Çocuğunuzu Aşağılamayın

0

Devamlı aşağılanmak, beceriksizliğini vurgula­mak, hataları ön plana çıkarmak çocuğu kendine güvensiz yapacakveya depresyona yatkın hale getirecektir. Bebekken biberonu elinden düşürdü di­yelim, adı üzerinde bebektir ve olabilir. Ama biz onu azar­larsak bu yanlış olur.

Yeni yürümeye başlayan tombul çocuğa, sendelediğin­de “nedir bu şişmanlık ve şekilsizlik” diye laf atılırsa zih­nine güvensizlik tohumunu ekmiş oluruz.

Öğretmen, “Sınıfta saati öğrenemeyen bir tek sen kal’ dm” diye çıkışırsa yine böyle hata yapılmış olur.

Karneye bakan anne, “Hayat Bilgisi dersin orta mı? Benim çocuğum bu hale mi düşecekti?” diye üzüntüsünü belli ederse yine çocuğun güvensizliğini artırmış olur.

Veya baba “ben senin yaşındayken” diye başlayan nu­tuklar atarak çocuğun başarısızlığını vurgularsa…

Bazen muayene için getirilen çocukların annesiz odaya girmediklerini görürüm. Anneler; hemen atılır, “Nasıl ko­nuşacağını bilmez, bana ihtiyacı var” derler. Anne, çocu­ğuna çok düşkün olduğunu düşünür; oysa kendine bağımlı yaparak hep kaybetmeğe mahkum bir insan hali­ne getirdiğinin farkında bile değildir.

Çocuklarımızı iyi olmadıklarına ve başkalarıyla boy ölçüşemeyeceklerine inandırıp aşağılık kompleksine sok­mayalım. Çünkü çocuk bir defa başarılı olamayacağı dü­şüncesine kapılırsa yeni beceriler kazanmayı denemeye­cektir bile ve sonunda karamsarlığa düşecektir.

Çocuğumuzun akimi olumsuz şartlandırmalarla dol-durmayalım ve güvensizlik tohumları atmayalım.

Hatalı bir davranışını eleştirirken kişiliğini değil olayı he­def alalım ve gerekli açıklamaları olay üzerinden yapalım.