İnsan yavrusu, doğuştan var olan potansiyel zihin yete­neklerini kullanabilmek için uzun bir eğitim sürecinden geçmek zorundadır. Henüz ayaklan üzerinde durmayı becereme­yen bir insan yavrusu ıssız bir adaya veya dağ başına terk edilse, hayatını devam ettiremez. Mucize kabilinden yaşamaya devam etse dahi kendi başı­na konuşmayı, yazmayı ve okumayı öğrenemez. Zihinsel ge­lişim[…]

Zihinsel Gelişim

Sebebi ne olursa olsun, zekâ geriliğinin ilk belirtisi çocuk 3-4 yaşına geldiği hâlde konuşmayı öğrenememesi veya çok yavaş öğrenmesidir. Ancak yürüme ve konuşmanın geç baş­laması tek başına zekâ geriliğinin belirtisi sayılmaz. Bunun yanında söyleneni anlama, tepki verme, tuvalet ihtiyacını kendi başına giderebilme, yemeğini yardımsız yiyebilme gibi sosyal beceriler de geri[…]

Bebekte Zekâ Geriliği ve Sebepleri

Sözel (linguistic) zekâ: Konuşma, okuma ve yazmaya karşı ilgisi olan ve bunları severek yapan insanlarda sözel ze­kâ katsayısı yüksektir. Bu zekâya sahip insanlar yabancı bir dili çok kolay Öğrenirler. Mantıksal-matematiksel (logical-mathematical) zekâ: Sayılarla arası iyi olan, dört işlemi kalem kullanmadan akıl­dan yapan, yapacağı günlük işleri not alan ve önemine göre[…]

Akademik Zekâ Çeşitleri

Her insana, az veya çok, doğuştan verilen bir zekâ potan­siyeli vardır. Bir bebeğin, bu potansiyeli kullanabilmesi için eğitime ve öğretime ihtiyacı vardır. Bir bebek çok yüksek bir zekâ potansiyeline sahip olsa bile, bir öğretmeni olmadan kendi başına konuşmayı, yazmayı ve okumayı öğreneme­mektedir. Potansiyel zekânın kullanılabilmesi için diğer organların ve sistemlerin[…]

Duygusal ve Ruhsal Zekâ

Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çeşitli deneylerde telkinin ve engellemelerin yeteneklere ket vurduğu, bir başka deyişle deneğin yapabileceği işleri yapamaz olduğu ortaya çı­karılmıştır. Bildiğiniz gibi büyük balıklar küçük deniz hay­vanlarını yiyerek beslenmektedir. Araştırmacılar bir havuza büyük bir balık ve küçük deniz hayvanları koyarlar. Büyük balık acıktıkça küçükleri yemeye başlar. Havuzu[…]

Öğrenilmiş Acizlik / Öğrenilmiş Çaresizlik

Çocuk, 1-3 yılları arasında tam olarak canlı cansız ayırımı yapamaz. Her şeyi kendisine göre yorumlar, yani “ben mer­kezli” bir kişiliğe sahiptir. Kendisi canlı olduğuna göre her şey canlıdır. Oyuncak atıyla canlı imiş gibi konuşur. Varlıkla­rı gruplara ayıramaz. İlişkisiz nesneleri, kavramları ve fikirle­ri bütünleştirir. Her şey arasında her türlü ilişki kurabilir.[…]

Okul Öncesi Dönem (1-6 Yaş)

Kıskançlık çoğu kez toplumsal kaynaklı olup çocuğun sev­diği kişilere yöneliktir. Çocuk sevdiği kişiden beklediği ilgiyi, sevgiyi ve şefkati bulamadığı zaman o kişiye hem kızar hem de gücenir. Sevdiği kişi ile olan ilişkilerini tehlikede görür ve tedirginlik hisseder. Kız çocukları babaya olan düşkünlüklerinde dolayı baba­nın kendisine olan sevgisinin anne tarafından çalındığını[…]

Bebeklerde Kıskançlık

İnsan, sosyal bir varlıktır. İnsan için tek başına yaşamanın bir anlamı yoktur. Bir aileye, gruba, topluma ve ülkeye ait ol­mak insan için vazgeçilmez sosyal bir ihtiyaçtır. Bu sebeple bebekte diğer alanlara kıyasla sosyal gelişme daha hızlıdır. İnsanla diğer nesneler arasındaki farkı 3. aydan itibaren an­lamaya başlar. Gözlen insanı ve objeleri[…]

Bebeklik (0-2 Yaş)