<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Evimizin Doktoru &#187; KALBİN DOLAŞIM SİSTEMİ</title>
	<atom:link href="http://www.evimizindoktoru.com/bolumler/genel-saglik/kalp-ve-damar-hastaliklari/kalbin-dolasim-sistemi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.evimizindoktoru.com</link>
	<description>Sağlık Bilgi Kaynağınız</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2009 18:20:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kanın Enerjiye Dönüşmesi</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kanin-enerjiye-donusmesi.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kanin-enerjiye-donusmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 21:07:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KALBİN DOLAŞIM SİSTEMİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3591</guid>
		<description><![CDATA[

 Vücudumuzdaki tüm organlar birbirine ba­kımlı ve yardımcı olarak saatin çarkları gibi bir­birini çalıştırır. Ama, hepsinin çalışması kalbin kusursuz çalışmasına bağlıdır. Kalbin çalıştırdı­ğı her organında sağlıklı olması yeterince bes­lenerek enerji kazanmasına bağlıdır.
 Vücudumuzdaki beyin, kemik, damar, kaslar, deri ve tüm organlardaki hücrelerin beslen­mesi gereklidir. Hücrelerin beslenmesini de kan sağlar.
 Kalp, kanı pompalayarak damarlarla vücu­dumuzun her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Vücudumuzdaki tüm organlar birbirine ba­kımlı ve yardımcı olarak saatin çarkları gibi bir­birini çalıştırır. Ama, hepsinin çalışması kalbin kusursuz çalışmasına bağlıdır. Kalbin çalıştırdı­ğı her organında sağlıklı olması yeterince bes­lenerek enerji kazanmasına bağlıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Vücudumuzdaki beyin, kemik, damar, kaslar, deri ve tüm organlardaki hücrelerin beslen­mesi gereklidir. Hücrelerin beslenmesini de kan sağlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Kalp, kanı pompalayarak damarlarla vücu­dumuzun her zerresine kadar gönderir. Bu sis­tem şöyle çalışır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Temiz kanı; atardamarlar incelerek vücudun her noktasına kadar kılcal atardamarlar vasıta­sıyla taşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Kirli kanı; kılcal toplardamarlarda kalınlaşarak büyük toplardamarlara kirli kanı taşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Temiz kanı taşıyan atardamarlar kalpten çıktıktan sonra kollara ayrılır. Gitgide incelerek kılcal atardamar halinde organların hücrelerine dek temiz kanı götürür. Kılcal atardamarlar do­ku içine bir ağ gibi yayılmıştır. Dokudan kirli kanı toplayan kılcal toplardamarlarda aynı doku­yu ağ gibi sarmıştır. Temiz kanı alış, kirli kam veriş bu hücrelerde akan temiz kanın taşıdığı besin maddeleri (proteinler, karbonhidratlar ve yağlar) kılcal atardamarlardan süzülerek organ­larımızı teşkil eden dokuların hücre boşlukları arasına geçer. Temiz kanın besin maddeleri ile birlikte getirdiği oksijen burada besin maddele­rini yakarak hareket ve ısı enerjisi oluşturur. Vücudumuzun sıcaklığı ve hareket enerjimizi bu şekilde kazanmış oluruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Besin maddelerinin yanmasıyla su, amonyak ve karbondioksit gibi zehirli maddeler de oluşur. Bu zehirli maddeleri kılcal toplardamarlar eme­rek içine alır. Kılcal toplardamarlar (kılcal atar­damarların tersine) gittikçe kolları (çatalları) birleşerek ve kalınlaşarak kirli kanı boşaltım merkezlerine götürür. Vücudumuzdan, günde or­talama 1500 gram idrar, 1000 gram ter ve 500 gram&#8217;da nefes yoluyla buharlaşarak 3000  gram artık su atılmış olur. Kirli kan olarak toplar da­marların kalbe getirdiği karbondioksitli (COs) kirli kan, buradan akciğerlere atardamarlarla getirilir. Akciğer keseciklerinde kanla hava ara­sında gaz alış verişi olur, yani kirli kan temiz kana dönüşür. Oksijen (O2) alınıp karbondioksit (CO2)<span> </span>verilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kanin-enerjiye-donusmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan Dolaşım Sistemi</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kan-dolasim-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kan-dolasim-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2009 21:06:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KALBİN DOLAŞIM SİSTEMİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3588</guid>
		<description><![CDATA[
 Akciğerlerden oksijeni, bağırsaklardan besin maddelerini (proteinler, karbonhidratlar ve yağ­lar) alan temiz kan. atardamarlar yoluyla vücu­dumuzun her yerine götürülmesini; hücrelerde besin maddelerinden hareket ve ısı enerjisi sağ­ladıktan sonra, meydana gelen zehirli maddele­rin zehirsizleştirici organlara (karaciğer, böbrek) taşınmasını, oksijeni azalmış kanın yeniden kal­be dönmesini sağlayan dolaşım sistemine BÜ­YÜK DOLAŞIM denir.
