Diyabetle Yaşamak

Posted on 10. Ara, 2008 by admin in DİYABET

Diyabetle yaşamayı öğrenirken, yavaş ya­vaş normal bir hayat sürebileceğinizin farkı­na varacaksınız. Ve artık bundan sora ne­redeyse eskisi gibi istediğiniz her şeyi yapa­bileceksiniz!

“Diyabetle yaşamanın zorluğu, sürekli olarak kendinize odaklanmaya neden olmasıdır. Daima ne yiyip ne yememeniz gerektiğini, ilaçlarınızı vs düşünmek, sizi kendinize odaklı hale getirebilir.”

“Diyabetle yaşamaya alışmak zaman alır. Baş­langıçta hissettiğiniz kızgınlık, suçluluk, şaşkınlık his­lerinin hiç geçmeyeceğini sanırsınız ama zaman­la işler yoluna girer.”

Bu bölümde, diyabetle yaşamak konusunun üzerinde duracak ve diyabet ile spor, iş hayatı, diğer hastalıklar, alkol ve sigara arasındaki ilişkiyi konu edeceğiz.

Diyabet ve Spor

Çok sayıda diyabetli sporcu, uğraş verdiği spor dalında en üst seviyelere çıkabilmiştir ve birçok spor dalının, diya­betli insanlar için uygun olduğunu söylemek mümkündür. Diyabetli bir kişinin spor yaparken yaşayabileceği sorun temel olarak şudur: Spor esnasında gelişebilecek hipoglisemik bir reaksiyona karşı kontrolü kaybetme tehlikesi olu­şabilir. Bu tehlike, yalnızca sizin için değil aynı zamanda diğer katılımcı arkadaşlarınız veya izleyiciler için de geçer­lidir. Yüzme, potansiyel olarak tehlikeli sporlardan biridir. Ancak alınacak bazı önlemlerle -asla yalnız yüzmemek ve glikoz tabletlerini hemen havuza yakın bir yerde bulun­durmak gibi- bu spor dalı daha güvenli hale getirilebilir.

Bazı sporlarda, örneğin motor yarışları esnasında gelişe­bilecek bir hipoglisemi krizi, ciddi yaralanmalara yol açabilir. Bu nedenle, ilgili organlar, diyabetli kişilerin yüksek riskli spor etkinliklerine katılımını onaylamamaktadır. An­cak onay vermemek, tamamen yasaklamak anlamına gel­mez; uygulanan kısıtlamalar, tedavinizin biçimine (sadece diyet ve egzersiz, diyet-egzersiz ve ilaç kullanımı veya di­yet- egzersiz ve insülin olmasına) bağlı olarak değişebilir.

Diyabet ve İş Hayatı

Diyabetinizin olduğunu işyerinizdekilere söylemeniz, bilhassa insülin veya hipoglisemi krizi geçirmenize neden olabilecek türde tabletler kullanıyorsanız önemlidir. Diya­betli insanların çoğu, herhangi bir problemle karşılaşmaksızın işlerine devam edebilirler. Ancak vardiyalı veya dü­zensiz saatlerde çalışmak, ilaçlarınızla ilgili bazı ayarlama­lar yapmanızı gerektirebilir, çünkü çoğu insülin rejimi 24 saat için tasarlanmıştır. Vardiyalı çalışanlar genellikle, tam bir düzen oturttuklarında her şeyin değiştiğinden ve yeni­den başlamaları gerektiğinden şikâyet ederler. Vardiyalı veya düzensiz çalışma saatleri için genelleme yapmak son derece güçtür, çünkü birçok farklı çalışma düzeni mevcut­tur. Sizin düzeninize göre yeni bir düzen oturtulması gere­kebilir. Bu konuyu doktorunuzla görüşebilirsiniz. İşvereni­nizin anlayışlı bir tutuma sahip olması durumunda, işiniz daha kolaylaşacaktır.

Çalışma arkadaşlarınızı, bir hipoglisemi krizi geçirebile­ceğiniz konusunda mutlaka uyarmalısınız. Onlara, nor­malden farklı davranışlarda bulunacak olursanız, şeker al­manızı sağlamalarını tembih edin. Bazı kişiler, çalışma ar­kadaşlarına diyabetli olduklarını söylemekten çekinirler. Ancak bunu bir sır gibi saklarsanız, ani bir hipoglisemi atağı geçirmeniz durumunda, arkadaşlarınız ne olduğunu anlayamayıp gereken müdahalede bulunamazlar. Bu tür­den risklere davetiye çıkarmamak adına, baştan gereken bilgilendirmeyi yapın.

