Anormal Doğum

0

Anormal doğum nedir?

Anormal doğumun ne olduğunu anlayabilmek için, önce normal bir doğumun ne olduğunu bilmek gerekir. Normal doğum, normal bir süre­si olan, ne çok uzun ne çok kısa, anneye sıkıntı yaratmadan, bebeğin iyi durumda doğması işlemidir. Bunların dışında gerçekleşen olaylar, anormal olarak nitelendirilebilir.

Çabuk olan bir doğumun da insanlar anormal olduğunu düşünecekler. Bunun nesi var?

Aşırı çabuk gerçekleşen doğum, tehlikeli olabilir. Çünkü bebek doğum kanalına hızla geçiş yaparken, bebeğe zarar verebilir. Özellikle beyne gelen bir zarar çok ciddi olabilir.

Çok hızlı doğumdan sonra, aşırı kanama yaşanabilir.

Doğum, anne hastaneye varmadan, evde veya sokaktayken başlaya­bilir. Bu durumda, doğum çabuk olursa, tehlikeli durumlar yaşanabilir.

Hızlı doğum, doğum kanalına da zarar verebilir.

UZAMIŞ DOĞUM

Uzamış doğumun sebepleri nelerdir?

Doğumun en bariz uzama nedeni, kasılmaların yetersiz olmasıdır. Eğer kasılmalar zayıf, düzensiz ve uyumsuzsa, serviksin açılması ve bebeğin

Doğum kanalına inmesi zorlaşır.

Bu problem, oxytocin iğnesi yapılarak genelde halledilir. Oxytocin, kasılmaların gerçekleşmesini sağlar.

Doğumun uzamasına neden olan başka nedenler var mıdır?

Eğer bebek, averajın üzerinde bir büyüklükteyse, anne pelvisi ile bir orantısızlık olur. Eğer bu orantısızlık çok büyük değilse, güçlü kasıl­malarla, bu hallolabilir. Ama eğer bebek çok büyükse, doğum bir yerde başarısız olabilir.

Gerekirse, sezaryen doğum gerçekleştirilir.

Ebat haricinde, doğumun uzamasına fetusun neden olduğu başka durumlar var mıdır?

Evet. Bebeğin kafasının anormal bir pozisyonda durması, doğumu yavaşlatır.

Normalde, kafa aşağı doğru, bebeğin boynu öne eğik ve çene göğüs içinde durur. Eğer kafa pelvise inerken, boyun uzamış ve yukarı doğru duruyorsa, sorun yaşanabilir. Bu tip durumlar; sezaryen doğum ve van­tuz, forseps gibi aletlerin kullanım ihtimalini arttırırlar.

Doğumun uzamasına serviks neden olabilir mi?

Evet. Bazen, kuvvetli ve düzenli kasılmalar olmasına rağmen, serviks belli bir noktadan sonra açılmaya devam etmez. Çoğu vakada bunun nedeni bilinmez.

Bazen önceki bir ameliyat veya zarar nedeniyle, serviks açılmamak­ta direnir.

Doğum başladığında, serviksin hazır olup olmadığı kontrol edilme­lidir. Bazen kasılmalar başlasa bile, serviks hazır değilse, sorun yaşan­abilir. Bazen, serviks açılmaz ve sezaryen doğum yapılması gerekir. İşte bu yüzden prostaglandin preparasyonları kasılmalar başlamadan önce gerekir.

FETAL DİSTRES (FETUSUN RAHATSIZLIĞI)

Fetal distres nedir?

Fetusun oksijensiz kalmaya başlaması ile rahatsızlık hissetmesidir. Eğer oksijen azalması çok şiddetli olursa, bebekte kalıcı zararlar yaratabilir.

Fetal distres ile ilgili en ufak bir şüphe bile dikkate alınmalıdır.

Fetal distrese sebep olan nedenler nelerdir?

Potansiyel birçok neden vardır.