 Kalpte toplanan kirli kanın atardamarlarla akciğerlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Akciğerlerden oksijeni, bağırsaklardan besin maddelerini (proteinler, karbonhidratlar ve yağ­lar) alan temiz kan. atardamarlar yoluyla vücu­dumuzun her yerine götürülmesini; hücrelerde besin maddelerinden hareket ve ısı enerjisi sağ­ladıktan sonra, meydana gelen zehirli maddele­rin zehirsizleştirici organlara (karaciğer, böbrek) taşınmasını, oksijeni azalmış kanın yeniden kal­be dönmesini sağlayan dolaşım sistemine <strong>BÜ­YÜK DOLAŞIM</strong> denir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Kalpte toplanan kirli kanın atardamarlarla akciğerlere gitmesine ve orada karbondioksiti bırakıp oksijen alarak, toplardamarlarla temiz kanın kalbe gelmesine de <strong>KÜÇÜK DOLAŞIM</strong> de­nir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;">Kalbin pompaladığı kan, vücudumuzun en uzak yerlerine örneğin ayak parmaklarına 18 sa­niyede, beyine 8 saniyede, akciğerlere 6 saniyede atardamarlarla gider ve toplardamarlarla tek­rar döner.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kan-dolasim-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbi Besleyen Damarların Koroner Arterlerin Kan Dolaşım Sistemi</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kalbi-besleyen-damarlarin-koroner-arterlerin-kan-dolasim-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kalbi-besleyen-damarlarin-koroner-arterlerin-kan-dolasim-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2009 20:39:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KALBİN DOLAŞIM SİSTEMİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=3585</guid>
		<description><![CDATA[

 Büyük ve küçük kan dolaşım sistemleri ile tüm organlarımızın beslenmesi ve zehirli maddelerin atılması sağlanır. Bu büyük ve küçük do­laşım sistemini çalıştıran kalbin de enerji kazan­ması ve beslenmesi için kendine özgü bir dola­şım sistemi vardır. Buna da kalbi besleyen da­marların, Koroner atardamarların kan dolaşım sistemi denir. Bu dolaşım sistemindeki küçük bir aksaklık kalbi direkt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Büyük ve küçük kan dolaşım sistemleri ile tüm organlarımızın beslenmesi ve zehirli maddelerin atılması sağlanır. Bu büyük ve küçük do­laşım sistemini çalıştıran kalbin de enerji kazan­ması ve beslenmesi için kendine özgü bir dola­şım sistemi vardır. Buna da kalbi besleyen da­marların, Koroner atardamarların kan dolaşım sistemi denir. Bu dolaşım sistemindeki küçük bir aksaklık kalbi direkt etkileyeceği için daha bü­yük önem taşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Hiç durmadan çalışan kalp kaslarının oksi­jen ve besin ihtiyacını kalpteki iki koroner da­mar sağlar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Bu koroner damarlar Aort kapakçığının ya­nından ayrılır ve oluşturdukları kılcal damar­larla kalbin kaslarını bir örümcek ağı gibi sara­rak kalbe gerekli olan kanı sağlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Kalbi beslemek için bu kılcal damarların ge­tirdikleri kan miktarı kalbin yapmakta olduğu İşe göre, orantılı olarak değişir. Dinlenme anın­da kalp her iki karıncığından dakikada 4,5 litre kan pompalar. Koroner damarlar da kalp kas­larını besleyebilmek için, bir dakikada 200 cc kan&#8217;a (bir su bardağı dolusu) gereksinme du­yar. Bunun için koroner damarlara 800 cc. (dört su bardağı) kan gelmesi gerekmektedir. Bu değişik durumlarla orantılı olarak kalbin kan pompalayabilmesi için kendinin yeterli beslen­mesi koroner damarların da normal olması, yani koroner damarların esnekliğini koruması, gevşe­yip, gerilerek kalp kaslarına yeterli kanı gön­dermesi gereklidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Kalbin neden bu kadar çok kana ihtiyacı vardır. Kalp kasılıp çalıştığı zaman enerji har­car. Bu enerjinin kaynağı da, koroner damar­ların taşıdığı kandaki besin maddeleri ve oksijendir.