturur. Günde 0.5 kg’a yakın kilo kaybı sağlayan tek yemekli diyetler kolay anlaşılan ve kolay hazırlanan basit diyetlerdir.
Uygulamadaki temel sorun, diyetin sıkıcılığı ve monotonluğudur. Böyle bir yemek düzenini uzun zaman sürdürmek genellikle imkânsızdır. Çok hoşlanılan bir yemeği bile sürekli olarak yemek zorunluluğu kısa sürede bıkkınlığa yol açar ve rejim terk edilir.
Formül Diyetler
Formül diyetler eşit miktarda potein ve karbonhidratla az miktarda yağdan oluşan ve hazır olarak satılan toz veya sıvı karışımlarıdır. Bu ana gıda gruplarına 20 g lif, vitamin ve elementler eklenmiştir.
Rejim yapan kişi bu sıvı veya toz karışımdan belirtilen miktarlarda yer. Bunun dışında hiçbir gıda almaz. Böyle bir diyetin hazırlanması ve kullanılması kolay ancak buna uzun süre uyum sağlamak imkânsızdır.
Bu tür diyetleri çok düşük kalorili diyetler grubuna katmak mümkündür.
Bir Besini Azaltılmış Diyetler
DÜŞÜK KARBONHİDRATLI DİYETLER
Karbonhidrat miktarı düşük diyetler ilk kez 1863 yılında Banting tarafından şeker hastalığının tedavisi amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde düşük karbonhidrat miktarı ile kastedilen günde kg. başına 1 g’dan az karbonhidrat yenmesidir.
Düşük karbonhidratlı rejimlerde yağ ve protein miktarları normal diyettekinden çok daha fazladır. Protein grubundaki süt ve sütlü besinler, et, yumurta, sakatat gibi yiyecekler yağ ve kolesterol açısından çok zengin besinlerdir. Bunların fazlaca tüketimi, zayıflamayı amaçlayan kişinin kan kolesterol miktarlarının yükselmesine neden olur. Ayrıca, kişide, böbrek rahatsızlıkları ve gut hastalığı gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Düşük karbonhidratlı rejimlerden bazı örnekler görelim.
1. Dr. Atkins Diyeti.
Günlük karbonhidrat miktarı toplam kalorinin ancak % 5′i kadardır. Toplam kalorinin % 70′ini yağ, % 25′ini protein oluşturur. Diyet, B6 vitamini, folik asit, tiyamin ve magnezyum yönünden fakirdir. Ayrıca karbonhidrat eksikliği vücutta “keton” adı verilen ve yüksek miktarları çok zararlı olabilen cisimlerin artmasına yol açabilir. Bu duruma ketoz durumu adı verilir.
Diyetteki karbonhidrat miktarı kısıtlanınca kanda şeker düşüklüğü ve eksikliği durumu ortaya çıkar. Bu durumda vücut enerji sağlamak için yağlarını parçalamaya başlar. Yağların yakılması zayıflamanın ana gayesidir. Ancak bunlar yakılırken keton denilen zararlı yan ürünler ortaya çıkar.
2. Stillman Diyeti.
Günlük 1200-1300 kalorinin % 5′ini karbonhidrat, % 45′ini protein ve % 50’sini yağ oluşturmaktadır. Diyette sebze, meyve ve ekmek-tahıl grupları yenmez. Diyet, C vitamini, folik asit, tiyamin ve kalsiyum açısından yetersizdir.
3. Scarsdale Diyeti.
Bu diyette tüketilen yağ ve protein miktarları çok fazla, karbonhidrat miktarı ise aşırı kısıtlıdır. Diyet, B6 vitamini, riboflavin, kalsiyum, demir ve A vitamini yönünden yetersizdir. Vücutta “ketoz” durumu ortaya çıkar.
Düşük karbonhidrat rejimlerinin ilk günlerinde vücut bol miktarda su kaybeder. İlk günlerdeki su kaybı nedeniyle ortaya çıkan kilo kaybı yüz güldürücüdür. Ancak ikinci haftaya gelindiğinde hızlı kilo kaybı durur ve duraklama dönemi başlar. Eğer kişi diyetine karbonhidrat yönünden zengin besinleri eklerse kaybettiği kiloları hızla geri alabilmektedir.
Bu rejimin en tehlikeli yönü ketoz olayının kontrolden çıkmasıdır. Karbonhidratların azaltılmasının önemli yan etkileri arasında baş ağrısı, bulantı, ishal ve aşırı güçsüzlük, dermansızlık sayılabilir.
Karbonhidratı düşük rejimlerde yağ ve proteinler de kısıtlanarak günlük kalori miktarı 800′ün altına indirilirse diyet çok tehlikeli hatta öldürücü olabilir. Bu nedenle çok düşük kalorili (bkz. s. 60) ve düşük karbonhidratlı rejimler doktor kontrolü altında yapılmalıdır.
DÜŞÜK PROTEİNLİ DİYETLER
Düşük proteinli ve düşük kalorili diyetlerin zayıflama amacıyla kullanılması önerilmemektedir. Düşük proteinli rejimler uygulanırsa vücut hayati bazı aminoasitlerden yoksun kalabilir. Bu tür rejimlerin ölüme neden olduğu görülmüştür. Dolayısıyla günlük protein miktarı ve tipi ayarlanırken hayati aminoasitlerin rejime yeterli miktarda eklenmesi şarttır.
Düşük proteinli diyetlere örnekler görelim:
1. Beverly Hills Diyeti.
Günlük toplam kalori miktarı yaklaşık 900′dür. Bunun % 5′ini protein, % 95′ini karbonhidrat oluşturur. Yağ oranı ise sıfırdır.
