Astım Kriziyle Nasıl Başa Çıkabilirim ?
Posted on 21. Ara, 2008 by admin in ASTIM
Astımlıların krize girmesi normal midir?
Kriz, hastanın astımının kontrol altında olmadığını gösterir. Eğer hasta tedavi almadığı için krize giriyorsa tedavi edilmelidir. Tedavi altında ise, uygulanmakta olan yöntem yetersiz kalmış olabilir; tedavisi gözden geçirilip yeniden düzenlenmelidir. Etkin bir şekilde tedavi edilen astımlı hastanın krize girmemesi gerekir.
Tedavi edilmekle olan astımlı hastanın hiç şikâyeti olmaz mı?
Uygun şekilde tedavi edilmekte olan astımlı hastanın da zaman zaman, bilhassa tetik faktörlerle karşılaştığında yakınmaları olabilir. Ancak, hastanın şikâyetinin olması ile kriz geçirmesi aynı şey değildir. Şikâyetler aynen devam ediyor, hasta ilk müdahaleden etkilenmiyor veya kısa süre sonra şikâyetler tekrarlanıyor, uzun sürüyor ve yaşamı olumsuz yönde etkiliyorsa krizden bahsedilebilir.
Astım krizine girmemek için ne yapmalıyım?
İlerleyen bölümlerde anlatılacak tetik faktörlerden uzak durmalısınız. Daha önceki krizlerinizi başlatan tetik faktörleri biliyorsanız (sigara dumanı, efor, deterjan buharı, vernik kokusu, aspirin alımı vb) kendinizi bunlardan korumalısınız. Verilen tedaviyi düzenli olarak kullanmalı, “Şikâyetim yok” diyerek kendi başınıza kesmemeli veya aksatmamalısınız. Grip, soğuk algınlığı gibi solunum yolu enfeksiyonlarından kendinizi korumalısınız. Her yıl eylül-kasım ayları arasında, bir doz grip aşısı yaptırmanız faydalı olacaktır.
Krize girdiğimde ne yapmalıyım?
Her astımlı hasta kriz anında ne yapacağını hekiminden öğrenmelidir. Kriz tedavisinde kullanılan acil rahatlatıcı salbutamol veya terbutalin içeren sprey veya toz formundaki ilaçlan, tüm astımlılar daima yanında bulundurmalı ve yakınmaları ortaya çıktığında bu ilaçlardan kullanmalıdırlar. Önerilen; ilk bir saat içinde 20 dk ara ile 2-4 puff bu ilaçlardan solunum yoluyla alınmasıdır. Eğer elinizde varsa, spacer (fanus) içerisinden veya daha iyisi nebülizör cihazıyla almak daha etkili olur. Bu ilaçlar alındıktan hemen sonra, birkaç dakika içerisinde etkisini gösterir ve yakınmalarınız geriler.
Kriz başladığında hekime ne zaman başvurmalıyım?
Eğer çabuk etkili bronş genişletici ilaçlar olan salbutamol veya terbutalin içeren spreylerden yeterli dozda aldıktan sonra, yakınmalarınız ortadan kalkar ve bir daha tekrarlanmaz ise, 24-48 saat süreyle her 4-6 saatte bir, bu ilaçları düzenli olarak ikişer puff almaya devam etmelisiniz. Bu arada doktorunuzu arayarak, almakta olduğunuz tedaviye rağmen bir kriz geçirdiğinizi anlatıp herhangi bir değişiklik yapmak gerekip gerekmediğini sormalısınız.
Şikâyetleriniz başladıktan sonra, adı geçen ilaçlan yukarıda önerilen şekilde aldığınız halde düzelme olmaz veya düzelmeyi takiben kısa süre sonra belirtiler yine tekrarlarsa, hekime veya hastaneye başvurmalısınız. Bu durumda eğer elinizde varsa, hekime ulaşmadan evvel, doktorunuzun önceden verdiği kortizonlu tabletlerden, önerdiği dozda almanızda fayda var.
Krizin ağır olduğunu nasıl anlarız?
Şikâyetlerin çok şiddetli olması, uzun sürmesi, hastada morarma görülmesi, nabız sayısının dakikada 120′den fazla olması, nabzın düzensizleşmesi, tansiyonun düşmesi (büyük tansiyonun 90, küçük tansiyonun 60 mmHg’dan düşük ölçülmesi); hastanın nefes darlığı nedeniyle konuşurken cümleleri tamamlayamayıp kelimeler arasında soluk alıp vermek zorunda kalması, ancak oturur vaziyette nefes alıp yatar pozisyona geçtiğinde tıkanması gibi belirtiler, krizin ağır olduğunu gösterir. Bu durumda acil hekim desteğine gereksinim var demektir. Yine yakın zamanda ağır nöbet geçirmiş olmak ve kortizonlu haplar almaktayken krize girmek de ağır kriz olarak değerlendirilmelidir.
Ağır kriz halinde ne yapılmalıdır?
Ağır astım krizi geçiren hasta bir taraftan yukarıda tarif edilen, acil-rahatlatıcı ilaçları önerilen dozda (hatta ağır krizde 4-8 puff dozlarda) alırken; diğer taraftan ağızdan alman kortizon haplarına hemen başlamalıdır. Aynı zamanda 112′den ambulans çağırarak en yakın acil servise başvurmalıdır.
Ağır atakla başvuran hastalar, acil serviste ilk ve acil müdahale yapılıp atak kontrol altına alındıktan sonra, durumlarına göre gerekirse hastaneye yatırılır. Buna gerek duyulmayan hastalar ise, halihazırda uygulanana kıyasla daha yoğun bir tedavi düzenlenerek evlerine gönderilebilir.
İster hastaneye yahnisin, isterse ayakta tedavi verilsin, atak geçiren astımlı hastaların hepsinin neden krize girdiği araştırılmalıdır. Eğer bir tetik faktör söz konusu ise tanımlanmalı ve hastanın bundan uzak durması sağlanmalıdır. Hastanın almakta olduğu tedavi yetersiz ise, yeni ataklara meydan vermeyecek şekilde düzenlenmelidir.
Damardan aminocardol ampul yaptırmanın sakıncası var mıdır?
Evet. Hastalar arasında sık görülen bu uygulama çok tehlikelidir. Bu ilaç damardan hızlı olarak verildiğinde, tansiyon düşmesine, kalpte ritim bozukluğuna ve ani ölümlere yol açabilir. Üstelik, astım krizinde ilk tercih edilmesi gereken ya da en etkin olan tedavi biçimi de değildir. Ancak hekim gözetiminde ve diğer öncelikli tedavilere cevap alınamadığı durumlarda, serum içerisinde yavaş yavaş verilebilir. Bu nedenle, kriz anında hastanın kendisi tarafından kullanılması önerilmez.
Astım krizi tehlikeli midir?
Astım krizindeki bir hasta, nefes alıp vermekte zorluk çeker. Hava açlığına girer. Bu çok zor ve sıkıntı verici bir durumdur. Ayrıca bu durumdaki bir kişi, işini yapamaz, günlük aktivitelerini yerine getiremez. Uyuyamaz. îş ve okul günü kayıpları ortaya çıkar. Ağır krizler sırasında ise, eğer gereken müdahale zamanında yapılmazsa hasta kaybedilebilir. Ölümle sonlanabilen bu tür ağır ataklar, tedaviye yanıt vermeyen veya tedavi edilmeyen hastalarda görülür.



Leave a reply