Diyabet ve Diğer Hastalıklar

Herkes zaman zaman soğuk algınlığı veya nezle geçi­rebilir, bunlar tıpkı diğer hastalıklar gibi diyabetinizin kon­trolünü etkileyebilir. Bu tür hastalıklardan doğacak en muhtemel etki, glikoz seviyenizin yükselmesidir. Bu ne­denle, özellikle de insülin kullanıyorsanız, herhangi bir hastalığa yakalandığınızda, kan şekeri seviyesi kontrolle­rinizi daha sık yapmanız faydalı olacaktır. Diyabetli kişiler için, her türlü hastalık potansiyel bir tehlikeye dönüşebile­ceği için, doktorunuzla, hasta olduğunuz günlerde özel olarak ne yapmanız gerektiğine dair konuşun. Kan şekeri­nizi hani sıklıkla ölçmeniz, insülin veya diyabet ilacınızı ne zaman daha az veya çok almanız gerektiğini ve piyasada­ki ilaçların hangilerinin sizin için daha güvenli olduğunu öğrenin. Hasta olmadan önce tüm önemli bilgileri alırsa­nız, böyle bir durum oluştuğu takdirde, hem diğer hastalı­ğı daha hafif atlatabilir, hem de diyabet üzerindeki kontro­lü daha iyi sağlayabilirsiniz.

Tip 1 Diyabet

Birçok kişi soğuk algınlığı gibi durumlarda yemek ye­mediği zaman insülin almasına gerek olmadığını, aksi tak­dirde hipoglisemik atak geçireceğini düşünür. Aslında, bu­nun tam tersi söz konusudur. Bu tür hastalıklarda kanınız­daki glikoz seviyesinin yükselme ihtimali, düşme ihtima­linden daha fazladır. Gastroenterit gibi bir mide rahatsızlı­ğı varsa ve sürekli mideniz bulanıyorsa bile, glikoz seviyenizi kontrol altında tutabilmek için insülin almanız gereke­cektir. Eğer aldığınız hiçbir sıvıyı vücudunuzda tutamıyor-sanız, derhal doktorunuzu arayın. Bir şeyler yiyip içebilir hale gelene kadar hastanede kalmanız gerekebilir.

Tip 2 Diyabet

Tip 1. diyabetin aksine, Tip 2 diyabeti olan bir hastanın yemek yiyemediği ve bir şeyler içemediği durumlarda ilaç­larını almaya devam etmesi, hipoglisemik reaksiyona ne­den olabilir. Hasta olduğunuz sürece daha düşük dozda ilaç almanız gerekebilir. Kanınızdaki glikoz seviyesini dü­zenli olarak izlemiyorsanız, bu ayarlamanın nasıl yapılma­sı gerektiği konusunda doktorunuzun tavsiyelerine ihtiyaç duyabilirsiniz. Hastalığınız kontrol altına alınmazsa, bir­kaç gün doktor gözetiminde bulunmanız gerekebilir.

FAYDALI NOTLAR

Başka bir hastalığa yakalandığınızda yapmanız ge­rekenler:

  • Kullandığınız insülin iğnesini veya ilaçları bırakma­yın.
  • Kan şekeri seviyenizi sık sık kontrol edin.
  • Bolca tatlandırılmamış sıvı için.
  • Yemeklerinizi düzenli yemeye çalışın. Çorba ve süt­lü içeceklerden yana tercihte bulunun.
  • Doktorunuzla ne zaman bağlantıya geçmeniz ge­rektiğini bilin.
  • Diyabetli Sürücüler İçin Öneriler
  • Arabanızda daima yiyecek bir şeyler ve şeker taşı­yın.
  • Hipoglisemi atağının gelmekte olduğu hissederse­niz aracınızı durdurun ve biraz glikoz alın. Yanında bir başka sürücü varsa, aracı ona teslim edin.
  • Yeniden araç kullanmaya başlamadan önce, ka­nınızdaki glikoz seviyesinin 5 mmol/I’nin üzerinde olup olmadığını kontrol edin.
  • Uzun yolculuktayken kan şekerinizi birkaç saatte bir ölçün.