Fetal distres doğum esnasında sık görülen bir durumdur, fakat bazen doğum başlamadan da ortaya çıkabilir, bu nadir görülen bir durumdur.

Plasentaabruption, doğum öncesi fetal distres yaşamaya nedendir.

Fetusun aşırı hareket etesi sonucu, kordonla ilgili kazalara neden olabilir, kordon düğümlenebilir veya bir uzva dolanabilir, bu durum, kordondaki damarların kapanmasına ve böylece fetal distrese neden olur.

Doğum esnasındaki nedenler hakkında ne söylenebilir?

Fetusa kan akışını engelleyecek herhangi bir olay, fetal distrese neden olur.

Eğer kordon sıkışırsa, fetusa rahatsızlık verir. Bu durum, fetusun bir hareketi veya kordon kayması ile kolayca düzelebilir. Fakat bazen bu gerçekleşmez ve yardım gerekir.

Rahmin aşırı teşviki, fetal distrese neden olur mu?

Evet. Bu, kendiliğinden de olabilir, oxytocin verdikten sonra da gerçekleşebilir. Rahmin şiddetli ve sıkça kasılması sonucu, bebeğe ve plasentaya giden kan miktarı azalır (tabi buna bağlı olarak oksijeni de azalır).

Eğer bu durum birkaç dakikadan fazla sürerse, fetal distres gerçek­leşir.

Aşın teşvik önlenebilir mi?

Evet. Eğer sebep oxytocin ise, bu hemen durdurularak, olay kolay­ca halledilir.

Eğer kendiliğinden gerçekleşiyorsa, tocolyc enjekte edilir ve aşırı uyarım önlenir.

Tocolyc ilaçlar, rahmin kaslarını gevşetir ve aşırı kasılmaları önler.

Plasenta doğum esnasında, doğum gerçekleşmeden ayrılabilir mi?

Bu olabilir, ama çok nadir görülen bir durumdur.

Bu, fetal distrese neden olur, derecesi de, plasentanın ne kadar ayrıldığına göre değişir. Aletli doğuma veya sezaryene ihtiyaç duyula­bilir.

Rahim yırtılabilir mi?

Bu çok ciddi bir sorundur, ama çok nadir olur.

Bu, anne için aşırı kanama olduğundan hayati tehlike taşır. Bebek de, şiddetli fetal distres yarattığından, yırtılmanın ardından, hemen çıkarılması gerekir. Gerekirse sezaryen yapılır.

Rahim yırtılması, zaten zayıf olan bir rahmin aşırı zorlanmasıyla meydana gelir. Bu, çok çocuk doğurmuş bir anne için geçerlidir.

Yırtılma kendiliğinden veya büyük bebek etkisi ile olabilir. Oxytocin nedeniyle de gerçekleşebilir.

Önceki bir ameliyat ile rahim duvarı çok incelmişse, normal kasıl­malarla da yırtılma olabilir.

Rahim yırtıldığında, genelde bebek kaybedilir. Yaşatılabilinen bebeklerde de beyinde büyük hasar olma riski vardır.

Kişinin doğum esnasında arkaya yatması uygun bulunmaz. Bunun sebebi nedir?

Ağır rahim, annenin karın bölgesindeki damarlar üzerine ağırlık yapar. Bu, buradaki damarlara kan akışı miktarını azaltır. Bu da fetusa yetersiz oksijen ulaşmasına neden olur ve bebeği zorlar. Bu durum, fetal distrese neden olabilir.

Oturur ve sola doğru pozisyon, en ideal olanıdır.

Fetal distresin farkına nasıl varılır?

Eğer doğumdan önce fetal distres gerçekleşirse, anne fetusun hareketlerinde ani bir durma hisseder. Kordonla ilgili kazalarda, fetus çok ani hareketler yapabilir. Doğum öncesi fetal distres fark edilmeden gerçekleşebilir ve çok kötü sonuçlara neden olabilir.

