Bebeklerde Kıskançlık

1

Kıskançlık çoğu kez toplumsal kaynaklı olup çocuğun sev­diği kişilere yöneliktir. Çocuk sevdiği kişiden beklediği ilgiyi, sevgiyi ve şefkati bulamadığı zaman o kişiye hem kızar hem de gücenir. Sevdiği kişi ile olan ilişkilerini tehlikede görür ve tedirginlik hisseder.

Kız çocukları babaya olan düşkünlüklerinde dolayı baba­nın kendisine olan sevgisinin anne tarafından çalındığını dü­şünerek anneyi babadan kıskanabilir. Yine erkek çocukları da aynı sebeple babayı anneden kıskanabilir. 3-5 yaş çocuğu anne veya babanın yabancı bir çocuğu kucağına aldığını gör­düğü zaman yabancı çocuğu kıskanır.

Küçük kardeşe duyulan kıskançlık, çocuğun hayatında en sık görülen kıskançlık türüdür. En ağır kıskançlık 5 yaşından önce kardeş sahibi olan çocuklarda görülür. Çocuk ilk günler­de gizlemeye çalıştığı kıskançlığını zamanla kardeşini ısırma, çimdikleme, vurma şeklinde saldırıya dönüştürür. Anne baba küçük çocuğu koruma içgüdüsüyle büyük çocuğa baskı yap-tığı zaman, çocuk saldırganlık duygusunu kendine yöneltir. Altını ıslatma, tırnak yeme, parmak emme, göz kırpma ve burun çekme tikleri, kekemelik şeklinde ortaya çıkan davranış ve uyum bozuklukları çocuğun saldırganlık duygusunu kendine yönelttiğini gösterir.

Kardeş kıskançlığını normal sınırlara çekmek ve saldır­ganlığa dönüşmesini Önlemek için kıskanan çocuğa duygula­rını ifade etme fırsatı verilmeli, bu duygularından dolayı suçlanmamalıdır. Her fırsatta ona olan sevgimizin azalmadığını söz ve davranışlarımızla göstermeli, küçük bebeğe ayırdığı­mız zaman kadar ona da zaman ayırmalıyız.

Aslında çocuğun sosyalleşmesi ve bağımsız bir kişilik ka­zanması için kardeş kıskançlığını yaşaması gerekir. Çocuk anne ve babanın sadece kendine ait olmadığını, onları bir kardeşle paylaşmak zorunda olduğunu yaşayarak öğrenir. Tek çocuk, bu tecrübeyi yaşamadığı, için, anne ve babaya olan bağımlılığı devam eder. Paylaşmayı bilmez. Arkadaş seçimin­de ve işbirliği gerektiren oyunlarda başarısızlığa uğrar.

Eklemek İstedikleriniz