Diyabet ve Alkol

Eğer insülin kullanıyorsanız alkol almak hipoglisemik atak ihtimalini bir hayli arttırır, hatta bu risk, alkol alımı bittikten sonra da bir süre daha devam eder. Hipo esnasın­da salgılanan bazı hormonlar, karaciğerin kan dolaşımına daha fazla glikoz göndermesini sağlar. Ancak kişi, az mik­tarda da olsa alkol aldıysa, karaciğer kan dolaşımına gli­koz aktaramaz ve hipo krizi çok daha hızlı seyredip ciddi sonuçlara neden olabilir. Buna ek olarak, alkolün algılama gücünü azaltması, muhtemel bir hipo krizinin belirtilerini fark etmenizi de engelleyebilir. Kısacası, alkol alan bir ki­şinin, herhangi bir kiriz anında gerektiği gibi davranmayı başaramaması kuvvetle muhtemeldir.

Ayrıca, pek çok alkollü içki, karbonhidrat içermektedir. Karbonhidrat ise kandaki glikoz seviyesini yükseltir. Al­kollü gıdalar yüksek kaloriye sahip olduğu için, kilosunu kontrol altına alması gereken bir diyabetlinin bundan uzak durması gerekir.

Diyabet ve Sigara

Diyabetiniz varsa yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sigarayı bırakmaktır! Sigara, kansere neden olarak ciğerle­ri tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda başta kalp, beyin ve bacakları etkileyen damar sertliğine de yol açar. Diya­bet de uzun dönemli olarak kalp krizi, böbrek hastalığı, felç ve bacaklarda dolaşım sorunu riskinin yükselmesi an­lamına gelir. Sigara ve diyabet bir araya geldiğinde bu risk daha da yüksektir.

Sigarayı bırakmanın faydaları hemen ortaya çıkar. Bı­raktıktan sadece 20 dakika sonra, kan basıncınız ve nab­zınız normal seviyeye döner. 24 saat sonra vücudunuzda­ki karbonmonoksit atılır ve akciğerler kendini temizleme­ye başlar. Nikotin kalıntıları, son içtiğiniz sigaradan sonra 48 saat içerisinde yok olmaya başlar. Çok kısa süre içeri­sinde tat ve koku alma duyunuzda büyük ölçüde iyileşme olur ve kendinizi daha enerjik hissedersiniz. Nefes almanız kolaylaşır, kan dolaşımınız gelişir. Böylece yürüme ve koşma gibi egzersizleri çok daha kolay yapar hale gelirsi­niz. Uzun vadede, kalp hastalığı, böbrek ve göz problem­leri gibi bir diyabet hastası için risk oluşturan ciddi sağlık sorunlarının oluşma ihtimali azalır.

Günümüzde sigarayı bırakmak isteyen kişiler için geliş­tirilmiş yeni alternatifler bulunmaktadır. Nikotin bandı ve sakız gibi yöntemlerle sigarayı daha kolay bırakabilirsiniz.

ÖZET

  • Diyabetle yaşamayı öğrenirken, zamanla normal bir hayat sürebileceğinizi fark edeceksiniz. Hatta hastalı­ğınız üzerinde kontrol sağlayınca nerdeyse eskisi gibi istediğiniz her şeyi yapabileceksiniz!
  • Birçok diyabetli kişi yaptığı sporda en üst seviyelere ulaşmıştır ve spor dallarının büyük çoğunluğu diyabet­liler için güvenlidir.
  • İşyerindeki kişilere diyabetinizle ilgili bilgi vermeniz son derece önemlidir. Özellikle de insülin veya hipoglisemi atağı oluşturabilecek tabletler kullanıyorsanız böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde ne yapmaları ge­rektiğini bilmelerini sağlamalısınız.
  • Soğuk algınlığı veya nezle gibi hastalıklar, diyabetli ki­şiler için potansiyel bir tehlike taşıyabilir. Bu nedenle doktorunuzla, bu tür hastalıklara yakalandığınızda yapmanız gerekenler hakkında konuşmalısınız.
  • Diyabetiniz varsa yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri, sigarayı bırakmaktır! Sigara, yalnızca kansere yol aça­rak ciğerlerinizi tehdit etmekle kalmaz; kalp, beyin ve bacakları etkileyen damar sertliğine de sebebiyet verir.

Leave a reply