Amniyos Sıvısı Problemleri

3

Amniyotik sıvı, hamilelik ünitesinin en önemli parçalarından biridir. Başlıca dört ana parça vardır: Rahim, fetus, plasenta ve amniyos sıvısı.

Genel olarak hamilelikte, amniyos sıvı miktarı normaldir. Bu mik­tar, hamileliğin dönemine göre değişir. Hamileliğin büyük bir kısmın­da hafifçe çoğalır, hamileliğin son on haftasında yavaşlar, 36. haftada en fazla seviyesine ulaşır, 38. haftada tekrar azalmaya başlar. Bu, hamileliğin her aşamasında normal olarak kabul edilen sıvı miktarları olduğunu gösterir. Herhangi bir miktar saptaması, anormal bir belirti olabilir.

Ultrason, sıvı ölçmede kullanılan en genel yöntemdir. Mükemmel olmasa da, en iyi yöntem budur.

Normal sıvı miktarının aşağısında olması; “oligohidramnios”, yukarısında olması; “polihidramnios” terimleriyle ifade edilir. Yazının bu bölümünde bunların nedenleri açıklanmıştır..

Ayrıca, bu sıvı miktarındaki anormalliklerde, çoğu bebeğe de bir zarar gelmediğini de vurgulamamız gerekir. Fakat yine de, miktarda bir anormallik görülmesi durumunda, inceleme yapılır ve böylece zamanında harekete geçerek sağlıklı bir hamilelik garanti edilebilir.

Amniyos Sıvısı

Bebeğin etrafındaki bu sıvı nereden gelmektedir?

Bu sıvı, amniyos sıvı olarak bilinir.

Hamileliğin 12. haftasına doğru, fetusun idrarı, amniyos sıvının ana kaynağı olur. suyun değişmesi, fetusun yutmasıyla meydana gelir. Bu da, devamlı bir devir olduğunu gösterir.

Sıvının normal miktarı nedir?

Hamileliğin her döneminde, normal olarak kabul edilen farklı bir miktar vardır. Bu miktar, istenilen oranın aşağısına düşerse, bu “subnormal” (normalin altında) olarak nitelendirilir. Aynı şekilde fazla olması durumunda da, doktor olası sebebi araştırmak için bazı testler isteyebilir.

Artan sıvıyı, deneyimli bir doktor ancak, muayene ile teşhis ede­bilir. Azalm sıvı miktarı ise, karma dokunarak da anlaşılır, ama her zaman çok belli değildir.

Kabaca belirlemek gerekirse, onuncu haftada sıvı; 30ml. yirminci haftada 300 iril, otuzuncu haftada 600 mi ve 38. haftada yaklaşık 1 lt’dir.

Bu aşamadan sonra, aşamalı olarak azalır ve 40. haftada 700ml. civarında olur. Eğer hamilelik uzarsa, sıvı daha da azalır. Yalnız bu ver­iler yaklaşıktır. Buna yakın bir miktarda normal olarak belirlenebilir.

Amniyos sıvısının azalması endişe gerektiren bir durum mudur?

Evet. Çoğu vakada, sıvının azalmasına bir sebep bulunamasa da, yine de sıvının azalması, fetusta bir anomali, plasentanın fonksiyonun­da bir eksiklik, zarda farkedilmemiş bir kopma veya yanlış tarihin belirtisi olabilir. Amniyos sıvısının azalması, her zaman yakın bir gözlem yapılmasını gerektirir.

Amniyos sıvısının azalması durumunda, fetusta ne gibi anom­alilerin olabileceği konusunda endişe duyulmalıdır?

En büyük endişe, bir böbrek veya diğer bir idrarla ilgili sistemde problem olasılığıdır.

Eğer bebekte, böbrekte problem ve buna bağlı olarak idrarı üretme problemi varsa, amniyos sıvısı çok az miktarda olur. Bu genelde, 20. hafta gibi erken bir dönemde teşhis edilebilir. Ultrason her zaman mümkün olamasa da, bunu teşhis edebilir.

Eğer idrarın akışını engelleyen bir tıkanıklık varsa, yine sıvıda azal­ma olur.

Bu tip bir sonuç için, her iki böbrekte de sorun olmalıdır.

Herhangi bir anomali durumunda, yapılabilecek birşey var mıdır?

Bu bulguya göre değişir. Bazı böbrek anomalileri, rahim dışındaki dünyayla bağdaşmaz. Çoğu zorluk yaratan durum, gerekli görülürse, doğumdan önce ortadan kaldırılmalıdır. Bu geçici bir önlem almadır.