<span> </span>Tıpkı,<span> </span>bir<span> </span>aracın<span> </span>motorunun çalışması için benzin ve havaya olan ihtiyacı gibi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"><span> </span>Görülüyor ki, yaşamın sürmesi kalbe bağlı. Kalp de birinci derecede kana ve damarlara ba­ğımlı. Kalbin yapısını ve çalışmasını engelleyen durumlar yani kalbin hastalanması geniş biçim­de ele alınmadan KAN ve DAMARLAR hakkın­da biraz daha bilgi edinmemiz gerekecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 9pt;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kalbi-besleyen-damarlarin-koroner-arterlerin-kan-dolasim-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kan &#8211; Damar &#8211; Kalp Üçlüsü</title>
		<link>http://www.evimizindoktoru.com/kan-damar-kalp-uclusu.html</link>
		<comments>http://www.evimizindoktoru.com/kan-damar-kalp-uclusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2008 20:25:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KALBİN DOLAŞIM SİSTEMİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.evimizindoktoru.com/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[

a- Kan
 Bir damla kana bakınca kırmızı renkli bir sıvı gibi görünür. Aynı kan damlasını mikros­kopta incelersek çok sayıda katı zerreciklerin bulunduğunu görürüz. Kan, plazma denilen sı­vının içinde yüzen Alyuvarlar, Akyuvarlar ve Kan Trombosit&#8217;lerinden meydana gelmiştir.
 Bir insanda, ortalama ağırlığının 12 ile 15&#8242;te biri kadar kan vardır. 1 mm3 küp kanda da 5000 ile 8000 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> </w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--><!--[if !mso]><span class="mceItemObject"   classid="clsid:38481807-CA0E-42D2-BF39-B33AF135CC4D" id=ieooui></span><br />
<mce:style><!  st1\:*{behavior:url(#ieooui) } --></p>
<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">a- Kan</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Bir damla kana bakınca kırmızı renkli bir sıvı gibi görünür. Aynı kan damlasını mikros­kopta incelersek çok sayıda katı zerreciklerin bulunduğunu görürüz. Kan, plazma denilen sı­vının içinde yüzen Alyuvarlar, Akyuvarlar ve Kan Trombosit&#8217;lerinden meydana gelmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Bir insanda, ortalama ağırlığının 12 ile 15&#8242;te biri kadar kan vardır. 1 mm3 küp kanda da 5000 ile 8000 tane lökosit denen Akyuvar, 4,5 ile 5 milyon eritrosit denen Alyuvar, 200.000 kadar da Trombosit vardır.<span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><a href="http://www.evimizindoktoru.com/wp-content/uploads/2008/12/kalp_damarlar.