Peki ya doğumda gerçekleşen fetal distres hakkında ne söylenebilir?

Fetusun hareketleri moniörde izlendiğinden, dışarıdan anlaşılmasa da, mpnitör bunu ortaya çıkarır. Ama bazen yanlış alarm olabilir.

Kardiyografı şeklindeki elektronik fetal monitoring (CTG) artık çoğu ülkede kullanılmaktadır.

Fetal distresi CTG monitörü nasıl teşhis eder?

Monitör bebeğin kalp atışlarını inceler. Ayrıca kasılmalar da ince­lenir. Bunları inceleyen doktor, fetal distres durumu varsa, anlayabilir.

Ctg monitörü, doğum süresi boyunca inceleme mi yapmalıdır?

Hayır. Düşük riskli hamilelerde ara sıra kontrol etmek yeterlidir. Yüksek risk taşıyan hamilelerde ise sürekli kontrol en iyisidir.

CTG teşhiste bulunur mu?

Hayır. Sadece fetal distres ihtimalini gösterir.

CTG yanlış alarm verebilir.

Şüpheli CTG verilerini doğrulayan bir yöntem var mıdır?

Evet. Bir sonraki adım, bebekten kan örneği alınarak, oksijen doy­gunluğunu analiz etmektir. Bu çok daha kesindir. Bu kan örneği, bebeğin kafa derisini azıcık kazıyarak elde edilir. Bir damla kan, tüple beraber bir alete konularak bir dakika içinde sonuç alınır. Genelde iyi sonuç alınır, ama fetal distres durumu görülürse, acil doğum gerçek­leştirilmesi gerekir.

Kan örneği ile yapılan testte anormal bir sonuç alınırsa, doğum aletli veya sezaryen şeklinde mi olmalıdır?

Tam olarak değil. Anomali durumuna göre hareket edilir. Distres hafif ise, annenin pozisyonunu değiştirmek, oxytocini kesmek ve ann­eye oksijen vermek yeterli olabilir. Eğer gerekirse, emin olmak için tekrar bir kan örneği alınabilir.

Eğer distres çok belirginse, o zaman sezaryen veya forseps / vakum ile acil doğum gerçekleştirilir.

Doğum esnasında bebeğin bağırsaklarını açması ne anlama gelir?

Bebeğin bağırsaklarını açması ve ‘meconeum’ denilen yeşil maddeyi bırakması, genelde endişe verici bir durumdur.

Bunun doğum öncesinde olması nadir bir durumdur, ama hamilelik 40 haftadan fazla uzarsa, bu olabilir.

Peki, fetus ‘meconeum’u bırakırsa, ne olur?

Bu, belli bir derece fetal distresi ifade eder. CTG monitörü ile inceleme yapılır.

Eğer CTG normalse, doktor bir şey yapmadan, incelemeye devam edebilir. Eğer CTG şüpheli ise, kan örneği alınıp, incelenebilir.

Eğer aile kan örneği alınmasını istemezse, ne yapılır?

CTG değerleri anormal ise, risk almak yerine, hemen sezaryen ile doğum gerçekleştirilir.

Prematüre bebeklerin, doğumda distres riski artar mı?

Hayır, tam olarak değil. Sadece amniyos sıvısı azlığı, kordon sıkışma ihtimalini arttırır. Bu da distres ihtimalini arttırır.

Fetal distres sonucu, beyindeki hasar riski nedir?

Bu tip hasarın olması için, oksijen kesilmesinin şiddetli ve uzun süreli olması gerekir. Bu, nadir görülen bir durumdur. Ayrıca, bu tip bir olaydan sonra, bebek doğunca, özel bakım uygulanır ve genelde çoğunluk başarı ile durumu atlatır.

Şiddetli bir plasental ayrılma veya rahim yırtılması gibi ciddi bir olay sonucu ancak bu şansızlığı yaşayabilir bazı bebekler.