Elverişsiz plasenta fonksiyonu nedir?

Herhangi bir sebepten plasenta yeterince iyi görevini yerine getiremiyorsa, bu amniyos sıvısının azalmasına neden olur. Ayrıca, fetusun gelişimi de kısıtlanır. Eğer bu tip belirtiler versa, hamileliğin gidişatı yakından incelenir ve doğum zamanına bile ulaşmadan doğu­mu yapma olasılığı artar. Tabi bu kesin bir kural değildir, her vakada ayrı hareket edilir.

Genetik veya kromozomla ilgili bir anomali, sıvının azalmasına neden olur mu?

Evet. Kromozomlarla ilgili bazı anomaliler, sıvıdaki azalmayla tanımlanabilirler, bunu fetusun kısıtlı gelişimi izler. Bu tip çoğu anom­ali, diğer fiziksel anomalilerle ortaya çıkar, bulgu doğumdan önce teşhis edilebilir. Bunun için, bebeğin etrafındaki sıvıdan biraz alınarak, analiz yapılır. Bulgu böylece teşhis edilebilir. Bu işleme “amniyosentez” denir.

Azalmış olan sıvının gelişmekte olan fetusa bir yan etkisi var mıdır?

Evet. En korkulan yan etki, akciğerin az gelişmesidir. Akciğerin normal gelişimi, yeterli miktarda sıvı olmasına bağlıdır. Eğer sıvı azal­ması çok erken başlar ve düzelmezse, akciğer gelişimi çok zayıf olur ve başa çıkılması zor bir durumdur. Bu sorunun şiddeti, sıvının mik­tarıyla da alakalıdır.

Az sıvının sebep olduğu diğer problemler nelerdir?

Bebeğin, uzuvlarında biçimsizlik olabilir, ama bunlar genelde düzeltilebilirler. Özellikle ayaklar etkilenir. Fetusta risk artar ve sezaryen doğum yapılır. Prematüre doğum kaçınılmaz olabilir.

Zardaki kopma hakkında ne söylenebilir?

Evet. Bu da amniyos sıvısının azalmasıyla meydana gelir. Neredeyse tüm vakalarda, hemen farkına varılır. Bu durumla ilgili ola­bilecek genel kompliklasyon, hamileliği etkileyebilecek bir enfek­siyondur. Bu, bebeği kaybetme riskini arttırır. Zarın yırtılmasıyla, doğum da birkaç gün içinde olmaya başlar.

Zarda kopma olması durumunda, daha sonra iyileşme olabilir mi?

Bunun olduğuna dair herhangi bir kanıt yoktur.

Olası bir enfeksiyonu önlemek mümkün müdür?

Yakın bir incelemeyle, enfeksiyonu en başta, fazla yayılmadan teşhis etmek önemlidir. Enfeksiyon oluşumunu önlemek için antibiy­otik alımında belli bir etki görülmemiştir.

Sıvının azalması, anneye bir zarar verir mi?

Direkt olarak değil. Suyun azalmasından kaynaklanan zar yırtıl­masında enfeksiyon olabilir. Fetus tehlikede olabileceğinden, sezaryen doğum yapılması gerekebilir.

Amniyos sıvısının azalma sebebi her zaman saptanabilir mi?

Herzaman değil. Bu gibi vakaların yaklaşık %10’u açıklamasız ola­bilir.

Amniyos sıvı kaybı özel bir isimle bilinir mi?

Evet. Tıbbi dilde, “oligohidramnios”tur. Sıvının fazlalaşması da “polihidramnios” olarak adlandırılır.

Amniyos sıvının azalması durumunda, yapay yolla sıvı eklemek mümkün müdür?

Amniyofüzyon diye adlandırılan bu prosedür henüz deneme aşa­masındadır. Pilot denemesi yapılan kişilerin bazılarında başarı elde edilmiş, bazılarında ise, hiçbir fayda görülmemiştir. Üzerinde daha çalışılması gerekir.

Amuiyos sıvısının artışına neden olabilecek sebepler nelerdir?

Birçok bilinen sebebi vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:

  • Diyabet
  • Sindirim sistemindeki bir tıkanıklıktan veya bazı parazitlerden dolayı, fetusun sıvıyı yutmasında bozulma olması
  • İdrar fazlalığı (çoklu hamilelikte görülebilir)
  • Fetusun kalbinde bozukluk

Yani şeker, sıvı miktarının çoğalmasına neden mi olur?