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1226" title="kalp_damarlar" src="http://www.evimizindoktoru.com/wp-content/uploads/2008/12/kalp_damarlar-300x258.jpg" alt="" width="300" height="258" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Akyuvarlar vücudumuzu yabancı canlılar­dan (mikrop, parazit) ve bazı yabancı madde­lerden korurlar. Akyuvarların bir bölümü doğ­rudan yabancı canlılarda savaşarak, bir bölümü de salgıladıkları bazı bağışıklık maddeleriyle ko­ruyucu görevlerini yerine getirirler. Böylece kı­sa süreli ve uzun süreli bağışıklık mekanizma­larıyla vücudumuzu korumuş olurlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Alyuvarların temel görevi akciğerlere gelen havadaki oksijeni bağlayarak dokulara taşımak­tır. Kan dolaşımıyla doku kılcal damarlarına gö­türülen alyuvar oradaki özel koşullarda oksi­jenden ayrılır ve karbondioksitle birleşir. Daha sonra yeniden akciğere gelerek orada karbon­dioksitten ayrılır, oksijeni bağlar. Böylece solu­num sisteminin işlevini tamamlar. Alyuvarların oksijen ve karbondioksit bağlama yeteneği yapı­sında bulunan hemoglobin denen kırmızı renkli maddenin bu özelliğinden gelir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Trombositler ise, çok karışık olan pıhtılaş­ma mekanizmasının vazgeçilmez bir öğesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Özet olarak kan; kırmızı renkli koyu bir sı­vıdır. Vücudumuzun her noktasına besin mad­deleri (proteinler, karbonhidratlar, yağlar) ile ok­sijen taşır. Besin maddeleri organların dokuları arasındaki hücre boşluklarına geçip oksijenle yanınca ısı ve enerji sağlanır. Burada oluşan artık maddeleri (fazla su, amonyak ve karbondioksit) dışarı atılması için boşaltım organlarına götürür. Bütün bu taşıma işini damarlar içinde gidip gel­mesiyle kan sağlamış olur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">b- Damar</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Vücudumuzu örümcek ağı gibi saran da­marlar ATARDAMARLAR ve TOPLARDAMAR­LAR diye adlandırılır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kalpten temiz kanı alan atardamar incele­nerek ve çatallaşarak kılcal atardamarlar ha­linde vücudumuzun her noktasına temiz kanı taşıdıkları gibi yine kalpten kirli kanı alan atar­damarlar da incelerek ve çatallaşarak akciğer­lere kirli kanı taşırlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Toplardamarlar da hücrelerde yanma sonu­cu oluşan karbondioksitle kirlenen kanı kılcal toplardamarlarla toplayarak ve gittikçe kalınla-şan kolları ile uçtan kalbe doğru birleşerek kirli kanı kalbe taşıdıkları gibi, akciğerlerde temizlen­miş kanı kılcal toplardamarların kolları birle­şerek ve kalınlaşarak kalbe temiz kanı taşırlar. Büyük ve küçük dolaşım denen bu karmaşık da­mar şebekesi aynı yolu yan yana izledikleri hal­de taşıdıkları kanı birbirlerine asla karıştırmaz­lar. Kalp de bu sisteme uygun olarak yan yana iki ayrı pompa gibi temiz ve kirli kanı karıştır­madan işlevini sürdürür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp kasılınca birinci pompa temiz kanı atar­damarlara basarak vücuda gönderirken ikinci pompanın bastığı kirli kanı da. akciğerlere gön­derir. Kalp gevşeyince vücutta biriken kirli kan kalbin sağ bölümüne, akciğerlerde temizlenmiş olan temiz kan da kalbin sol bölümüne gelir. Bu işlem aynı şekilde her kalp vuruşunda tek­rar eder.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Bu atar ve toplardamarlar örümcek ağı gi­bi vücudumuzun her yerini sarar. Organlarımı­zın 1 mm karesinde yani nokta kadar küçük bir yerinde 2500 adet kılcal damar vardır. Bu kalın ve ince kılcal damarların tüm uzunluğu ise 95 ile 160 milyon metre kadardır. Yani dünyamızın etrafını 2,5 ile 4 defa dolaşacak kadardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Damarlar kauçuk borular gibi hareketsiz de­ğildir, canlı birer organizmadır. Bu damarları besleyen damarların kaslarında kılcal atardamar olduğu gibi bu damarları harekete getiren bü­zülüp açılmasını sağlayan