Çocuğumuzu Korumada Aşırıya Kaçmayalım

0

Elbette hepimiz çocuklarımızın acı çekmesine, sıkıntı­da olmasına tahammül edemeyiz. Ancak aşırı koruyucu davranırsak, çocuk mücadeleyi öğrenemez.

Oğlumu sabahları okula hep kaldırırdım. Ancak kendisinin kalkmayı öğrenmesinin gerektiğine inandım ve bıraktım. Birkaç gün geç kaldı ama sonunda saatini kurarak, gerekli tedbirleri alarak kendi kalkmaya başla­dı ve okuluna gecikmeden gitti.

Bir gün yine okulda biriyle kavga etmişti. Gidip kendi­ne zarar veren çocuğu bulmayı ve konuşmayı düşündüm.”Baba sen karışma, problemimi kendim hallederim” dedi. Gerçekte bu daha mantıklıydı.

Beş yaşındaki Emre’yi çeşitli davranış bozuklukların­dan dolayı getiren annesi bana şunları anlatmıştı: “Onu sokağa bıraktığımda pencereden seyrediyorum ve haksızlıkla karşılaştığında hemen müdahale ediyorum.”

Anneye yanlış yaptığını hatırlattım. Emre arkadaş­larıyla oynarken elbet problem çıkabilecekti ve bunla­rı kendi halletmeliydi.

Gerçekten çocuğumuz kendi ayakları üzerinde durma­lı, kendi mücadelesini vermeli ve kendi başarmayı öğren­melidir. Aileye çocuğu yalnız başına bırakmak güç ve acı­masızlık gibi gelebilir, ama onun büyümesi için zorluklar­la baş etmesi gerektiğini öğrenmesi gerekir.

“Bizim yaşadığımız zorlukları yaşamasınlar” veya “ona öğretmektense onun için yapmak daha kolay geliyor” dü­şüncesiyle hayatı çocuklarımıza kolaylaştırırsak, yardım etmek isterken aslında kötülük yapmış oluruz.

Bu yüzden küçük yaşlardan itibaren kendi yapabilece­ği işleri yapması için fırsat verelim, teşvik edelim. Bıraka­lım kendi giyinsin, oyuncaklarını toplasın, ödevlerini kendi yapsın, kendi kararlarını alsın.

Belki başlangıçta bunları iyi yapamayacaktır, hatta ba­zen hatalı davranacaktır. Ancak ne kadar çok fırsat veri­lirse o oranda düzgün yapmayı başaracaktır.