Evet, fakat her vakada bu geçerli değildir. 10-12. haftalarda, sıvıda artış görülen kadınlara, diyabeti kontrol etmek için bir kan testi yapılır. Bu durum hamileliğin erken döneminde görülürse, maalesef diyabet sebeptir.

Fetusun sıvı yutmasının bozulmasına sebep nedir?

Normalde, fetus sıvıyı yutar ve yerine yeni sıvı gelir, böylece bir sirkülasyon oluşur. Eğer sıvı yutulmaz ve yeni sıvı ürerse, bir dengesi­zlik meydana gelir.

Bazı bebeklerde ise, sindirim sistemindeki anomaliden engel ortaya çıkar. Sıvıyı yutabilirler, fakat, sıvı hiçbiryere gitmez. Diğer bebek­lerde, problem nörolojiktir, eğer bebekte şiddetli bir beyin anomalisi varsa (anensefali), sıvıyı yutması imkansızdır. Bu durum çok erken bir dönemde ultrasonla tesbit edilebilir.

Bir de kasları etkileyen koşullar vardır ki, bu tip durumlarda bebek yutmanın da dahil olduğu hiçbir faaliyeti gerçekleştiremez.

Doğmamış bir bebeğin kalbini başarısız kılan neden nedir?

Kalp kaslardan meydana gelmiştir ve düzenli çalışması için oksi­jene ihtiyacı vardır. Eğer kalp kaslarına tedarik edilen oksijen yetersiz ise, kalp de zarar görür. Bu durum, fetusta şiddetli anemi varsa da ola­bilir.

Bebeğin kalbi, kalp kaslarına yerleşen bazı virüslerden kaynaklanan enfeksiyon nedeniyle de başarısız olabilir.

Fetusun aşırı idrar üretmesine sebep olan nedir?

Eğer fetusta diyabet insipidus durumu varsa, sıvıda çoğalma görülür. Bu aşırı artış, fetusta idrar mekanizmasını bozar.

İkiz bebeklerde de bu durum görülebilir.

Hamile bir kadının sıvıda artış olduğuna dair ne şüphelendirmelidir?

Bu zordur. Genelde bunu, doktor rutin bir tetkikte anlayabilir. Sıvının fazlalaşmasıyla, rahim gerilir ve bu anneye karın bölgesinde rahatsızlık verir.

Sıvı fazlalığı, hamileliğin sonunu nasıl etkiler?

Fazlalığın nedenine göre değişir.

Bazılarında bu “anensefali” gibi (beyin dokusu eksikliği) şiddetli anomaliye sebep olurken, bazılarında ise son gayet iyi olabilir. Bu iki uç örneğin arasında, ortalam sonlar da vardır. Eğer sebep diyabetse, diyabetin çok iyi kontrol altında tutulması gerekir.

Sıvı fazlalığı olan bir anne, yan etkilerden zarar görür mü?

Karnın genişlemesi aşırı ise, annenin rahatsızlığı ve sırt ağrısı çok artar.

Ayrıca sezaryen doğum bu durumda kaçınılmaz olur.

Sıvı fazlalığını tedavi eden etkili metotlar var mıdır?

Tedavi, durumu yaratan sebebe göre değişecektir. Hepsinde amaç, semptomları azaltıp, hamileliği mümkün olduğunca uzatmaktır.

Aşırı fiziksel çabalardan kaçınmak ve dinlenmek de tavsiye edilir.

“İndometasin” adlı bir ilaç, hem amniyos sıvısını kontrol etmek, hem de hamileliği uzatmak amacıyla kullanılabilir. Herzaman başarılı olamaz ve kullanımı 25. haftada durdurulmalıdır.

Semptomları yoketmeye en çok yarayan metod nedir?

“Amniyo redüksiyon” adlı sıvının boşaltma işleminin tekrarlanmasıdır. Ultrason yardımıyla karın duvarından iğneyle sıvı alınmasıdır. İşlem sonucu rahatlama çok kısa sürer, bu yüzden işlem sıkça tekrar­lanmalıdır.

Amnioredüksiyon işleminin yarattığı bir risk var mıdır?

Evet. Zarın yırtılmasına ve birkaç gün içinde doğuma neden olabilir.

Bir de plasentanın ayrılması durumuna neden olabilir ki; bu da acil bir sezaryen doğum gerektirir. Eğer bebek çok prematüre ise, yaşayamayabilir.

Ayrıca enfeksiyon olması durumunda, bebek yine başaramayabilir.

Tüm bunlar çok ciddi ama nadir görülen durumlardır.

Eklemek İstedikleriniz