ayrıca sinir ağı da vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp kanı pompalayınca atardamarlara bü­yük bir basınç yapar. Bu basıncı karşılamak için atardamarların çeperleri, kasları çok güçlüdür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Toplardamarlarda kirli kanın akarak kal­be gelmesini sağlayan ve geri dönmesini önle­yen kapakçıklar vardır. Bu nedenden ötürü ba­caklara kollara masaj yaparken aşağıdan kal­be doğru yapılır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin görevini yapması ve sağlığınızın de­vamı aynı zamanda damarların normal ve dü­zenli çalışmasına bağlıdır. Bu nedenle damarla­rın iç yapısını da incelememiz gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kan damarları üç tabakadan oluşur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><strong><span style="font-size: 12pt;">1.<span> </span>Dış Tabaka (Tunica dventitia) dış gömlek:</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> Damarların dış gömleğidir, dış etkenlere kar­şı orta ve iç tabakaları korur. Kanın basıncını azaltan yumuşak dokudan oluşmuştur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><strong><span style="font-size: 12pt;">2.<span> </span>Orta Tabaka (Tunica Media) orta gömlek:</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> Damar çeperinde halka biçiminde ve uzun­ lamasına kaslar vardır. Bunlar kanın damar için­de ilerlemesini sağlar. Orta tabakanın temel do­kusu bu kaslardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36pt;"><strong><span style="font-size: 12pt;">3.<span> </span>İç Tabaka<span> </span>(Tunica İntima)<span> </span>iç gömlek:</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> Yassı hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin yü­zeyleri kaygandır. Kanın adeta sürtünmeden ak­masını sağlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Damarlar vücudun ihtiyacı olan kanı götü­rür, getirirler. Bunların görevini aksatması kal­bin çalışmasını da etkiler. Kalp en çok kendini besleyen damarların KORONER ARTERLER&#8217;in kan taşımada görevini aksatmasından etkilenir. Bu nedenlerden ötürü kalbin beslenmesini sağ­layan atardamarların, KORONER ARTERLER&#8217;in sertleşmesi<span> </span>ve<span> </span>hastalanması<span> </span>hakkında<span> </span>bilgiler üçüncü bölümde ayrıca açıklanacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span><a href="http://www.evimizindoktoru.com/wp-content/uploads/2008/12/kalpdamar.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1227" title="kalpdamar" src="http://www.evimizindoktoru.com/wp-content/uploads/2008/12/kalpdamar-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">c- Kalp</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp bütün organların beslenme ve oksijen .ihtiyacını sağlayan kanı vücudun her yerine damarlar yoluyla aralıksız gönderen, kanı da­marlara basan bir pompadır. Kalbin durmasıyla bütün organların yaşamı, da bir anda son bu­lur. Kalp, ömür boyu iş gören, bir kaç saniye bile durmadan çalışan dayanıklı ve gücü yük­sek bir organdır. Vücudun oksijen ve besin ih­tiyacı yapılan işe göre artar ya da azalır. Kalp bu ihtiyacı kendiliğinden (otomatik biçimde) karşılar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Herkes tarafından durup dinlenmeden ça­lıştığı sanılır. Oysa kalbin bir dinlenme evresi vardır. Vurular (kalp atışları) sırasında kasılan kalp, vuruşlar arasındaki bu evrede gevşer ya­ni dinlenir. Böylece 24 saatin 9 saati kan pom­palamakla, geri kalan 16 saati gevşeme (dinlen­me) ile geçmektedir. Ağır ve fazla işten ötürü daha çok çalışan kalbin atışları hızlanır. Bu du­rumda kalbin gevşeme (dinlenme) zamanı aza­lır. Kalp yorulur. Çok çalışma uzun sürerse, kalp erken yıpranır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp hastalıklarından korunmak, kalbin yıp­ranmasını geciktirmek için kalbin yapısı ve ça­lışması hakkında bilgilenmek gereklidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kalp üç tabakadan oluşur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">1. İç Tabaka-Endokard<span> </span>(Endocardium) :</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> Kalbin iç yüzünü kaplayan yumuşak, kaygan bir dokudur. Kalp kapakçıkları ve ana da­marların iç yüzleri aynı tür dokuyla kaplıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">2. Orta Tabaka-Miyokard (Myocardium) Kalp Kası:</span></strong><span style="font-size: 12pt;"> Kalbin gücünü, kan pompalamasını sağla­yan kalp kasıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">3. Dış Tabaka-Perikard (Pericardium)</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp, beyazımsı lifli dokudan yapılmış bir kese içinde bulunur. Bu keseye Perikard denir. Perikard birbirinin üstünde kolaylıkla kayabilen iki zardan oluşmuştur. İki zar arasında bulunan sıvı da kayganlığı sağlar</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp göğüs kemiğinin arkasında ve hemen solunda bulunur. Göğüs kemiği, kaburgalar ve omurgadan oluşan göğüs kafesi&#8217;nin koruyucu­luğu altındadır. Kalp kabaca üçgen biçimdedir. Bu üçgenin tabanı yukarıda, tepesi aşağıdadır. Kalbin tepesi yak­laşık olarak sol memenin altında rastlar. Kalp atımları en çok bu bölgede duyulur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Büyüklüğü</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin büyüklüğü o kalbe sahip olan insa­nın cüssesiyle orantılıdır. Başka bir deyimle, iri bir adamın kalbi küçük bir adamın, kalbine gö­re daha büyüktür. Umumiyetle kadınların kalpleri erkeklerinkinden küçüktür. Yaklaşık olarak kalp vücud ağırlığının %0,5 oranındadır. Doğum­dan sonra orta yaşa kadar bu orantıda değişik­lik olmaz. Normal bir yetişkinin kalbi: 360 ile 700  gram arasında değişmekte olup, ortalama kadınlarda 450, erkeklerde de 560 gram kadardır. Pra­tik bir ölçü olarak herkesin kalbi az çok kendi yumruğu büyüklüğündedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Gördüğü İş</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp çocuk doğmadan önce anne karnında çalışmaya başlar; bu çalışma ölümle son bulur. Doğuşta, kalp dakikada 120 ile 130 kez vurur. Hayatın ilk yılında bu vuruş sayısı dakikada 100&#8242;e düşer. Bundan sonraki dört ya da beş yıl­da ise vuruş sayısı erişkinlerdekine yaklaşır, ya­ni dakikada 60-85 oranına düşer. Atletlerde ve çok ağır bedensel iş görenlerde kalbin dakika­da 40 gibi düşük sayılarına da rastlanır. Ama böy­le kimseler nadirdir. Uyku sırasında dakikada vuruş sayısı ancak 50-60&#8242;tır. Gündüz, dakikada normal atım 60-85 olur. Güçlü bir iş sırasında, aşırı heyecan durumlarında dakikada 120 ya da daha yükseklere çıkabilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin dakikadaki atışı, yani dakikadaki vu­ruş sayısı (genellikle nabız sayısı diye bilinir) doğrudan doğruya iki küme sinir tarafından ida­re edilmektedir; bunlardan biri vuruş adedinde azalmayı, diğeri ise çoğalmayı sağlar. Bu sinir­ler yahut ta düzenleyiciler bedensel yorgunluk, heyecan halleri, bazı ilaçlar, ısı değişikliği ve yiyip içmek