![]()
![]()
Rejim yapan kişi ilk 10 gün yalnızca meyve yemektedir. Beslenme açısından çok yetersiz olan diyet, demir, çinko, kalsiyum, magnezyum, fosfor, riboflavin, niasin gibi mineraller ve vitaminlerden fakirdir.
2. Piritikin Diyeti.
Genelde vejetaryen bir diyettir; protein miktarı ve yağ oranı çok düşüktür. Şeker ve şekerli besinler, tuz hiç kullanılmaz. Yağsız sütten hazırlanan süt ve sütlü besinler çok az tüketilir. Demir ve B 12 vitamini eksikliği görülür.
Çok Düşük Kalorili Diyet
Çok düşük kalorili diyet ile kastedilen günlük kalori miktarının kg başına 10 kaloriden az olmasıdır. Bu tür rejimler gerekli bilimsel araştırmalar yapılmadan kullanılmaya başlanmıştır. Linn’in Son Diyet Şansı adlı kitabında önerilen diyet ölümlere neden olmuş ve benzer sonuçlar Cambridge diyetinde de görülmüştür. Linn’in diyeti 250-500 kalorilik sıvı protein içeceği, Cambridge diyeti ise 330 kalorilik toz yiyecektir.
Bu kötü deneyimlerden sonra çok düşük kalorili diyetler bilimsel olarak incelenmiş ve protein, vitamin, mineral eksikliğinin ölümlere yol açtığına karar verilmiştir. Günümüzde uygulanan çok düşük kalorili diyetlerde bu eksiklikler giderilmiştir. Buna rağmen çok düşük kalorili diyet aşırı kilolu (ideal kiloyu % 30′ dan fazla aşan şişmanlar) veya şişmanlık nedeniyle ciddi hastalıkları olan kişilerle, acil ameliyat için hastanın hızla kilo vermesi gerektiği durumlarda ve doktor kontrolü altında uygulanabilir.
Çok düşük kalorili diyet kısa sürede kilo kaybettirir. Erken dönemde görülen hızlı zayıflama vücudun kaybettiği suya bağlıdır. Bu dönemden sonra kilo kaybı yavaşlar ancak yine de diğer diyetlerle elde edilen zayıflamaya oranla daha yüz güldürücüdür.
Çok düşük kalorili diyet uygulayanlar kısa sürede kilo verdikleri için diyete iyi uyum gösterirler. Ancak çok kısıtlı bir diyeti uzun süre uygulamak genellikle imkânsızdır.
Bu diyet çeşitli önlemler alındığı halde tehlikelidir ve ciddi yan etkileri vardır. Bunlar arasında ani kalp durması, nabız düzensizliği, baş ağrısı, bulantı ve kusma sayılabilir. Dolayısıyla bu tip bir rejim yapmak isteyenlerin doktora danışmadan tek başlarına diyete başlamaları sakıncalıdır.
Dengeli Diyet
Dengeli diyet rejim diyetleri arasında en bilinçli olanıdır. Beslenme açısından yeterli plan diyetin protein, karbonhidrat ve yağ oranı ideal diyetteki gibidir. Ancak porsiyon miktarları azaltılarak günlük kalori alımı kısıtlanmıştır. Kalori açısından kısıtlı olan dengeli diyette günlük toplam kalori miktarı 1200-1500′dür. Kalorinin yaklaşık % 50’si karbonhidrat, % 20’si protein ve % 30′u yağlardan sağlanır.
Dengeli diyette rejim süresince çeşitli besin gruplarından faydalanılır. Bunlar yağsız süt, et, sebze, meyve, ekmek-tahıl ve yağ grubudur. Her gruptan belli miktarlar yenerek önerilen günlük toplam kalori ihtiyacı sağlanmış olur. Diyet karbonhidrat açısından zengin olduğu için ketoz durumu ortaya çıkmaz. Rejim süresince yalnızca, şeker ve şekerli besinlerin yenmesine izin verilmez.
Protein yönünden yeterli olan diyette en kısıtlı besin maddesi yağdır. Direkt olarak yağ çok az miktarda kullanılır. Yağ kullanımının azaltılması vücuda giren kalori miktarını kısıtlar. Çünkü 1 g yağda 9 kalori vardır.
Dengeli diyette tuz kullanımına ölçü konulur. Yemekler az tuzlu hazırlanır ve sofrada tuzluk kullanımından vazgeçilir. Diyet vitamin-mineral yönünden yeterlidir. Ancak, günlük toplam kalori 1200′ün altına düşerse 1 adet multivitamin-mineral tabletinin alınması gereklidir.
Çeşitli besinlerin yendiği ve her türlü ortamda uygulanması kolay olan bu diyet çok hızlı kilo kaybı sağlamaz. Kaybedilen ki
lo miktarı haftada 0,5-2 kilodur. Diyeti egzersizle birlikte yürüten kişilerde kilo kaybı yüz güldürücüdür; bu şekilde harcanan kalori miktarı artar ve ayar noktası aşağı çekilerek zayıflama sağlanır. Dengeli beslenerek zayıflayan kişilerde başarı oranı % 75′tir. Yavaş kilo kaybeden kişiler bu sırada kalıcı beslenme alışkanlıkları elde etmişlerdir. Sonuç olarak da kaybedilen kilolar geri alınmaz. Hızlı kilo kaybetmek isteyen kişiler bu diyeti benimsemezler çünkü uzun sürede kilo kaybının sağlanması ve bu zaman boyunca diyete bağlı kalmanın zorluğu vardır.


Leave a reply