Difteri (Kuş Palazı) Nedir?

0

Bir adı da “kuş palazı” olan bu has­talığa sebep olan bakteri, kalp de ve si­nir sisteminde çok tehlikeli bozukluk­lar yapan bir zehir salgılamaktadır. Difteri mikrobu en çok burun, ağız, boğaz ve gırtlakta yerleşmekle bera­ber; göz, ortakulak, göbek ve deride görüldüğü vakalar da vardır.Difteri oldukça yaygın bir hastalıktır. Soğuk mevsimlerde daha fazla görülür.

Difterinin bulaşmasında hastalar ve taşıyıcılar rol oynamaktadır. Portör denilen taşıyıcılar hastalığı bulaştırabilme özelliğinde olan ancak kendileri hastalık belirtilerini gösteremeyen kişilerdir. Bunlar boğaz salgıları ile devamlı olarak difteri basilini yayarlar. Hastanın kullandığı çamaşır, havlu, yemek takımları, oyuncaklar, vasıtasıyla bulaşabilir.

Difterinin kuluçka dönemi ortalama 2 ila 4 gün arasında değişir.Difteri mikrobu, yerleşmiş olduğu organa göre değişik belirtiler yapar. Tek başına difteri denince boğaz difterisi anlaşılır. Ayrıca gırtlak difterisi (kro), burun difterisi vardır.

Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim:

BURUN DİFTERİSİ: Burunda ilti­haplı ve kanlı bir akıntı ile kendisini belli eder. Ateş ve solunum güçlüğü yapar. Nezle ile karıştırıldığı için, teh­likeli bir hastalık olduğu geç farkedilir.

AĞIZ VE BOĞAZ DİFTERİSİ:

Boğazda ağrı ve yutkunma zorluğu ile başlar. Bademciklerde, küçük dilde ve boğazda beyazımsı gri renkte lekeler ortaya çıkar. Ağır seyreden vakalarda ağız içinde de bu lekeler görülür. Le­keler kazındığı zaman kanama yap­maz. Boyun lenflerinde şişme olur.

GIRTLAK DİFTERİSİ: Çoğu za­man boğaz difterisinin gırtlağa yayıl­ması ile ortaya çıkar. Difteri mikropla­rının müstakil olarak gırtlağa yerleş­mesi sonucu, tek başına görüldüğü du­rumlar da az değildir. Ateş, kuru ve bo­ğucu öksürük, solunum zorluğu şeklin­de kendisini belli eder. Müdahale ge­ciktiği takdirde gırtlağa yayılan difteri lekeleri solunum yolunu daraltır. Hasta güçlükle nefes alır. Nefes alırken ıslığa benzer bir ses duyulur. Hastalık ilerle­dikçe boğaz kasları gerilir. Yüz soluk, nabız zayıf, kalp atışları hızlıdır. Hasta boğulma krizleri geçirir. Krizler ölüm­le sonuçlanabilir.

GÖZ DİFTERİSİ: Mikroplar gö­zün bağdokusuna yerleşirler. Gözler beyazımsı gri bir tabaka ile kaplanır. Göz yavaş yavaş şişmeye başlar. Ağır durumlarda hasta gözünü açamaz. Gözden kanlı bir iltihap akar. Bu hal­de, saydam tabakanın zedelenerek kör­lük yapma tehlikesi vardır.

DERİ VE GÖBEK DİFTERİSİ: Yerleştiği yerde tehlikeli yaralar aça­rak kendisini belli eder. Ortakulakta çok nadir görülür.

GENEL DİFTERİ BELİRTİLERİ

  • Hemen bütün difteri şekilleri ateşle başlar. Baş ağrısı, kusma, karın ağrısı diğer belirtiler arasında sayılabi­lir.
  • Mikropların yerleşmesinden son­ra, vücut direncine bağlı olarak bir haf­ta içinde hastalık ortaya çıkar.
  • Vücut direnci yüksek sıhhatli ço­cuklarda tipik difteri lekeleri görülme­den hastalık atlatılabilir. Hafif ateş ve yutkunma zorluğu birkaç gün içinde kaybolur. Çocuğun hastalık geçirdiği bile anlaşılmaz.
  • Hastalığın yerleşip mikropların zehir salgılamaları halinde; ateş hızla yükselir. Huzursuzluk, baş ağrısı, mik­robun yerleştiği bölgede kanama ve akıntı, kusma, boğazda şişlik ve yut­kunma güçlüğü durumun tehlikeli ol­duğunu gösteren işaretlerdir.
  • Difteri mikroplarının salgıladık­ları zehir kana karıştığı takdirde, kalp, kan dolaşımı ve sinir sisteminde ciddi bozukluklar görülür. Sonunda ölümle neticelenen “kan zehirlenmesi” mey­dana gelir. Sinir sisteminin etkilenme­si halinde felçler görülür.

Ne Yapmalı?

  • Çocuğunuzu üçüncü aydan başlamak üzere, birer ay ara ile iki defa dif­teri aşısı yaptırınız. Çocuk iki yaşına ve altı yaşına girdiği zamanlarda aşıla­rı yeniletiniz.
  • Difteriye yakalandığını gösteren ilk belirtiler ortaya çıkar çıkmaz hasta­yı doktora muayene ettiriniz. Kontroller hastalığı doğruladığı takdirde, dok­tor hastaya “difteri serumu” verecek ve mikropların çıkardığı zehirli maddenin kan ve sinir sistemine geçmesine fırsat bırakmadan zararsız hale getirecektir. Serum tek başına bu hastalıkla müca­dele edemeyeceğinden, ayrıca mikrop­ların öldürülmesi için penisilin de veri­lecektir.
  • Yukarıdaki izahlardan anlaşılaca­ğı üzere, difteriye yakalanmış birinin mutlaka hastaneye yatırılması ge­rekmektedir. Zira serum ve penisilin tedavisi ile birlikte; kan dolaşımı de­vamlı kontrol altında tutulacak, kalp üzerindeki yan etkileri de giderilmeye çalışılacaktır.