sırasında dolaylı olarak etkilenirler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp tarafından pompalanan kan miktarı saatten saate değişir. Dinlenme anında kalp, top­lam olarak her vuruda 96-150 gram kan sevketmektedir. Bu miktarı dakikadaki normal vuruş adedi olan 70 ile çarparsak bir dakikada vücuda gönderdiği kan miktarının yaklaşık 9 litre olduğunu görürüz. Ağır bir iş yapmakta olan bir kimsede bu miktar 5-6 misli fazladır ki bu da dakikada 45-54 litre gibi pek yüksek miktarlara çıkmaktadır. Bu matematik alıştırmayı daha da ilerletirsek ve ortalama yaş sınırı olan 70 yılı aylarla, ayları günlerle ve günleri de dakikalar­la çarpar da pompalanan kan miktarını hesap­lamayı düşünürsek öyle yüksek sayılara ulaşı­rız ki&#8230; Bu büyük iş yumruğumuzdan az büyük­çe ama çok kuvvetli olan bu organ tarafından başarılmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Günlük hayatın alışılmış etkinlikleri bile kalbin gönderdiği kan miktarında büyük deği­şiklikler yapar. Örneğin sabah yataktan kalkıp sağa sola yürüme sırasında bu kan miktarında % 50 bir artma görülür; kuvvetli bir yemek de aynı etkiyi yaratır. Yüksek merdiven çıkmak, ay­nı zamanda cereyanda dolaşmakta kan miktarın­da %100 bir artışa yol açar. Kalp normal olarak çalıştığı zaman bu çeşit değişikliklerin hiç öne­mi yoktur, hatta vücudun bir yerinde bir has­talık olsa bile kalp vücudun bütün ihtiyaçlarını karşılamağa yeterlidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Çalışması</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin dört odacığı vardır. Sağda, sağ ku­lakçıkta sağ karıncık. Solda ,sol kulakçıkla sol karıncık. Kulakçıklarla karıncıklar birbirine ka­pakçıklarla kapanıp açılan birer delikle bağlı­dır. Soldaki delikte iki kapakçık, sağdaki de­likte üç kapakçık vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin sağ yarısı vücuttan dönen, karbon­dioksiti<span> </span>çok,<span> </span>oksijeni az kirli kanı<span> </span>akciğerlere pompalar, (KÜÇÜK DOLAŞIM). Vücutta oksi­jeni kullanılmış kirli kan iki ana toplar damar­la sağ kulakçığa gelir. Sağ kulakçıktan, sağ ka­rıncığa geçen kan kalbin kasılmasıyla, akciğer atardamarlarına pompalanır. Akciğerlerde ka­nın karbondioksiti azalır, oksijeni çoğalır (so­lunum). Akciğerlerde temizlenen kan akciğer toplardamarları aracılığıyla sol kulakçığa döner. Sol kulakçıktan, sol karıncığa toplanır. Ana atar­damar (aorta) aracılığıyla tüm vücuda pompa­lanır (BÜYÜK DOLAŞIM).<span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kanın izlediği bu süreçte kalp kesintisiz bir çalışma gösterir. Kalbin dinlenmesi sırasında her iki yönden sol ve sağ kulakçıklardan, karıncıklara kan geçer. Kalp kası kasılınca kulakçık-karıncık arası kapakçıklar kapanır. Bu dönemde karın­cıklar akciğerlere ve vücuda kan pompalarken toplardamarlardan dönen kan da kulakçıklarda birikmeye başlar. Dinlenme döneminde yeniden kulakçıklardan karıncıklara kan geçer. Kalp ye­ninden kasılır.. Bu süreç yaşam boyu aynı sı­rayı izleyerek sürer.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Beslenmesi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin besi maddeleri ve oksijen kulakçık­lar ile karıncıkların içindeki kandan gelmez. Aort damarının hemen kalpden çıktığı yerden ayrı­lan ve koroner arterler denilen özel damarcık­lardan gelir. Bu damarların kökleri ortada bu­lunup gövdeleri ile dalları kalbin çeperlerine ya­yılır ve bütün kalp yapısını bir örümcek ağı gibi sararlar. Küçük çaptaki bu damarlardan, kalp ka­sının bütün ihtiyacını karşılayacak ölçüde, şaşılacak derecede çok kan geçer. Koroner dolaşım­da bir aksaklık olduğu zaman neler olabileceği daha sonra ki bölümlerde yer alacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Yedek Kuvveti</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin günlük ihtiyacın çok üstünde iş gör­mesi kalbin yedek kuvvetiyle sağlanır. Kalbin yedek kuvveti ne başarılan işle ne de pompala­nan kan miktarı ile ölçülemez. Bunu, belki bir benzetmeyle anlatırsak anlamını daha iyi kav­rayabiliriz. On basamaklı bir merdiven düşünün. Bu merdivenin bütünü kalbin iş görme gücünü göstersin. Birinci basamak kalbin dinlenme anın­da gördüğü iştir. İkinci basamak ev içinde ve bahçede yürümekle yapılan ek işi gösterir. Üçün­cü basamak ağır olmayan, oturarak yapılan bir işi örneğin bir daktilonun gördüğü iş olsun. Dör­düncü basamak ağır iş ve beşinci basamak da çok ağır bir işi gösterir. Kullanılmayan öbür beş basamak ise kalbin bundan sonra yükleneceği fazla işleri görmekte kullanılır ve bunu uzun bir süre karşılamağa yeter.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Geri kalan bu beş basamağın yani kalbin yedek kuvvetinin akıllıca kullanılışı kalp hasta­lıklarının ve hastalarının yönlendirilmesinde asıl sorunu oluşturur. Eğer kalp esirgenerek ve dik­katle korumak suretiyle kullanılırsa kalbi hatırı sayılır derecede bozuk olan hasta bile yaşın ica­bı normal hayatını sürdürebilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 12pt;">Kalbin Sinir Sistemi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalp istemimiz dışında çalışan organlarımız-dandır. Kalbin çalışmasını yönlendiren özerk (otonom) sinir sistemi&#8217;dir. Bu sinir sisteminin birbirine ters yönde çalışan iki bölümü vardır.-</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>1- Sempatik<span> </span>(Sympathetic)<span> </span>Sinir sistemi</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>2- Parasempatik (Parasympathetic) Sinir sistemi</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Bu iki sinir sistemi kalbin içinde dallanmış ve duyu demeti denen sinirleri etkilerler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Bunlardan sempatik sinirler omurgadan çı­kıp, dallanarak vücudu saran sinirler olup bo­yundaki gangliyon (düğüm) dan ayrılan bir kol ile kalbe gelir. Ani heyecan, korku, dehşete ka­pılma, aşırı sinirlenme gibi durumlar ve bazı ilaçlar bu sistemi uyarır. Böylece kalp atışları hızlanır, kalbin pompalama gücü artar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbe gelen parasempatik sinirler, beyinden çıkan vagus sinirinin dalıdır. Gam, kasavet, ke­der, üzüntü, uyku durumlarında ya da bazı ilaçların etkisiyle parasempatik sinir sistemi uya­rılır. Böylece kalp atış hızı yavaşlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Duyu demeti, kalbin içinde dallanmış olan sinirlerdir. Kalp kasları iplikçileri (lifleri) ile si­nir iplikçikleri iç içe birbirini örümcek ağı gibi sarmıştır. Bu sinirler sağ kulakçıkta büyük top­lardamarın kalbe girdiği yerde düğümlenmiştir. Bu düğüm noktası kalbin çalışmasını sağlayan uyarıları yönlendirir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><span> </span>Kalbin sinir sistemi bozukluğundan ileri ge­lebilecek kalp hastalıkları ile diğer nedenlerden oluşan kalp hastalıkları hakkında detaylı bilgi­ler diğer bölümlerde yer alacaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.evimizindoktoru.com/kan-damar-kalp-uclusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
